Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 113 (The First Hearing of the Trial)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
E - PAVLUS’UN YERUŞALİM VE SEZARİYE’DE TUTUKLANMASI (Elçilerin İşleri 21:15 - 26:32)

9. Sezariye’de Duruşmanın İlk Celsesi (Elçilerin İşleri 24:1-23)


Elçilerin İşleri 24:1-9
Bundan beş gün sonra Başkâhin Hananya, bazı ileri gelenler ve Tertullus adlı bir hatip Sezariye’ye gelip Pavlus’la ilgili şikâyetlerini valiye ilettiler. Pavlus çağrılınca Tertullus suçlamalarına başladı. “Ey erdemli Feliks!” dedi. “Senin sayende uzun süredir esenlik içinde yaşamaktayız. Aldığın önlemlerle de bu ulusun yararına olumlu gelişmeler kaydedilmiştir. Yaptıklarını, her zaman ve her yerde büyük bir şükranla anıyoruz. Seni fazla yormak istemiyorum; söyleyeceğimiz birkaç sözü hoşgörüyle dinlemeni rica ediyorum. “Biz şunu anladık ki, bu adam dünyanın her yanında bütün Yahudiler arasında kargaşalık çıkaran bir fesatçı ve Nasranî tarikatının elebaşlarından biridir. Tapınağı bile kirletmeye kalkıştı. Ama biz onu yakaladık. Onu sorguya çekersen, onunla ilgili bütün suçlamalarımızın doğruluğunu kendisinden öğrenebilirsin.” Oradaki Yahudiler de anlatılanların doğru olduğunu söyleyerek bu suçlamalara katıldılar.

Yeruşalim’deki Başkâhin Hananya kızgındı ve Pavlus’un kendi elinden kurtarıldığını da biliyordu. Böylece bir kez daha Pavlus’u öldürüp Hristiyanlığın kökünü kurutmak amacıyla Pavlus’un peşinden gitti. Kırk isyancıyı kendisiyle birlikte Sezariye’ye götürmedi. Bunun yerine, gösterişli sözleriyle Romalılar’ın gururlarını okşasın ve Pavlus’u hemen yok etmelerine ikna etsin diye, güzel konuşan birini yanında götürdü.

Tutuklu olan Pavlus, Tertullus’un valiyi kendi tarafına çekmek için güzel sözler ve övgü dolu ifadeler kullanarak konuşmasına başladığını duydu. Konuşmasında, Filistin’deki barış ve huzurun, Yahudi ulusuna sağlanan ayrıcalık, güvenlik, zenginlik ve düzenin sanki valinin aracılığıyla geldiğinden söz etti. Yahudiler’in Yüksek Kurulu’nun onu desteklemek için hazır olduğunu ve onunla tam bir işbirliği içerisinde olacaklarını iddia ederek rolünü oynadı.

Bahsettiği karakter özellikleri ve erdemlerine bakılırsa sanki Feliks’i tanıyor gibiydi. Onlar sanki sütten çıkma ak kaşıktılar. Valinin yüksek erdem ve unvanlarını saydıktan sonra tutuklu olan Pavlus’un ne kadar tehlikeli olduğunu anlatmaya başladı. Pavlus’u üç şeyle suçladı: Birincisi, sadece Filistin’de değil, tüm Roma eyaletlerindeki Yahudiler arasında, muhalefet, isyan ve kavga çıkartarak huzuru bozduğu; ikincisi, Hristiyanlığın elebaşı olduğu suçlamasıydı. Bu da Yahudi Yüksek Kurulu’nun Petrus, Yuhanna ya da Yakup’u değil, Pavlus’u Hristiyanlığın arkasındaki itici güç olarak gördüklerini gösteriyor. Mesih’in karşılıksız lütfunun üzerine kurulmuş olan ve tüm insanlığa hitap eden evrensel bir mesaj olarak değişmiş olan Yahudi dini görüşünün uluslararası bir hal almasının nedeni olarak değerlendirmişlerdir. Üçüncü suçlama ise, Roma valilerinin bile onurlandırmış, haklarını korumuş ve Yahudi kültürünün merkezine saygı göstermiş olmalarına rağmen, Pavlus tapınağa küfretmiş ve onu küçük görmüştü. Şikâyet edenler valiye Mesih’in gelişi veya hukuki doğruluk tartışmalarıyla ilgili herhangi ciddi bir bilgi sunamadılar. Bunun yerine Yahudi olmayanların elçisini, ülkedeki barış ve huzuru yok eden ve tapınağın kutsallığını yağmalayan biri olarak tanımladılar.

Bununla birlikte Yahudiler, Pavlus’u zorla ellerinden aldığı ve Roma yasasını Yahudi yasasının üstünde tuttuğu için Yeruşalim’deki komutan hakkında da şikâyetçi oldular. Bu şikâyetin özünde, günah işleyenlerin cezalarını Yahudi yasalarına göre infaz etme haklarının ellerinden alınmış olması yatmaktaydı. Tüm başkâhinler bu şikâyeti desteklediler. Pavlus’u tüm insanları etkileyen, onları ahlaksızlığa iten dünyanın başındaki bir bela olarak tanımladılar. Bunun için de bu tehlikeyi yok etmek ve dünyayı bu beladan temizlemek gerektiğini valiye bildirdiler. Bu şikâyet, Mesih’in sevgisini anlayamayan kör bir fanatizmi gösterir. Şeytan, yalanın babası olduğu için burada da tüm kurnazlığıyla gerçekleri saptırmaya çalışmıştır.

Dua: Rab İsa Mesih, apaçık bir şekilde gerçek olduğun için sana şükrederiz. Tüm yalanlar ve dedikodular senin doğruluğunun gücü sayesinde yok olurlar. Bizlere doğruluk ve sevgiyle konuşabilmeyi öğret. Bizleri cesurca ve sağduyulu bir şekilde dua etmeye yönlendir.

Soru 113: Pavlus’a karşı yapılan şikâyetlerin üç ana fikri nedir? Bu şikâyetin özeti nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:36 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)