Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 031 (Gamaliel’s Advice and the Whipping of the Apostles)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
A - Yeruşalim’deki İlk Kilise’nin Gelişimi Ve Büyümesi (Elçilerin İşleri 1 - 7)

18. Gamaliel’in Önerisi ve Elçilerin Kamçılatılması (Elçilerin İşleri 5:34-42)


Elçilerin İşleri 5:34-42
34 Ama bütün halkın saygısını kazanmış bir Kutsal Yasa öğret-meni olan Gamaliel adlı bir Ferisi, Yüksek Kurul’da ayağa kalktı, elçilerin kısa bir süre için dışarı çıkartılmasını buyurarak kurul üyelerine şunları söyledi:35 “Ey İsrailliler, bu adamlara yapacağınızı iyi düşünün!36 Bir süre önce Tevdas da kendi kendisiyle ilgili büyük iddialarda bulunarak başkaldırdı. Dört yüz kadar kişi de ona katıldı. Ama adam öldürüldü, izleyicilerinin hepsi dağıtıldı, hareket yok oldu.37 Ondan sonra, sayım yapıldığı günlerde ortaya çıkan Celileli Yahuda, pek çok insanı ayartıp peşine taktı. Ama o da öldürüldü ve izleyicilerinin hepsi darmadağın oldu.38 Şimdi size şunu söyleyeyim: Bu adamlarla uğraşmayın, onları rahat bırakın! Çünkü bu girişim, bu hareket insan işiyse, yok olup gidecektir.39 Yok eğer Tanrı’nın işiyse, bu adamları yok edemezsiniz. Hatta kendinizi Tanrı’ya karşı savaşır durumda bulabilirsiniz.” Kurul üyeleri Gamaliel’in bu öğüdünü kabul ettiler.40 Elçileri içeri çağırtıp kamçılattılar ve İsa’nın adından söz etmemelerini buyurduktan sonra salıverdiler.41 Elçiler İsa’nın adı uğruna hakarete layık görüldükleri için Yüksek Kurul’un huzurundan sevinç içinde ayrıldılar.42 Her gün tapınakta ve evlerde öğretmekten ve Mesih İsa’yla ilgili Müjde’yi yaymaktan geri kalmadılar.

Ferisiler meleklerin varlığına, ölülerin dirilişine ve Tanrı’nın dünyada görülebilir vaziyette oluşuna inanırlardı. Bunun için elçilerin kilitli hapishaneden çıktığını duyunca korkuya kapıldılar. Ne İsa’nın ölümden dirilişini reddebilirlerdi ne de oradaki kurulda etkin olduğunu...

Ferisiler’in lideri, bilgili ve akademik bir kişiliği olan ve yasanın saygılı öğretmeni Gamaliel ayağa kalktı. Daha sonraları kendisi Pavlus’un dini akıl hocası olacaktı. Bu herkes tarafından saygı duyulan adam, öfkeden kudurmuş olan kurulun önünde konuşmaya başladı. Gamaliel, Tanrı’nın elinin gerçekten bu elçilerin üzerinde olduğundan emin değildi. Belki de bu adamlar gerçekten Yüceler Yücesi tarafından gönderilmişti. Bu akademisyen onlara dikkatlice baktı, inceledi. Onlarda ne kavgacı bir ruh, ne de küstahlık görmüştü. Bunun yerine cesaret, sevgi ve doğruluk onlarla beraberdi. Kötü insanlara veya sapkın öğretiş yayanlara benzemiyorlardı. Tüm ihtiyatı ve hikmeti ile kurulun liderlerine, ölüm cezasını akıllarından çıkarmalarını söyledi. O bir kez daha masum kanı dökülsün istemiyordu. Bunun için kurulun Tanrı’nın iradesine karşı gelebilecek cahilce tavrına hayır dedi.

Gamaliel İsa Mesih’e inanmıyordu ve elçilerin çağrısını dinleyecek gibi de durmuyordu. Bununla birlikte, yaşayan Tanrı bu alçakgönüllü yasa öğretmenini kullanarak kendi elçilerini koruyordu. Böylece onların İsa Mesih’in dirilişine tanıklık etmelerini devam ettiriyordu.

Çok ilginçtir ki, bu akademisyen kişi anlattığı tartışmasını savunmak için yasadan alıntılar yapmıyordu. Daha çok deneyimlerinden bahsediyordu. Politikacılar ve sapkın öğretişlerin yaratıcıları, kahramanlıklarıyla ünlüdürler. Eğer onlardaki güç Tanrı’dan gelmiyorsa, o zaman onun takipçileri liderlerinin ölümünden kısa bir süre sonra dağılıp giderler. Fakat her şeyi yaratan Tanrı’nın kendisi krallığını başlatmış, devam ettirmiş ve sonsuza kadar sürdürecektir. Üstelik, öğrencilerinin imanı da hamt olsun ki tamamıyla Mesih’in elindedir.

Bugün Gamaliel’in İsa Mesih hakkındaki düşüncelerini derinlemesine inceleyebiliriz. Gamaliel’in tezi uygun bir şekilde son bulmadı. Önderleri ölse de bu inanç günümüzde de devam etmektedir. İsa dirildi! Günümüzde de işleriyle etkin bir şekilde çalıştığını görebiliyoruz. Böylece bu inancın insandan değil de Tanrı’dan olduğu kanıtlanmış oldu.

Kurulun yetmiş üyesinden ortak bir karar çıkmadı. Bazıları bu kararla hemfirkir olmadılar. Birçoğu ölüm kararı üzerinde daha fazla düşünmek istedi. Sonuç olarak, beklemeye ve herhangi bir tepkide bulunmamaya karar verdiler. Bununla birlikte öfkeli üyeler ve başkâhin intikam almak istediler. Diğer kurul üyelerini zorlayarak, her biri cesur ve suçsuz olan bu hayırsever elçileri kırbaçlattılar. Her biri sırtlarına tam otuz dokuz kırbaç darbesi aldı.

Görevliler suçlanan öğrencilere dışarıya kadar eşlik ettiler. Adaletsiz yargıçların verdikleri kırbaç cezası sırtlarını gerçekten çok acıtmıştı. Bu olanlara karşı çıkmadılar, tam tersine onların yaptıkları bu rezil işkenceden sevinç duydular. Çünkü kırbaçlanmaları kendi kusurlarından kaynaklanmıyordu. Bunları Mesih için çekmişlerdi ve bu sevinç verici bir şeydi. Rab onlara şöyle demişti: “Benim yüzümden insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan peygamberlere de böyle zulmettiler” (Mat.5:11-12).

Peki defalarca İsa’yı duyan bu insanlara ne oldu? Bugün bile İsa’nın adını duyurmak Yahudiler arasında yasaktır. İsa’nın ismi onlarda hâlâ nahoş bir tat bırakıyor. Ancak her nasılsa O’nun ismini ağzına alanlar öldürülmedi ve işkence edilmedi. Kilise bir süreliğine işkencelerden kurtulmuştu. Yasaklara rağmen İsa’nın adında vaazlar vermeye devam ettiler. Yine de kılıcın gölgesi hep yakınlarında hissedildi.

Kırbaçlamadan sonra elçiler sevinçle tapınağın avlusuna doğru yürüdüler. Orada ölümü zaferli bir şekilde yenen Rableri İsa’ya tanıklık etmeye devam ettiler. Sırtlarında görülebilir şekilde kırbaç izleri vardı. Herkes o gün net bir şekilde, kurulun hâlâ İsa adından nefret ettiğini anladı. O’na inananların da işkenceler gördüğünü anımsadılar. Tehlike, buğday ile kabuğunu ayırmaya yetecek güçteydi. Ama bu, gerçek inanlıları daha güçlü ve sakin yaptı. Rab’bin lütfu her birine bolca dökülüyordu.

Elçiler evleri ziyaret etmeye ve inanlılara öğretmeye devam ettiler. Kardeşleri Tanrı sözü, mezmurlar ve peygamberliklerle pekiştirdiler. Onlara İsa’nın sözlerini yorumlayarak anlattılar. Bu sözleri kendileri bizzat İsa’dan duymuşlardı. Bununla beraber çobanlar, kayıp kuzuları da unutmadılar ve birçok insana tapınakta öğretmeye devam ettiler. Çarmıha gerilen Rab adıyla onlara kurtuluşu vaat ettiler. Anlattıkları mesajı aslında iki cümleyle özetleyebiliriz: Çarmıhta ölen ve daha sonra dirilen Nasıralı İsa Mesih Kral’dır. Şimdi göklerde Tanrı’nın sağında hükümdarlık etmektedir. Elçiler korkmadan İsa Mesih’in tek umut olduğunu anlatıyorlardı.

Dua: Yaşayan Rabbimiz, sevginden dolayı acılar çektin. Elçilerin de acılar çekti. Beni korkaklığımdan dolayı bağışla ve yüreğimdeki karışıklıkları affet. Bana sevgin için şükran duymayı. Bizleri de adını duyurabilmemiz için güçlendir. Amin.

Soru 31: Yüksek Kurul’un yargısı, Hristiyan kilisesinin devamı için ne anlam taşır?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:26 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)