Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 013 (Peter’s Sermon at Pentecost)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
A - Yeruşalim’deki İlk Kilise’nin Gelişimi Ve Büyümesi (Elçilerin İşleri 1 - 7)

6. Petrus'un Pentekostta ki Vaazı (Elçilerin İşleri 2:14-36)


Elçilerin İşleri 2:24-28
Tanrı ise, ölüm acılarına son vererek O`nu diriltti. Çünkü O`nun ölüme tutsak kalması olanaksızdı. O`nunla ilgili olarak Davut şöyle der: `Rab`bi her zaman önümde gördüm, Sağımda durduğu için sarsılmam. Bu nedenle yüreğim mutlu, dilim sevinçlidir. Dahası, bedenim de umut içinde yaşayacak. Çünkü sen canımı ölüler diyarına terk etmeyeceksin, Kutsalının çürümesine izin vermeyeceksin. Yaşam yollarını bana bildirdin; Varlığınla beni sevinçle dolduracaksın.`

Tanrı'nın ölüm üzerinde ki zaferi, Hristiyan için bir bayraktır. Bu zaferin sembolü ölümden dirilen Mesihtir. Mesih yaşıyor ve bir daha ölmeyecek. O bizim dirilişimizin garantisi ve sonsuz yaşamımızın koruyucusudur.

Petrus, Tanrı’nın Yahudilerin karşıtlığına karşı üstün olduğunu açık ve net bir şekilde anlattı. Tanrı Yahudilerin reddettiğini kabul etti, ve Nasıralı hor görülen genç adamı diriltti. Ölümün bağlarını ondan aldı, (Mezmurlar 18:5-6) zaten küçük bir mezar Onu tutamazdı. Çünkü O kutsaldır ve ölümün onun üzerinde bir gücü yoktur. İsa bizim şuçlarımız yüzünden öldü ve bizim doğru kılmak için dirildi. Mesih’in dirilmesi, Yahudiler için Tanrı’nın ağır yargısı anlamına geldi. Aynı zamanda bu durum Hristiyanlar için çok esenlik verici bir durumdur.

Buna ek olarak, Kutsal Ruh, Davut’un Kutsal Üçlü Birlik konusuna nasıl baktığını açıklar. Davut, Oğul’un Baba’yı herşeyden önce gördüğünü itiraf eder. İsa son Ademdir, Tanrı’yı hoşnut eden ve Onun gerçek görüntüsü. Mesih, Baba ile harika bir uyum içerisindedir, her zaman Onun arzusunu gerçekleştirir, tüm güç, güzellik ve yücelik ondadır.

Çarmıh’tan önce, Oğul Baba’yı sağında görmüştür. Ayrıca, İsa Mesih göklere alındıktan sonra Baba’nın sağında oturduğunu da biliyoruz. Yine burada da görülüyor ki Tanrı’nın üçlü doğası birbirlerini alçakgönüllü bir şekilde yüceltiyorlar, her bir kişi sonuncu olmayı yeğliyor.

Bu Peygamberlikte Mesih, Tanrıyla beraber yola devam edeceğini ve varlığının sevinç verdiğini görüyoruz. Şimdi bizlerde Babamıza aynı şekilde bakmalıyız ki günaha düşmeyelim.

Baba ile Oğul arasında ki sadık ve yakın ilişki, gurur veya günah ile bozulamaz, ama hep sevinç, sevgi, keyifli ve hoş bir şekilde devam eder. Tanrı zaten “Sen benim sevgili Oğlumsun; senden hoşnudum, üzülme, çünkü Rabbin sevinçi senin gücündür” dediğinde ilişkisinde ki hoşnutluğun önemini anlatmıştı.

Çarmıh’a gerilmeden önce Mesih, bir Kurban kuzusu olarak ölümün yaklaştığının farkındaydı. Fakat Onun anlayışı ölümün ötesinde sonsuz krallığa kadar genişti. Ümitsiz bir şekilde çarmıhta ölmedi fakat rahat bir şekilde ümitliydi. Vücudunun ve Ruhunun ölümde kalmayacağını iyi biliyordu, çünkü kendini Tanrı’nın ellerine bırakmıştı. Davut, İsa’nın bedeninin mahvolmayacağını daha önceden bildirmişti, çünkü o Kutsaldı. Bu Hristiyanlar için de bir ümittir, çünkü bizlerde bir gün kutsallaştırılmış ve diriltilmiş olacağız. Yaratıcıdan gelen paklık ile tamami ile bağışlanmış ve tertemiz olacağız. Mesih’in dirilişi, bizim gücümüz, sevincimiz ve şükretmek için en büyük nedenimizdir. İsa, sonsuz yaşam ve bizim anlamadığımız bir çok şeyi bildiği için, “Diriliş ve Yaşam benim, bana inanan ölse bile, yaşayacak. Bende yaşayan ve bana inanan ölümü tatmayacak” diyebiliyor. Mesih’te, tüm inanlıların dirilişlerini görüyoruz. Çünkü O ardı sıra gidenlere yaşam veriyor. Onsuz gerçek bir yaşam düşünemeyiz.

Son günde Mesih, ölümü aracılığıyla kurtardığı milyonlarca insanı görünce büyük bir sevinç içerisinde olacak. Onun ölümü bizlerin yaşamı içindi ve Tanrı’nın Tahtından gelen bir lütuftu. Üstelik, Kutsal Ruh herbirimizi kendi vücudunun üyeleri yaptı, bizleri Tanrı sevgisi gerçeğine çekti ve bizlere sonsuz yaşam gerçeğini gösterdi. İmanımız gerçekten harikadır, çünkü sevinç, mutluluk ve ümit üzerine kuruludur.

Elçilerin İşleri 2:29-32
Kardeşler, size açıkça söyleyebilirim ki, büyük atamız Davut öldü, gömüldü, mezarı da bugüne dek yanıbaşımızda duruyor. Davut bir peygamberdi ve soyundan birini tahtına oturtacağına dair Tanrı`nın kendisine ant içerek söz verdiğini biliyordu. Geleceği görerek Mesih`in* ölümden dirilişine ilişkin şunları söyledi: `O, ölüler diyarına terk edilmedi, bedeni çürümedi.` Tanrı, İsa`yı ölümden diriltti ve biz hepimiz bunun tanıklarıyız.

Petrus vaazında hitap ettiği kişilere Tanrı’nın ailesine dahil olmamış olsalar bile “kardeşlerim” diye sesleniyor. Kutsal Ruh’un onların hayatlarında çalıştıklarını biliyor Petrus. Açık bir şekilde Kral Davut’un peygamberliğinin (Elç.İş. 2:25-28) kendisi hakkında olmadığını açıklıyor, çünkü Davut ölmüştü. “Hatta mezarı bile yanıbaşımızda duruyor” diyor. O gerçek bir Peygamberdi, Kutsal Ruh’la doluydu ve Tanrı’dan başka hiç bir Peygamberin, Kahinin yada Kralın almadığı bir vaat almıştı. Bu peygamberlik açıkça oğullarından birinin Tanrı Oğlu olacağını açıklıyordu, hatta onun krallığı yok edilemeyecekti (2.Sam 7:12-14) Tüm Yahudiler Mesihle ilgili bu peygamberliği iyi biliyorlardı, ve heyecanla gelecek olan bu kişiyi bekliyorlardı, insanoğlu ama aynı zamanda Tanrı Oğlu. Yazıcılar bu gelecek olan Mesih hakkında derin edrin düşündüler. Bu gelecek olan kişi hakkında Eski Antlaşma kitaplarını okuyup çalıştılar, ve bu Tanrısal karakterin ölümüde yeneceği kanısına vardılar. Hatta Kutsal Ruh’tan doğacağını düşündüler. Bunun için onun vücudu mahvolamazdı ve Ruh’u ölüme boyun eğemezdi. Ölümü yendiği için krallığı sonsuza dek sürebilirdi. Dünyasal bir kral olarak hüküm sürmedi, geçici bir kralda değildi, sonsuza kadar hüküm sürecek kralların kralı, Tanrı ile tek olan kişiydi.

Kutsal Ruh’un sıkıştırmasıyla Petrus açık bir şekilde reddedilip çarmıha gerilen İsa’nın gerçekten vaat edilen Davut Oğlu olduğuna tanıklık etti. O Tanrı’nın dirilttiği sonsuz kraldı. Petrus düşmanlarından korkmadı ya da herşeyi tartışmadı. Tanrı’nın gücü ile sadece gerçekleşen bu muhteşem gerçeği anlattı. Tanrı’nın zaferini ve yaşayan Mesih’in kendisini bağışlayan tutumunu gördüğünü açıkladı. İsa dirildikten sonra öğrencileriyle beraber yemek yedi. Onlarla buluştuğunda dirilmiş bir vücudu vardı ve ellerinde ki çivi izlerini gösterdi. Tanrı Oğlu ölü değildir, aksine dirilmiştir. Sevgili kardeşlerim peki biz bunun tanıklığını yapıyor muyuz? Bunun ardından Kutsal Ruh’un vaazını üçüncü kısmı, Petrus’un ağzında son buldu. İlk önce Kutsal Ruh’un dökülüşünün Yoel peygamberin bahsettiği peygamberliğin gerçekleşmesiydi ki bu Kutsal Ruh’un dökülmesi olayıdır. İkinci olarak, Yahudilere “sizler Mesih’i çarmıha gerdiniz” dediği kısımdır. Üçüncü ve son kısım ise, Kutsal Kitaba göre Mesih’in ölümden dirileceğini kanıtladığı bölümdür.

Dua: Ya Rab İsam, sen yaşamın prensisin ve sana tapınırız, sana iman ediyoruz çünkü biliyoruz ki sen dirildin ve yaşıyorsun. Sen Kral ve Yaşam kaynağısın ve tabii ki tek ümidimiz. Rab bir çok kişinin kurtuluşu için Ruhunu dök ve onlarda çalış diye dua ediyoruz. Amin.

Soru 13: Petrus, Davut’un peygamberliğinden bahsettiğinde dinleyenleri için hangi konuya açıklık getirmek istedi?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:10 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)