Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Romans - 020 (Circumcision is Spiritually Unprofitable)
This page in: -- Afrikaans -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bengali -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- ENGLISH -- French -- Hebrew -- Hindi -- Indonesian -- Malayalam -- Polish -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Spanish -- Turkish -- Urdu? -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

ROMALILAR - RAB Doğruluğumuzdur!
Elçi Pavlusun Romalılara Mektubu
BÖLÜM 1 - Tanrı’nın Doğruluğu tüm Günahkarları Mahkum eder ve tüm İnananları Mesih’te Kutsar (Romalılar 1:18 - 8:39)
A - Tüm Dünya Ahlaksız Olanın Etkisi Altındadır ve Tanrı Herkesi Doğruluğunda Yargılayacak (Romalılar 1:18 - 3:20)
2. Tanrı’nın Gazabı Yahudilere Karşı Açığa Çıkar (Romalılar 2:1-3:20)

d) Ruhsal Sünnet Yararsızdır (Romalılar 2:25-29)


ROMALILAR 2:25-29
25 Kutsal Yasa'yı yerine getirirsen, sünnetin elbette yararı vardır. Ama Yasa'ya karşı gelirsen, sünnetli olmanın hiçbir anlamı kalmaz. 26 Bu nedenle, sünnetsiz olanlar Yasa'nın buyruklarına uyarsa, onlar da sünnetli sayılmayacaklar mı? 27 Sen Kutsal Yazılara ve sünnete sahip olduğun halde Yasa'yı çiğniyorsan, bedence sünnetli olmayan, ama Yasa'ya uyan kişi seni yargılamayacak mı? 28 Çünkü ne dıştan Yahudi olan gerçek Yahudi’dir, ne de görünüşte, bedensel olan sünnet gerçek sünnettir. 29 Yalnız içten Yahudi olan Yahudi’dir. Sünnet de yürekle ilgilidir; yazılı yasanın değil, Ruh'un işidir. İçten Yahudi olan kişi, insanların değil, Tanrı'nın övgüsünü kazanır.

Yasanın halkı ve halkın öğretmenleri olan, Yahudi kökenli inanların gurularını kırdığı zaman, Pavlus ruhunda bazılarının: “Evet! Biz hatalıyız. Çünkü Tanrı hariç hiç kimse mükemmel değildir. Ama bizler, bu Yasa’nın sembolü vasıtasıyla, En Yüce Olan, babamız İbrahim’e ve onun soyuna söz verdiği için, sünnetin vaadine sahibiz. Böylece, bizler de, doğru olduğumuz için değil ama o bizleri seçtiği için, Tanrı’ya aidiz” dediklerini duydu.

(Ayet 25) Sonra, Musa’nın Yasasının dinsel öğretilerinde uzman olan, Pavlus; tıpkı Yasanın antlaşmaya dayandığı gibi, antlaşma da Yasaya dayandığından, aynı Rab’bin açık yüreklilikle İbrahim’e: “Ben Her Şeye Gücü Yeten Tanrı'yım, Benim yolumda yürü, kusursuz ol.” (Yaratılış 17:1) dediği gibi, İbrahim’le yapılan antlaşmanın Yasayı geçersiz saymadığını söyleyerek, onların yanlış izlenimlerini cevapladı. Bu ayet; İbrahim ilk vaade inanmamış ve Tanrı’nın yönlendirmesi olmadan Mısırlı bir köleden ilk çocuğu, İsmail, doğduğu zaman, antlaşmanın onaylanmasının şartıydı.

Pavlus, bu nedenle, Romadaki Yahudi kökenli Hıristiyanlara, Yasa olmadan antlaşma olmayacağını ve emirlerin gözetimi olmadan sünnetin bir öneminin olmadığını gösterdi. Prensipte, sünnetin, Tanrı’nın günahkârları aklamasının bir sembolü olduğunu gördü.

Ancak, bu ilke sadece antlaşmaya katılanların Tanrı’nın isteklerini yerine getirdiği sürece hayata geçer. İnanan emri bozduğunda ve Tanrı’ya karşı günah işlediğinde, sünnetli olsa bile, sünnetsiz, Tanrı’dan uzak ve ona yabancı olarak kabul edilir

(Ayet 26) Fakat Yahudi olmayan biri, Kutsal Ruh’un gücüyle yasayı öğrenir ve uyarsa, fiziksel olarak sünnetsiz olarak değerlendirilen o kişi, Tanrı tarafından, antlaşma ve seçilmişlik yenilenmeden başka bir şey olmadığından, yasaya dâhil edilmiş olarak ve sonsuzluktan önce seçilmiş biri olarak, sünnetliymiş gibi kabul edilir. Her kim, eski antlaşmanın duvarları olmadan, davranışlarıyla ahlaki amaca ulaşırsa, yasaya dâhil edilmiş olarak kabul edilir.

(Ayet 27) Bir Yahudi için Yasayı ihlal etmek gerçekten de Tanrı’nın gözünde sünnetsiz olmaktır. İnsanı sünnet simgesi değil kutsal işleri ve hareketleri onun Tanrıyla ilişkide olduğunu ve Tanrı’nın gücünün onun zayıflığında çalıştığını gösterdiği için, sadece Yahudi olmayanlar değil gerçek bir Yahudi de, Yasanın isteklerini gözlemlerse, fiziksel olarak sünnetsiz olan, itaat yoluyla fiziksel olarak niteliklere sahip olan Yahudi’nin üzerinde yargıda olacaktır.

(Ayet 28) Bu ustaca işten sonra ki Pavlus bununla Yahudi geleneğini amaçlamıştı, bu günlerde de hatırlamamız ve anlamamız gereken, “Yahudi” isminin tanımlamasına geçti. Bir Yahudi; ister bir Yahudi kökünden gelmiş, İbranice konuşan biri ve çengel bir burna sahip olsun, isterse de Tanrı’nın gözünde Yasaya inanan biri olsun; sünnet olur ve Cumartesi günleri dua eder. Tanrı tarafından kabul edilebilir olan Yahudi; Tanrı’yla ilişkisini sevgi, alçakgönüllülük, kutsallık ve mükemmellikte gösteren Yahudi’dir. Bu ruhsal tanımlamaya göre, sadece İsa mükemmel Yahudi’dir. Çünkü o, inatçı Yahudilere karşıydı. Onlar İsa’yı iki yüzlülükleriyle çarmıha gerdiler. Onun bu alçakgönüllü ruhu nedeniyle, İbrahim’in halkı günümüze kadar, hala, İsa’nın halkına eziyet ediyorlar. “Yahudi’nin” anlamının tanımlaması, Pavlus’un da yazdığı gibi, fikirlerimizin değişmesini gerektirir.

(Ayet 29) Kutsal Kitap’ta yüzlerce kez yazılmış olsa bile, sünnet Tanrı’nın bir ulusa ya da inanlı grubuna ait olduğunu göstermez. Çünkü Tanrı antlaşmasında tembel katılımcılar istemez ama Kutsal Ruh’uyla dolmuş yenilenmiş yüreğiyle, sevgili birini ister. Sadece yeniden doğmuş birisi, Tanrı’nın gözünde antlaşmasının bir parçası olarak kabul edilir. Ve çoğalmış bir bereketle Ruh’unun meyvelerini getirenleri bereketler. Ancak kendilerini Yahudi ya da Hıristiyan olarak adlandırmalarına ve saf inançlarına rağmen, Mesih’in Ruh’unun sevgisine karşı olanlar, Tanrı tarafından kabul edilmezler. Aksine, onları düşmanları, kendisini de onların Yargıcı olarak kabul eder.

DUA: Kutsal Tanrım, geçmişte yakın dostun İbrahim’le ve sünnet sembolü aracılığıyla da onun çocuklarıyla yakınlaştığın için, sana şükrederiz. Bizleri yeni antlaşmana kabul ettiğin için de sana şükrederiz. Eğer tam anlamıyla kutsallıkta yürümediysek ve sanki yüreklerimiz sünnet olmamış ve yenilenmemiş gibi hareketlerde bulunduysak, bizleri bağışla. Bizleri tüm yabancı ruhlardan arındır ve bizlere alçak gönüllülük ve Mesih’in sevgisini ver. Böylece, bizler de her zaman onu izleyebilelim. Amin.

SORU:

  1. Eski ve Yeni Antlaşmanın her ikisine göre sünnetin anlamı nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on October 25, 2012, at 11:33 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)