Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 070 (Founding of the Church at Lystra; Ministry in Derbe and Strengthening)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
A - İlk Müjdeleme Yolculuğu (Elçilerin İşleri 13:1 - 14:28)

5. Listra’daki Kilisenin Kuruluşu (Elçilerin İşleri 14:8-20)


Elçilerin İşleri 14:19-20 Ne var ki Antakya ve Konya’dan gelen bazı Yahudiler, halkı kendi taraflarına çekerek Pavlus’u taşladılar; onu ölmüş sanarak kentin dışına sürüklediler. Ama öğrenciler çevresinde toplanınca Pavlus ayağa kalkıp kente döndü. Ertesi gün Barnaba’yla birlikte Derbe’ye gitti.

Komşu şehirlerdeki Yahudiler bu garip olayları duydukları zaman, Listra’ya koşup orada yaşayan halkı Pavlus ve Barnaba’ya karşı kışkırttılar. Onlar hakkında şikâyetler uydurdular, onlara sahtekâr, gelenek bozucu gibi ithamlarda bulundular ve şehrin geleceği için tehlikeli olduklarını öne sürdüler. Kızgın halk hilekârdan tarafa geçti ve şehrin ileri gelenleriyle bir araya geldi. Böylece onları öldürmek için kışkırtıldılar. Kalabalık, Pavlus’un tanrı olmadığına, kendileri gibi insan olduğuna ikna oldu ve onun etrafında toplanıp onu taşladılar. Üzerlerine yıldırım düşmediği için sevinmişler, elçilerin de kendileri gibi güçsüz birer insan olduklarından iyice emin olmuşlardı. Tanrılarını kötülemeye cesaret eden adama bu kez şiddetli bir şekilde saldırdılar ve üzerine taş yağdırdılar. Elçi yaralanmıştı ve kanlar içinde yere düştü. Acınacak haldeydi. Üzerinde birçok sayıda taş vardı. Kalabalıklar nazik Barnaba’ya taş atmadılar, sadece Pavlus’un canını yakmayı tercih ettiler, çünkü hareketin arkasında olarak gördükleri güç ona aitti. Vaazda ve iyileştirmede güçlüydü. O tehlikenin nerden geleceğini biliyordu. Muhtemelen o anda Pavlus İstefanos’u anmıştı. O da Yeruşalim duvarları içinde taşlanmış, ruhunu diri İsa’ya teslim ederken bile Tanrı’dan düşmanlarını ve ona saldıranları bağışlamasını dilemişti.

Taşlama bittikten sonra kalabalıklar Pavlus’u şehrin dışına ölü bir köpekmiş gibi sürüklediler. Daha sonra o gün yaptıkları şeylerden dolayı yorulmuş olarak evlerine döndüler. Öğrenciler Pavlus’un kanayan vücudunun etrafında toplanıp dua ettiler. Mesih’in ölüm üzerindeki gücüne güvendiler. Sonra Pavlus, sanki dualar aracılığıyla, Tanrı’nın gücüyle dolu olarak ayağa kalktı.

Yırtık ve kanlı elbiseleriyle Mesih’teki kardeşlerine baktı. Karanlık vahşi doğaya kaçmadı, onun yerine onlarla ölüm saçan şehre döndü, düşmanlarının ortasına. Biliyordu ki, Mesih onu ölümde bırakmadı, hizmet etsin diye tekrar yaşam verdi. Kendi acı verici yaralarına rağmen imanlılarla Rab’be hizmet ettiği için seviniyordu.

Bir sonraki gün Barnaba ve Pavlus Derbe şehrine yürüdüler. Pavlus aşırı yorulmuştu ve yaraları hâlâ kanıyordu. Yüreği ise, Listra şehrinde bir kilise buldukları için neşe dolu ve mutluydu. Oradaki topluluk elçilerin işlerini görerek İsa’nın adını öğrenmişti.

Dua: Mesih İsa, senin adın kutsaldır. Şeytan seni takip edenlerden nefret eder, onları yok etmek ister. Sen bizim doğruluğu anlamamıza ve duyurmamıza yardım et! Düşmanlarımızı ve bize işkence edenleri sevmemize yardım et! Bizim şehrimizdeki kilise için de sana şükrediyor ve dua ediyoruz. Amin.


6. Derbe’deki Manastır ve Küçük Kiliselerin Tekrar Güçlendirilmesi


Elçilerin İşleri 14:21-23
O kentte de müjdeyi duyurup birçok öğrenci edindiler. Pavlus ve Barnaba daha sonra Antakya’ya dönerek öğrencileri ruhça pekiştirdiler, imana bağlı kalmaları için onlara cesaret verdiler. “Tanrı’nın Egemenliği’ne birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerekir” diyorlardı. İmanlılar için her kilisede ihtiyarlar seçtiler. Dua ve oruçla onları inandıkları Rab’be emanet ettiler.

İşkence gören, ama Kutsal Ruh’la dolu olan iki elçi, Asya İli’ndeki küçük bir şehir olan Derbe’de insanlara vaazlar verdiler. Birçok kişi Mesih’e inandı, günahlarını terk edip Rab’be adandı. Böylece kutsallıkla ve doğrulukla dolu bir yaşamı seçtiler. Yaptıkları bu hizmetle iki elçi Mesih’in şu sözünü yerine getirmiş oldu: “Gökte ve yerde tüm yetki bana verildi. Bu nedenle gidin, bütün ulusları öğrencilerim olarak yetiştirin; Onları Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’un adıyla vaftiz edin, size buyurduğum her şeyi onlara öğretin. İşte ben, dünyanın sonuna dek her an sizinleyim” (Mat.28:19-20).

İki elçi şu kelimelerden etkilenmişti: “Size buyurduğum her şeyi onlara öğretin!” Onların kiliseleri yeniydi ve Grek dilinde bir İncilleri, toplantıda bir düzenleri ve düşmanlarıyla tartışırken de tecrübeleri yoktu. İki elçi küçük çocuklarından ayrılmak zorunda olan anneler gibiydi. Onlar kendilerini beslemeyi ve kendilerine bakmayı bilmiyordu. Elçiler, bu ruhsal çocukları için iyi dileklerde bulundular. Onlar ölümden korkmadılar, bunun yerine cesurca, kendilerine işkence edilen yere, şehre döndüler. Sevgi üstün geldi ve tüm korkuları giderdi. Çünkü sevgi insan için en büyük ilham kaynağıdır.

İki elçi daha sonra Pavlus’a iftira atılan yere, Listra’ya döndü. Orda genel olarak kalabalıklara vaaz vermediler, onun yerine Mesih’in dünyadan ayırıp kendi krallığı için seçtiği, oradaki imanlıları güçlendirdiler. Bu hizmetle bu iki elçi vaazla yetiştirme görevini yerine getirdi. Hayallerden ve uydurma bir umuttan bahsetmediler. Birçok zorluğa rağmen Mesih’in krallığına gireceğimize tanıklık ettiler. Mesih’e iman ettiğiniz için nefretle, yalan, işkence ve acıyla karşılaşacaksınız. Bunlar Müjde’ye iman ettiğinizin garantisi ve belirtileridir.

İki elçi “Tanrı’nın Egemenliği” teriminin “Efendimiz İsa Mesih’in Egemenliği” terimiyle aynı olduğunu, Mesih’in gücüyle açık açık görmüşlerdi. Tüm imanlılar O’nun zaferle dönüşünü ve dünya üzerinde gücünü göstererek gelişini beklerler. Mesih İsa bizi kanıyla kurtardı, egemenliğine aldı. Ayrıca bize kutsallık, alçakgönüllülük ve sevgi verdi. Siz İsa’nın bahçesine girdiniz mi? Baba’nın egemenliğinin ortaya çıkışını ve Kurtarıcı olan Mesih’in gelişini bekliyor musunuz? Tanrı’nın Egemenliği’nin sonu sizin kurtuluşunuz veya kiliselerin büyümesi demek değildir. Mesih şöyle der: “Siz öncelikle O’nun egemenliğinin ve doğruluğunun ardından gidin, o zaman size bütün bunlar verilecektir” (Mat.6:33).

İki elçi sadece iman, acı ve zafer hakkında vaaz vermediler, aynı zamanda kiliseleri pratik şekilde organize ettiler. Ruhsal olgunluğa, tecrübeye dikkat ederek ihtiyarlar seçtiler. Öyle ki onlar toplantıları yönetsinler, hasta ve yoksullar konusunda sorumluluk alsınlar. Bu ihtiyarlar hayatları, davranışları, Mesih’i izleyişleri ve kutsallıklarıyla diğerlerine örnek oldular.

Sonunda iki elçi kiliseleri güçlendirdi. Böylece diğer bölgelere geçebilirlerdi. Toplulukları Mesih’e, Büyük Çoban’a teslim ettiler, çünkü her zaman onlarla birlikteydi. Bu emanet eylemini gerçekleştirmek için kendilerini dua ederek ve oruç tutarak hazırladılar. Kilisedeki yeni yöneticiler için Kutsal Ruh’un doluluğunu dilediler. Onlar Mesih’in kendi kilisesine göz kulak olacağına inandılar. Elçiler onlara yasalar, mezhepler veya ilahi kitapları vermediler. Bunun yerine onları Mesih’in eline teslim ettiler, çünkü Mesih, zafer alayına yaklaşmak isteyen kim varsa onu kutsallaştırabilir.

Dua: Rab İsa, kiliselerin başı ve iyi çoban sensin. Biz yeni iman edenler için dua ediyoruz. Onları bereketle, alçakgönüllü ruhunla doldur ve böylece onlar da senin sözünü anlatırken güçte, bilgide, sevgide ve hizmette eksik olmasınlar. Seni izleyenlerin suçlarını gün be gün affet. Onlara yetkin yöneticiler ver ki onlar da başkaları için sabırla, güçle ve doğrulukla çalışabilsin. Amin.

Soru 70: Pavlus ve Barnaba, onları ziyarete geldiklerinde, yeni kiliselere nasıl önderlik ettiler?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:03 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)