Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 077 (Strengthening of the Churches of Syria and Anatolia)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
C - İKİNCİ MÜJDELEME YOLCULUĞU (Elçilerin İşleri 15:36 - 18:22)

2. Anadolu ve Suriye kiliselerinin güçlenişi Hizmet için Timoteus’un seçilişi (Elçilerin İşleri 16:1-5)


Elçilerin İşleri 16:1-5
Pavlus, Derbe ve Listra’ya da uğradı. Listra’da Timoteos adında bir İsa öğrencisi vardı. Annesi imanlı bir Yahudi, babası ise Grek’ti. Listra ve Konya’daki kardeşler ondan övgüyle söz ediyorlardı. Timoteos’u kendisiyle birlikte götürmek isteyen Pavlus, oralarda bulunan Yahudiler yüzünden onu sünnet ettirdi. Çünkü hepsi, babasının Grek olduğunu biliyordu. Kent kent dolaşarak Yeruşalim’deki elçilerle ihtiyarların aldığı kararları imanlılara iletiyor, bunlara uymalarını istiyorlardı. Böylelikle toplulukların imanı güçleniyor ve sayıları günden güne artıyordu.

Pavlus, dağlarla çevrili ve ünlü üniversiteleri olan Tarsus’tan ayrıldı. Yürüyerek çok uzun yollar kat edip Anadolu’nun yüksek, kuru ve sıcak ovalarına ulaştı. Çok büyük acılardan sonra, sonunda Likavonya’nın bir şehri olan Derbe’ye vardı. Buradan O’nun, kiliselerine ulaşmak için nasıl dayanılmaz bir özlem duyduğunu görüyoruz. Yolculuğu esnasında çeşitli tehlikelere karşı güvenliğini sağlamamıştı. O’nun özlem ve planı, sadece sevdiklerini görmek olmuştu. Çarmıhtaki ölümüyle onları satın almış olan Mesih’in çarmıh üzerindeyken sevdiklerini özlemle düşünmesi nasıldır? Rab bizleri çok özlüyor ve bizim için kısa bir süre sonra tekrar gelecek.

Pavlus ve Silas Derbe’deki inananları güçlendirdi ve onlar için Antakya’da dua eden kiliseyi anlattı. Kudüs’teki ana kilisenin de aynı fikirde olduklarını ve onların da yasadan özgür olduklarını doğruladılar. Silas o kilisenin seçilmiş bir üyesiydi ve bu yüzden de bildirimleri tamamen resmiydi. Ayrıca o, Yahudi olmayan Hristiyanların yasaya uymaktan muaf olduklarını açıkça ilan eden bir peygamberdi. Onlar Mesih’e inandıklarında, insanın yaptığı işler olmaksızın, Kutsal Ruh’un gücünü ve yüreklerinde taht kurmasını hissedebilecek ve alabileceklerdi. Bu açıklama o kadar muhteşem, radikal ve hayati derecede önemliydi ki, dinleyiciler yüreklerini Yeni Anlaşma’dan özgürce akan lütfun ruhuna açmışlardı.

İki vaiz Listra’ya vardıkları zaman, Pavlus’un bir önceki yolculuğu esnasında inananlara katılan ve şehirde taşlanan Timoteos adında, genç bir adamla karşılaştılar. Genç adamın babası Yunan, annesi Yahudi’ydi. Sıcaklığı, sevgisi ve bilgeliği onu diğerlerinden ayırmıştı. O, elçilerden herhangi bir yetki almadan, kiliseyi güçlendirdi, destekledi ve insanları teşvik etti. Ayrıca Konya’ya yolculuğa çıktı ve oradaki kardeşleri ziyaret etti. Böylece bütün Hristiyanlar tarafından tanındı ve Mesih’in sadık hizmetkârlarından biri olarak anıldı. Kutsal Ruh’un da önderliğiyle Pavlus, bu genç adamın ona yardım edebileceğini hissetti. Uzun ve tehlikeli yolculuklarında onu yol arkadaşı olarak seçti. Aslında o zamana kadar bu yolda acı çekmiş olan elçiye eşlik eden hiç kimse Timoteos kadar sadık değildi. Pavlus onu Filipi, Korint ve diğer yerlerde yeni kurulan kili-selerdeki insanları teşvik eden, Rab’de sadık oğlu olarak adlandırdı. Elçilerin uzun süre kalamadığı yerlerde Pavlus’un yarım kalan işlerini Timoteos (Flp.2:20; 1Ko.4:17) tamamladı. Pavlus’un ölümünden sonra Timoteos elçinin Efes’teki muhteşem kilisesindeki varisi oldu. Elçinin ona yazdığı mektuplarındaki her şeyi, orada uyguladı. Bu yazılar kiliselerdeki eğitimlerde, bugün bile yol gösterici ana ilke olmuştur.

Timoteos’un Pavlus’un yol arkadaşı olmaya davet edilmesinin sonucu olarak bir problem ortaya çıktı. Çünkü annesi Yahudi ve babası Yunanlı’ydı. Böyle evlilikler Yahudi kanunlarına göre yasal kabul edilmezdi. Bunun sonucu olarak bu genç adam da yasadışı evliliğin çocuğuydu.

Pavlus, Timoteos’u çıkarları uğrunda değil, yapacağı işlerde gerekli olduğu için ve Yahudiler eleştirmesinler diye sünnet ettirdi. Böylece genç adam Yahudi oldu ve annesinin vatandaşlığını kabul etmiş oldu. Sosyal ilişkilerinde Yahudilerle birlikte olmaya başladı. Aynı zamanda o bir Yunanlı’ydı ve vaazlarıyla Yunanlılar’a hizmet etti. Pavlus onu yasanın boyunduruğundan ayırmak için değil, sevginin yolunu arttırmak için kutladı. O öğrencisini Yahudi olmayanları kazanmak için değil, Yahudileri kazanmak için sünnet ettirdi. Vaaz etmek katı bir şekille sınırlı değildir. Zaten kalpten ve gönülden duyulan kutsal sevgi kendi özgürlüğünü korur.

Dua: Rabbimiz İsa Mesih, Timoteos’un yeniden doğmasını sağladığın, onu ruhsal oğlun yaptığın ve Kutsal Ruhun’un armağanlarıyla doldurduğun için sana şükrederiz. Sen onu kiliselerini düzene sokmak için donattın ve zor hizmet yolculuklarına hazır hale getirdin. Senin adına canlar, gönüller kazanmak ve sadakatle senin kiliselerine katkıda bulunabilmemiz ve seni takip edebilmemiz için bizlere de yardım et. Amin.

Soru 77: Timoteos’un sünnet edilmesi gerekli miydi?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:07 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)