Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Romans - 024 (The Revelation of the Righteousness of God)
This page in: -- Afrikaans -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bengali -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- ENGLISH -- French -- Hebrew -- Hindi -- Indonesian -- Malayalam -- Polish -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Spanish -- Turkish -- Urdu? -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

ROMALILAR - RAB Doğruluğumuzdur!
Elçi Pavlusun Romalılara Mektubu
BÖLÜM 1 - Tanrı’nın Doğruluğu tüm Günahkarları Mahkum eder ve tüm İnananları Mesih’te Kutsar (Romalılar 1:18 - 8:39)
B - Yeni Doğruluk, İman Aracılığıyla Tüm İnsanlara Açılır (Romalılar 3:21 - 4:22)

1. Tanrı’nın Doğruluğunun Mesih’in Ölümündeki Kefaretle Açıklanması (Romalılar 3:21-26)


ROMALILAR 3:25-26
25-26 Tanrı Mesih'i, kanıyla günahları bağışlatan ve imanla benimsenen kurban olarak sundu. Böylece adaletini gösterdi. Çünkü sabredip daha önce işlenmiş günahları cezasız bıraktı. Bunu, adil kalmak ve İsa'ya iman edeni aklamak için şimdiki zamanda kendi adaletini göstermek amacıyla yaptı.

Mesih’i sadece insanlar çarmıha germedi ama Tanrı kötü olan dünyayı o kadar sevdi ki onların onu öldüreceğini bilerek, biricik Oğlunu günahkârlara verdi. Yine de, göksel bilgisinde, Kutsal Olan’ın ölümünün, tüm günahkârlar için, her zaman, bir kurban ve kefaret olmasını istedi. Mesih’in kanı bizleri tüm günahlarımızdan arındırır. Tanrı’nın suçsuz olan Oğlu’nun kanından başka hiçbir şeyde aklama yoktur.

Teknolojik ve olağanüstü çağımızda, dünyanın tarihinde etkin bir rol oynayan ve uçaklardan, deniz altılardan, tanklardan ve hidrojen bombalarından daha önemli olan; Tanrı’nın gazabı ve yargısının bilgisini kaybettik. Her bir günahımız, prensipte de ölüme mahkûm edilmiş olduğumuzdan, cezayı ve ölümü gerektirir ve Mesih’in bizim yerimize kurban olması da tek kurtuluş yolumuzdur. Tanrı’nın Oğlu, bu amaç doğrultusunda; Tanrı’nın öfkesindeki ateşte, çarmıh sunağının üstünde yanmak için beden aldı. Her kim ona sadakatle gelirse aklanmıştır. Milyonlarca insan, Tanrı’nın tüm gücünün, Mesih’in dökülen kanında çalıştığını tecrübe etmişlerdir. Bu nedenle, sevgili kardeşim, çarmıhta ölmüş olanı kendinden uzaklaştırmaman için, sana sesleniyoruz. Bunun yerine; evini, işini, geçmişini, geleceğini, kiliseni ve kendini, tamamen Tanrı Kuzusu’nun bir tutam kanının altına koy ki böylece, sonsuza kadar, Tanrı’nın gerçeğinin koruması ve kutsamasında kalabilesin. İnsanı şeytanın şikâyetleri ve Tanrı’nın öfkesinin ızdırabından korumak için İsa Mesih’in kanından başka bir şey yoktur.

21. ayetten 28. ayete kadar olan bölümü ezberleyerek öğrenin. Kelime kelime okuyun ve o kelimelerin anlamlarının yüreğinizde dolaşmasına izin verin. Ve sonrasında da, bu dersin özünün günahkârların aklanması olmadığını fark edeceksiniz. Aksine, paragraf boyunca 3 kez belirtilmiş olan, Tanrı’nın doğruluğunun gösterilmesi olduğunu göreceksiniz.

Bizim seven Tanrımız, geçmişte, yasanın da gerektirdiği gibi, günahkârları yok etmedi. Merhametli Olan, sabrı ve sevgisi nedeniyle, dünyanın, çarmıhtaki Mesih’in ölümünün çığlıklarında, bütün yaratılanların bekledikleri; Tanrıyla barışacağı an gelene kadar, bağışladı ve tüm günahları unuttu. Ve sonra, Çarmıha Gerilmiş Olan dirileceği için, tüm melekler neşeyle coşacak ve tüm günahlılar aklanacak.

Her kim, Tanrı’nın kendisinin, istediği herkesi istediği zaman affedebileceğini söylerse, Tanrı tamamen özgür olmadığı ama kendisini kendi kutsallığının anlamı ve sözleriyle kısıtladığı ve her bir günahkârı öldürmek zorunda olduğu için, o kişi cahildir ve insan mantığının sesine kulak veriyor demektir. Tanrı, kan akıtılmaksızın bağışlama olmayacağını da, ayrıca, bildirmiştir. Eğer Mesih kurban edilmediyse, o zaman; Tanrı doğruluğunun gereklerini yerine getirmeden birini bağışlamışsa, ayıplanmayı hak eden o olacaktır.

Mesih’in çarmıha gerilmesiyle iki şey yapılmış oldu: Tanrı doğruluğunu kanıtladı ve aynı zamanda bizleri tamamen akladı. Mesih doğruluğun tüm gereklerini yerine getirdiğinden, Kutsal Olan bizleri affettiği için adaletsiz değildir. İsa günahsız kutsal ve alçak gönüllü bir şekilde yaşadı. Sadece İsa, tüm yaratılanların içinde tek olduğundan, sevgideki gücü sayesinde dünyanın tüm günahlarına dayanabilirdi. Öyleyse, İsa’ya tapınalım ve onu sevelim ve sevgili Oğlu’nun yerine ölmeyi tercih eden ama evreninin devamı ve Çarmıh üzerindeki Ölüm hükmünün gerekliliği nedeniyle, onun yerine ölemeyecek olan, onun Babasını övelim.

İsa Yuhanna 17’deki kâhinsel duasında Tanrı’ya: “Kutsal Baba” sözleriyle hitap etti. Bu kelimelerde, Tanrı’nın doğruluğunun derinlemesine bir anlamını buluyoruz. Yaratıcı sevgi ve gerçekle dopdoludur. Onun adil olmayan bir sevgisi yoktur ama merhametini adalet üstüne bina eder. Mesih’in ölümünde Tanrı’nın isteklerindeki özelliklerinin tümü tektir. Bizlere karşılıksız aklanma aracılığıyla sunulduğu için, Tanrı bizleri sevmesine ve affetmesine rağmen, doğruluğuna devam etsin diye, adil gerçekler üzerine kurulu olan bu sınırsız sevgi; bizlerin “lütuf” olarak adlandırdığımız sevgidir.

DUA: Kutsal Üçlük; Baba, Oğul ve Kutsal Ruh, senin sevgin tüm anlayışların ötesinde ve senin kutsallığın denizlerden daha derin olduğundan, sana tapınırız. Bizleri tüm günahlardan, ölümden ve şeytanın yetkisinden, altın ya da gümüşle değil ama Mesih’in o lanetli ağaç üzerinde çektiği, acılar ve ölümü aracılığıyla satın aldın. Onun değerli kanı bizleri tüm günahlarımızdan arındırdı ve bizler de bu lütufla doğru ve kutsal olduk. İsa’nın kurbanlığını onurlandırıyoruz ve bizleri aklamandaki kefaretin için sana şükrederek, kendimizi sana adıyoruz. Amin.

SORU:

  1. “Tanrı’nın doğruluğunun kanıtlanması” ifadesi ne anlama geliyor?

Çünkü herkes günah işledi
ve Tanrı'nın yüceliğinden yoksun kaldı.
İnsanlar,
İsa Mesih'te olan kurtuluşla,
Tanrı'nın lütfuyla,
karşılıksız olarak aklanırlar.

(Romalılar 3:23-24)

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on October 25, 2012, at 11:37 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)