Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 090 (Paul in Anatolia - Apollos in Ephesus and Corinth)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
D - ÜÇÜNCÜ MÜJDELEME YOLCULUĞU (Elçilerin İşleri 18:23 - 21:14)

1. Pavlus Anadolu’da – Apollos Efes ve Korintte (Elçilerin İşleri 18: 23-28)


Elçilerin İşleri 18:23-28
Bir süre orada kaldıktan sonra yola çıktı; Galatya bölgesini ve Frikya’yı dolaşarak bütün öğrencileri ruhça pekiştirdi. Bu arada İskenderiye doğumlu Apollos adında bir Yahudi Efes’e geldi. Üstün bir konuşma yeteneği olan Apollos, Kutsal Yazılar’ı çok iyi biliyordu. Rab’bin yolunda eğitilmiş bir kişiydi. Ateşli bir ruhla konuşuyor ve sadece Yahya’nın vaftizini bildiği halde İsa’yla ilgili gerçekleri doğru öğretiyordu. Havrada cesaretle konuşmaya başladı. Kendisini dinleyen Priskilla ile Akvila, onu yanlarına alarak Tanrı yolunu ona daha doğru biçimde açıkladılar. Apollos Ahaya’ya gitmek isteyince kardeşler onu cesaretlendirdiler. Onu iyi karşılamaları için oradaki öğrencilere mektup yazdılar. Apollos Ahaya’ya varınca Tanrı’nın lütfuyla iman etmiş olanlara çok yardım etti. Şöyle ki Kutsal Yazılar’dan, İsa’nın Mesih olduğunu kanıtlayarak Yahudiler’in iddialarını açıkça ve güçlü bir şekilde çürüttü.

Pavlus pekçok şehirde birçok çocuğa sahip olan bir baba gibiydi. Onları özlüyor ve imanda devam edip etmediklerini görmek için onları görmek istiyordu. Antakya’da çok fazla kalmadı; kısa zaman sonra yola çıkarak dağları ve ovaları geçerek binlerce kilometre yol kat etti. Tehlikeli nehirleri geçti ve çölde susuz kalmanın ne demek olduğunu anladı. Yüreği değişime uğrayanları teşvik etmek, onları güçlendirmek için sürekli ziyaret ediyordu. Sevgileri ve imanları aracılığıyla karanlıkta ışık olabilmeleri için onları teşvik ediyordu. Pavlus yolculuklarına sadece kiliseler oluşturmak için gitmedi. Bu-nunla birlikte alçakgönüllülük ve saygı içerisinde birbirlerine hizmet etmeleri, müjdelemeleri ve imanın temellerini paylaşmak için gitti. Ayrıca, tüm inananlar aynı bedenin üyeleri olduğu ve biri diğerinden üstün olmadığı için, soyutlanmış ve yalnız kalmış olanları aradı.

Efes’e varmadan önce, birden İsa’ya iman etmiş bir öğretmen olan Apollos ortaya çıktı. Yeruşalim’den ya da Antakya’dan değil, İskenderiye’den geliyordu. Akdeniz’de bulunan bu büyük şehir, Roma’dan sonra o dönemin en büyük ikinci şehriydi. O dönemde Atina’dan daha çok tanınan, Yunan felsefesinin kültürel merkeziydi. Ünlü filozof Filo İskenderiye’de, Yunan kültürünü Eski Antlaşma’nın bilgeliğiyle birleştirmeye çalışıyordu. Muhtemelen Apollos sahip olduğu bilgeliği, etkili ve akıcı konuşmasını, Kutsal Yazılar’dan ve okuduğu kitaplardan edinmişti.

Apollos Kutsal Ruh’un yüreğinde yaşadığı gerçeğini bilmiyordu, fakat Vaftizci Yahya’nın yolunu izledi. Suyla vaftiz edilmiş, günahlarından tövbe etmişti ve Mesih’in gelişini bekliyordu. İskenderiye ya da Yeruşalim’de Hristiyanlarla karşılaşmış ve muhtemelen onlardan Nasıralı İsa’nın gerçek Mesih olduğunu duymuş olabilirdi. Apollos Eski Antlaşma’daki kitapları derinlemesine incelemiş ve kişi olarak Mesih’i ve Eski Antlaşma’nın Mesih’e yönelik peygamberliklerinin harika bir şekilde yerine geldiğini İsa’nın işlerinde görmüştür. O’nun çarmıhta ölümünü, mezardan dirilişini ve göğe, cennete yükselişini kabul etmiştir. Tekrar gelerek, dünyadaki barış ve esenlik krallığını kurmasını beklemektedir. Apollos tam olarak gerçeği, kurtuluşun merkezini bilmemesine ve de Kutsal Ruh onda egemenlik kurmamış olmasına rağmen şevkle, coşkuyla ve güzel konuşmasıyla Hristiyanlara vaaz etmiştir. Tıpkı Eski Antlaşma peygamberlerinin üzerinde çalışması gibi, Rab’bin Ruh’u onun üzerinde çalışmıştır. O, Vaftizci Yahya’nın yüreğiyle doluydu. Henüz ruhtan ve sudan yeniden doğmamıştı.

Akvila ve Priskilla, Apollos’un Yahudiler’in sinagogunda konuşarak İsa’yı vaaz ettiğini duyduklarında, Hristiyan tanıklığını güçlendirdiği için, yürekleri sevinçle doldu. Ancak kısa süre içerisinde harika bir şekilde doğru sözcükleri kullanan bu güzel konuşan adamı bulduklarında, Hristiyanlık’la ilgili bilgisinin yetersiz olduğunu gördüler. O, Mesih’e inanmış bir filozoftu, fakat Kutsal Ruh’la dolmuş bir Tanrı çocuğu değildi. Böylece eğitimsiz olan bu iki zanaatkâr, güzel konuşan bu adamı evlerine davet ettiler ve orada kurtuluş konusunu ona daha net ve açık bir şekilde öğrettiler.

Bu hikâyede dört büyük gerçek görüyoruz:

İlki, zeki ve öğrenme yetisine sahip genç Apollos, bu fakir çadırcılardan talimatları alçakgönüllülük ve memnuniyetle kabul ediyordu.

İkinci olarak, Kutsal Ruh’un mesh edişine bağlı olarak basit biri bile eğitim almış, Mesih’e inanan, ama Kutsal Ruhla ilgili bir şey bilmeyen filozoflardan daha bilgece konuşabilirdi.

Üçüncü olarak, bundan sonra ismi hep ilk olarak geçen Priskilla, bir bayan olarak eğitim amacıyla yapılan bu toplantılarda baş konuşmacıdır.

Dördüncüsü ise, büyük bir ihtimalle Apollos’un bu iki çadırcıdan, Pavlus’un gösterişsiz bir inanlı olan Şam’daki Hananya’dan almış olduğu gibi, Kutsal Ruh’un gücünü almış olmasıdır. Rab sıklıkla büyük ve yetenekli kişileri etkisiz kılmak için basit ve sıradan kişileri kullanır. Bereketlenen kilisedir; üyeleri ise, dinleyiciler önünde konuşmacıyı eleştirmeyen ya da başkalarının önünde diğerlerini kötülemeyen ama Kutsal Ruh’un gerçekliğini doğru bir şekilde anlatmaları için onu evlerine davet eden gösterişsiz ve içten kişilerdir. Apollos ve iki çadırcının bu konuşmalarından, birlikte el işi yaptıkları dönemde, Pavlus’un işverenlerine iyi bir eğitim verdiği ortaya çıkıyor. Tüm felsefe kitaplarının verebileceğinden daha fazla bilgeliği Apollos’a verebilirlerdi. Kutsal Ruh’un verdiği iman, zihinsel veya coşkuyla yanan bilginin gücünden daha güçlüdür.

Efes’te birçok kardeşin daha olduğunu okuyoruz. Görülüyor ki, Pavlus’un kısa hizmeti ve Priskilla’nın vaazlarıyla bu toprağı sulaması, orada kilisenin başlamasına neden olmuştur. Oradaki kilise, tüm Akdeniz çevresindeki kiliseler arasında en çok tanınanı olmuştur.

Efes’teki kardeşler, bir filozof olarak yetkin, İsa’ya iman etmiş, Kutsal Yazılar’ı kullanarak İsa’nın diri Rab ve Mesih olduğunu kanıtlayabilecek yeterlikte olan Apollos’u Korint’teki kilisede hizmet etmesi için teşvik ettiler. Korint’teki kiliseye de bir tavsiye mektubu gönderdiler. Apollos artık lütuf üzerine vaazlarını tek başına hazırlıyor ve vaaz ediyordu. Korint’te, bu kutsal lütufla, Mesih’in; Kurtarıcı, Yüce Güç, Zafer Kazanan olduğunu kanıtladı. Güzel konuşma yeteneği ve öğrendikleriyle, Yahudiler’le, kendisi aracılığıyla iman etmiş olanlarla ve gelip kendisinin ruhsal babaları olduğunu söyleyenlerle (1Ko.1:12) baş edebilirdi. Aynı zamanda, bu vaiz Yeruşalim ve Antakya ile bağlantılı kilise gruplarına katılmadığı ve ayrı kaldığı için inananlara huzursuzluk veriyordu. Buna rağmen, Pavlus onu Mesih’te bir kardeş olarak benimsedi ve Mesih’in ona verdiği armağanları –kiliseleri güçlendirmek de dâhil– kabul etti. Şunu demek istiyorum: Yabancı konuşmacıları ve diğer kiliselerden gelen dürüst tanıkları reddetmeyin. Bırakın onlar da kilisenizde hizmet etsin. Böylece Mesih’in mükemmelliğinde tamamlanabilirsiniz. Sizden farklı öğretileri olanları ya da anlaşamadıklarınızı da dost olarak kabul edin.

Dua: Bilgisiz inananları da tanığın olarak çağırdığın için sana teşekkür ederiz. Seni överiz Rab, çünkü eğitimli birini, senin doluluğunda yürüyen, henüz tövbe etmiş basit birinin liderliğine yönlendirdin. Bize cesaret, alçakgönüllülük ve dayanışma ver ki, kiliselerimizin mükemmelliğe ulaşması için gerekenleri ve başka kiliselerdeki kardeşlerimizin içten yardım isteklerini anlayabilelim. Amin.

Soru 90: Apollos ve çalışan çift arasında yapılan toplantıda ortaya çıkan dört büyük konu nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:17 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)