Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 092 (Spiritual Revival in Ephesus)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
D - ÜÇÜNCÜ MÜJDELEME YOLCULUĞU (Elçilerin İşleri 18:23 - 21:14)

2. Efes’te Yeniden Ruhsal Canlanış (Elçilerin İşleri 19:1-20)


Elçilerin İşleri 19:8-12
Havraya giren Pavlus cesaretle konuşmaya başladı. Üç ay boyunca oradakilerle tartışıp durdu, onları Tanrı’nın Egemenliği konusunda ikna etmeye çalıştı. Ne var ki, bazıları sert bir tutum takınıp ikna olmamakta direndiler ve İsa’nın yolunu halkın önünde kötülemeye başladılar. Bunun üzerine Pavlus onlardan ayrıldı. Öğrencilerini de alıp götürdü ve Tiranus’un dershanesinde her gün tartışmalarını sürdürdü. Bu durum iki yıl sürdü. Sonunda Yahudi olsun Grek olsun, Asya İli’nde yaşayan herkes Rab’bin sözünü işitti. Tanrı, Pavlus’un eliyle olağanüstü mucizeler yaratıyordu. Şöyle ki, Pavlus’un bedenine değen peşkir ve peştamallar hasta olanlara götürüldüğünde, hastalıkları yok oluyor, kötü ruhlar içlerinden çıkıyordu.

Mesih’in ilk gelişinden beri, dünya tarihinin gidişatı üzerinde dalgalanan bayrak, Tanrı Krallığı’nın dünya üzerindeki, kurulumunu, büyümesini ve tamamlanışını simgeler. Tüm politik, devrimsel, dinsel ve ekonomik gelişmeler, Babamız olan Tanrı’nın krallığının doğumunun bir göstergesidir. İsa Mesih de ruhsal olan bu egemenliğin tanıtımını yapar. O kutsal olan Kral ve rablerin Rabbi’dir. O insanlara kendisine iman etsinler diye baskı uygulamaz, ama bunu yerine dua aracılığıyla birçoklarının yüreğine kendi alçakgönüllü Ruhu’nu gönderir. Tanrı’nın Egemenliği, Mesih’in ilk gelişinden beri, kiliselerde varlığını sürdürerek ve Tanrı’ya ait insanlarda, O’na övgüler sunan kutsalların arasında yayılarak gizlide kaldı. Şimdiye kadar Mesih’in ikinci gelişini bekledik. Böylece tüm yaratılışa, O’nun görkemlerin Rab’bi olduğu açık bir şekilde gösterilecektir. O’nun zafer geçişi coşku dolu olacaktır. Tanrı’nın Egemenliği sizin köyünüze, kasabanıza, okulunuza ulaştı mı? Mesih, “her nerede iki ya da üç kişi benim adımla toplanırsa, ben de aralarında olacağım” demiştir.

Pavlus’un Tanrı’nın Egemenliği ile ilgili vaazları, Efes’teki Yahudi sinagoglarında başlıca tartışma konusu olmuştu. Bu üç ay boyunca sürdü. Eski Antlaşma’ya inanan herkes, her Yahudi, Tanrı’nın gücünün dünyada ortaya çıkmasını bekledikleri için onu dikkatle dinledi. Pavlus onlara, “Hali hazırda gelmiş olduğu için, bir egemenlik beklemeyin, gelmeyecektir. Kral doğdu, yaşadı, öldürüldü, ölümü yendi, Tanrı’nın öfkesini dindirdi, günahlarımızı ortadan kaldırdı ve şimdi hükümdarlığının sürdüğü, krallığının inşa edildiği Babası’nın yanına yükseldi” dedi.

Pavlus Tanrı’nın Egemenliği konusunu felsefi bir konu olarak tartışmadı, onu ilan etti; ona tam bir bağlılık istedi ve tanrısal egemenlik için bir vaat istedi. Bizim inancımız sadece tanrısal bir düşünceden ya da ulvi, uygulanamaz bir yasadan ibaret değildir. Aksine, ölüm ve Şeytan’a karşı zafer kazanmış olan İsa Mesih’te yaşayan insanları birbirlerine bağlar.

Efes sinagoglarındaki dinleyicilerin hepsi Pavlus’un vaazları konusunda onunla hemfikir değillerdi. Hepsi tövbe etmedi ve hatta bazılarının yüreği daha da katılaştı. Elçiye karşıydılar ve onu halkın önünde aşağıladılar. Hatta şaşırtıcı olan şey, kalabalığın onu susturmak için bir çaba sarf etmemesi, sessiz kalarak kimin galip geleceğini görmek istemesiydi. Pavlus, Müjde’yi vaaz etmek bir yarışma olmadığı, bir devrim, kurtuluş ve kefaret getirdiği için kendisini olaylardan soyutlamaya karar verdi. Her kim duyar ve itaat ederse kurtulmuş olur ve her kim Mesih’i kişisel Kurtarıcısı olarak kabul ederse, sonsuza dek yaşar.

Dinleyicilerden bazıları hayatlarını tamamen İsa’ya adamaya karar verdiler. O’nu izlediler ve öğrenciler oldular ve diri Rableri hakkında daha fazla şey öğrenmeyi arzuladılar. Pavlus, Tanrı’nın Egemenliği için hazırlanmış olan bu grubu, aşağılayan ve umursamayan gruptan ayrı tuttu. Bu öğrencileri diri kilise olarak yapılandırdı.

Pavlus onları daha iyi eğitebilmek amacıyla bir okul ya da bir ders odası ayarladı. Dinleyicilerine sadece Şabat Günleri öğretmedi, hayatın ekmeğine aç olan bu kişileri ruhsal olarak beslemek için her gün eğitim verdi. Ne kadar da şaşırtıcı! Pavlus sabahları ve öğleden sonraları, geçimini elleriyle çalışarak sağladığı işiyle uğraştı. Öğlen, akşam ve dinlenme zamanlarında da vaaz verdi. Tarsuslu bu adam Tanrı’nın sevgisiyle dolup taşıyordu ve lütfun armağanlarıyla doluydu. Kendisini İsa’nın krallığına adadı. Pavlus bu iki yıl boyunca, yüreğinin ve bedeninin tüm gücüyle ve kendi yetersizliğine karşın, vaaz etti ve çalıştı. Mesih’in lütfu zayıflığını mükemmelliğe dönüştürdü.

Efesin çevresindeki insanlar ve birçok köylü bu ilginç Yahudi’yi görmek için yarışıyorlardı. Pazarda, kadınların toplantılarında ve genç insanların çevresinde ondan bahsediyorlardı. Tartışmaların konusu olmuştu. Pavlus’un boş felsefi kavramlar ve idealler getirmediğini, Tanrı’nın gücünün direkt olarak ondan kendilerine aktığını hissettiler. Yürekleri kıpırdadı, yenilenmişlerdi ve umutsuzluklarından bir umut doğmaya başlamıştı.

Tanrı’nın açıkça gösterdiği gücü olağan seyrine göre değildir. Mesih’in zamanında bazı insanlar Mesih’in elbisesine dokunarak şifa bulmuşlardır. Fakat burada Pavlus’un bedeninen değen peşkir ve peştamalların hasta olanlara götürüldüğünde şifa bulduklarını görüyoruz. Birçokları Petrus’un gölgesi geçerken o gölgenin değmesiyle de şifa bulmuşlardır. Eğer Mesih’e inanırlarsa hastalıkları yok olacaktır. Şimdi dikkat edelim! Pavlus mucizeler ve işaretlerle ilgili işler için çalışmamıştır, Tanrı kendi gücünü onun üzerinden onaylamıştır. Tanrı’nın elçisi Pavlus’un Mesih’e olan imanıyla hastalıklar iyileştirilmiş, kötü ruhlar zavallı insanlardan çıkartılmıştır.

Asya İli’nde, Akdeniz’in başka bölgelerinde daha önce hiç olmadığı bir şekilde büyük bir ruhsal devrim başladı. Birkaç yıl öncesinde Pavlus kendi isteği doğrultusunda vaaz etmek için, Efes’e gitmeyi düşünmüştü. Fakat Kutsal Ruh Pavlus’un başkente gitmesini engellemişti. Elçi Ruh’un yönlendirmesine uydu ve Avrupa’ya yöneldi. Şimdi, ikinci kez ayartılamaya karşı koydu ve imkânı olmasına rağmen Efes’te kalmadı. Bunun yerine, Rab’be itaat ederek sözünü yerine getirdi. Bu nedenle diri olan Rab, hizmetkârının itaatini onayladı. Pavlus’a göksel hazinelerini açtı ve gücünü ona açık bir şekilde gösterdi. İsa, Kutsal Ruh’a itaat eden insanlar her neredeyse, orada da etkin ve kurtarıcı olarak bulunmaktadır.

Dua: Göksel Babamız, Oğlu’nun bizi ziyaret etmesinden dolayı sana övgüler yükseltiriz. Çarmıh aracılığıyla gelen kutsal gücün için sana teşekkür ederiz. Sana tam bir şekilde itaat edebilmemiz için bizleri kutsa. Bizlere ve tüm dünyaya egemenliğin gelsin ve senin isteğin olsun. Amin.

Soru 92: Tanrı’nın Egemenliği Efes’te nasıl göründü?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:18 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)