Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 073 (Apostolic Council at Jerusalem)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)

B - YERUŞALİM’DEKİ ELÇİLERLE İLGİLİ KONSEY TOPLANTISI (Elçilerin İşleri 15:1-35)


Elçilerin İşleri 15:6-12
Elçilerle ihtiyarlar bu konuyu görüşmek için toplandılar. Uzunca bir tartışmadan sonra Petrus ayağa kalkıp onlara, “Kardeşler” dedi, “Öteki uluslar Müjde’nin bildirisini benim ağzımdan duyup inansınlar diye Tanrı’nın uzun zaman önce aranızdan beni seçtiğini biliyorsunuz. İnsanın yüreğini bilen Tanrı, Kutsal Ruh’u tıpkı bize verdiği gibi onlara da vermekle, onları kabul ettiğini gösterdi. Onlarla bizim aramızda hiçbir ayrım yapmadı, iman etmeleri üzerine yüreklerini arındırdı. Öyleyse, ne bizim ne de atalarımızın taşıyamadığı bir boyunduruğu öğrencilerin boynuna geçirerek şimdi neden Tanrı’yı deniyorsunuz? Bizler, Rab İsa’nın lütfuyla kurtulduğumuza inanıyoruz; onlar da öyle.” Bunun üzerine bütün topluluk sustu ve Barnaba’yla Pavlus’u dinlemeye başladı. Barnaba’yla Pavlus, Tanrı’nın kendileri aracılığıyla öteki uluslar arasında yaptığı harikalarla belirtileri tek tek anlattılar.

Bütün üyelerin katılımıyla yapılan genel toplantıdan sonra, kilisenin büyükleri kapalı bir oturumda bir kez daha buluştu. Amaçları, Yasa ve peygamberliklerdeki derin etkiler aracılığıyla, yasa ve müjdeyi açıklamaya çalışmaktı. Eski Antlaşma’nın gerektirdikleri ve Yeni Antlaşma’nın armağanları arasındaki büyük farklara bağlı olarak, bu oturum uzun ve hararetli geçti. Bu farkın gerçeğini anlamayanlar İncil’i yüzeysel okur. Yine de, tartışmanın sonunda Kutsal Ruh’un yetkisi altında kurtuluşumuzun kaynağını korkusuzca ilan eden Petrus ayağa kalktı. Tanrı’nın Pavlus’a Yahudi olmayanlara gitmesini söylemediğini vurguladı. Bunun yerine İncil’i Yahudi olmayanlara kendisinin iletmesi gerektiğini, böylece Tanrı’nın isteğini gerçekleştirmiş olacağını belirtti. Sonuç olarak birçoğu inandı. İnançları sadece teorik olarak kabullenmeyle kalmadı, kalplerini tamamen İsa’ya vermeleriyle ve O’nun çarmıhta gerçekleştirdiği kurtuluşu kavramalarıyla kendini gösterdi.

Kalpleri yoklayan ve İsa’nın Ruhu’nun mührünün şahitliğiyle bu inancı teyit eden Tanrı, her şeyi bilendir. Mesih’e gerçekten inanan her kişi, Tanrı’dan çürüyüp yok olacak bir kâğıt parçası değil, İsa’yı seven kalplerde yaşayan Kutsal Ruh’la mühürlenmiş berrak bir tanıklık alır. Pavlus Efesliler’e mektubunda şöyle yazdı: “Kurtuluşunuzun Müjdesi’ni duyup O’na iman ettiğinizde, siz de vaat edilen Kutsal Ruh’la O’nda mühürlendiniz.” Yahudi olanlar için ayrı, Yahudi olmayanlar için ayrı bir Kutsal Ruh yoktur. İsa’nın yaşam biçimini anlayan ve kabul eden Yahudiler, Yahudi olmayan insanlarla aynı güçte yaşarlar. İnananlar arasında ırk, cinsiyet, yaş, kültür ayrımı yoktur. Yaratılışta hepimiz günahkâr olduğumuzdan, İsa’da herkes birdir. Her inanan İsa’nın kanıyla aklanır. Tanrı’nın Ruhu ve günah, kalpte aynı anda bir arada bulunamayacağından, Kutsal Ruh tamamen temizlenmemiş kişilerde barınamaz. Sende hangisi yaşıyor? İsa mı, kötülük mü?

Petrus Tanrı’nın yaptıklarına ilişkin tanıklığına devam etti. Tanrı’nın tasarımına itiraz eden ve yalanlayan tüm yasa savunucuları sorgulayıcılar olarak ilan etti. Eğer Kutsal Ruh’un amacı, Yahudi olmayanları yasa olmaksızın kurtarmak olsaydı, hiçbir canlı Tanrı’nın isteğini gerçekleştirmesini engelleyebilir miydi? Tanrı sevgisi bizim zihnimizin algılayamayacağı kadar büyük ve anlama anlayışımızın ötesindedir.

Petrus, İsa’nın bize verdiği yasayı ‘ağır bir esaret’ olarak tanımladı. Kendi güçleriyle Musa’nın yasasını yerine getirmeye niyetli olanlar, Tanrı’nın “Ben kutsal olduğum için kutsal olun” emrinin imkânsızlığıyla karşılaşıyorlar. Yasa, kendi erdeminde kutsallığı arayanları tamamen bunalttığından, hiç kimse Tanrı kadar kutsal olamaz. Mesih, bizi tamamen Eski Antlaşma’nın esaretinden aldı ve boynumuza taşınması kolay ve hafif olan kendi boyunduruğunu koydu (Mat.11:30). Mesih’in kendisi de bizimle beraber bunu benimser. Boyunduruk, Tanrı ve Mesih’le olan topluluğumuzu simgelediğinden, ilahî bir boyunduruk olmadan yaşayamayız. Biz basit boyunduruk olan Yeni Antlaşma’da O’nunla birleştirildik. O nereye giderse biz de oraya gideriz ve O nerede durursa biz de orada dururuz. O alçakgönüllülüğü ve hoşgörüsü aracılığıyla bizleri değiştirir.

Petrus Kudüs’teki yasa savunucularına; onların, kendisinin ve dindar babalarının zayıf ve Tanrı’nın topluluğunda bulunmayı hak etmediklerini, hepsinin yasaya hiç itaat etmediklerini söyledi. Böyle söyleyerek, kendisinin de kötü ve iyilikten uzak olduğuna tanıklık etmiş oldu. Bu ilkeyi fark etmeyen biri, Mesih’in de farkına varmış olamaz. O, bir ayağıyla Yeni Antlaşma’ya girmeye çalışırken, diğer ayağıyla da Eski Antlaşma’yı tutuyordu.

Bu itiraftan sonra Petrus, Yeni Antlaşma’nın açıklamalarından özetle bahsetti. Ruh’un açık bir şekilde belirttiği gibi, Hristiyan kilisesinin kurtuluşu çalışma, dua etme, doğru davranış, sadaka verme, haç, sünnet veya dini törenlerle değil, yalnızca Mesih İsa’nın kanının lütfuyla olacağını belirtti. Tanrı’nın huzurunda, O’nun kanı ve aracılığıyla aklanırız. Tanrı’ya hizmet etmek için düşmanları sevmek ve kutsamak gibi imkânsız olanı yapma gücü için teşvik alırız. Dahası, son günde işlerimize göre yargılanacağımıza inanmıyoruz, yoksa bizler yok olurduk. Umudumuzu tamamen O’nun lütfu üzerine kurduk. Geçmişimiz, bugünümüz ve geleceğimiz sadece O’nun bağışlamasının lütfuna, güçlendirmesinin lütfuna ve mükemmelliğinin lütfuna bağlıdır. Böylece, “hepimiz O’nun doluluğundan lütuf üzerine lütuf aldık” (Yu.1:16) diyerek coşkuyla tanıklıkta bulunuyoruz.

Kutsal Ruh tarafından yönlendirilen Petrus’un bu tanıklığından sonra, ikiyüzlü kardeşlerden hiçbiri tek bir söz bile söylemeye cesaret edemedi. Hiçbiri Tanrı’yı denemek istemedi ve Kurtuluş’un gelişi yakınken, yasa için lütfu terk etmeye hiçbiri cesaret edemedi. Pavlus’un arkasından Barnaba, Asya İli’nde Mesih’in zafer töreninin detaylarını ve muhteşem işaretleri ve mucizeleriyle kurtarıcı isteğini nasıl doğruladığını bir kez daha ortaya koydu. Saygı duyulan Barnaba’ya hizmet gezileri hakkında konuşması için fırsat veren Pavlus, bu toplantıda konuşmamıştı. Barnaba, bu konuşmayı kiliseye ve Pavlus’a karşı sevginin son bir hizmeti olarak yaptı. Biri Yahudi olan Hristiyanlar ve diğeri Yahudi olmayan Hristiyanlar’dan oluşan iki ayrı kilise olmayacağından, iki grup aynı kilisede birleşti.

Ölümden dirilen İsa Mesih, baskılara cesurca karşı koyabilmeleri için elçilerine Ruh’u aracılığıyla önderlik etti. Orada bulunan ve yasayı tamamen anlayamayan diğer kişilerin zihinlerinde ayrılık oluştu. Bu yüzden Tanrı, Ruhu aracılığıyla iki karşıt grubu bir araya getirdi. Elçiler, kalplerini Kutsal Ruh’un sesine kapatmadılar. Yeni Anlaşma’ya uydular ve umutlarını sadece lütfa bağladılar.

Dua: Rab İsa Mesih, bu önemli toplantıda İncil’in sözlerini kilisemizin ışığı gibi yayan elçilerinin kalplerinde yaşadığın ve onlara önderlik ettiğin için sana teşekkür ederiz. Bize Yahudi yasasından ve kendi kendimizi haklı çıkartmaktan kaçınmamız için ve Yargı Günü’nde senin kanına olan inancımız sayesinde lütfuna doğru gidebilmemiz için bize yardım et. Tanrı’nın çocukları olduğumuzu bizim ruhlarımıza hissettiren Ruh’una teşekkür ederiz.

Soru 73: Petrus’un, konuşmasının ana düşüncesi haline gelen açıklaması neydi? Neden Hristiyan kilisesi bunu kurtuluşun esası olarak kabul etti?

Not: Elçilerden biri olan Petrus’un bu açıklamasının, Elçilerin İşleri Kitabı’nın gelişmesinde büyük ve etkili bir adım olduğu görülmüştür. Aslında bu açıklama, kitabın ruhsal merkezidir. Hatta kendisinden önce gelen ve kendisinden sonra gelen kelimelerin toplam sayılarının da birbirinin benzeri olduğu bu önemli kitabın tam da orta yerindedir. Bu ayet, aynı zamanda, Elçilerin İşleri Kitabı’nda Petrus’un yaptığı son bildirimdi. Konuşmasının özeti ve özüydü. O andan sonra Luka, Petrus’un yaşamıyla ilgili hiçbir şey belirtmedi. İncil’in lütfunu, gerçek kurtuluşun temeli olarak yorumlayan Petrus, görevini kilise başkanı olarak tamamladı.

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:05 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)