Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 068 (Founding of the Church at Iconium)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
A - İlk Müjdeleme Yolculuğu (Elçilerin İşleri 13:1 - 14:28)

4. Konya’daki Kilisenin Kuruluşu (Elçilerin İşleri 14:1-7)


Elçilerin İşleri 14:1-7
Aynı şekilde Konya’da da Yahudiler’in havrasına giren Pavlus’la Barnaba öyle etkili konuştular ki, hem Yahudiler’den hem de Grekler’den çok kişi iman etti. Ama inanmayan Yahudiler, öteki uluslardan olanları kardeşlere karşı kışkırtarak zihinlerini bulandırdılar. Orada uzunca bir süre kalan Pavlus’la Barnaba, Rab hakkında cesaretle konuşuyolardı. Rab de onlara belirtiler ve harikalar yapma gücü vererek kendi lütfunu açıklayan bildiriyi doğruladı. Kent halkı ikiye bölündü. Bazıları Yahudiler’in, bazıları da elçilerin tarafını tuttu. Yahudiler’le öteki uluslardan olanlar ve bunların yöneticileri, elçileri hırpalayıp taşa tutmak için düzen kurdular. Bunu öğrenen Pavlus’la Barnaba, Likaonya’nın Listra ve Derbe kentlerine ve çevre bölgeye kaçarak oralarda da Müjde’yi yaydılar.

Pavlus ve Barnaba Antakya’dan Anadolu’ya nereye gittiklerini bilmeden gitmediler. Dikkatli bir şekilde giderek Mesih İsa’ya zafer alayında eşlik ettiler. Kısa bir sürede Konya’ya vardılar, yani Anadolu’daki bir diğer ticari merkeze... Eski Antlaşma’daki Yahudiler’in, Müjde’nin ilk ulaştığı veya Müjde’yi ilk reddeden kişiler olması gerektiğini ifade eden peygamberlikleri bildiklerinden, ilk önce Yahudiler’e ait bir sinagoga gittiler.

Kısa sürede, Müjde’yi duyup kabul eden Yahudiler’den ve yeniden doğmuş Yahudi olmayanlardan gelen insanlardan güçlü bir kilise oluştu. Luka bizler için Pavlus’un Antakya’daki Yahudiler’e ait bir sinagogta verdiği bir vaazını 13. bölümde kaydetti. Pavlus Konya’da vaaz vermiştir. Birçok kişi İsa’nın sürüsüne katılıp O’ndan sonsuz yaşam aldıklarında, sinagogun yöneticisi kıskanmaya başlamıştır. Pavlus’un yasa hakkındaki yorumuna karşı çıkmış ve daha önce çarmıha gerilmiş ama şimdi diri olan Mesih İsa’ya küfretmiştir. Sonunda, Pavlus’un isteğinin dışında acı verici bir ayrılık meydana gelmiştir. Bu ayrılık Pavlus’un yanlış öğretiş yaymasından veya kibirliliğinden meydana gelmemiştir. Bu Müjde’nin yayılma-sının kaçınılmaz bir sonucudur. Tanrı’nın sözü kişiyi ya kurtarır ya da yüreğini katılaştırır. Ya özgür kılar ya da günahlarına bağlar. Bizler kiliselerimizdeki ruhsal arınmayı göz önünde bulundurmalıyız. Günahlarımızdan arınmak için atılan her gerekli adım, alçakgönüllü bir şekilde üstlenilen, büyük sevinç kaynağıdır.

Neden birçok Yahudi, Nasıralı İsa’ya, çarmıha gerilmiş Mesih’e, cennetin efendisine inanmamıştır? Luka’ya göre, birçoğunun Müjde’yi bilmesine ve Kutsal Ruh’un etkisine rağmen, kabul etmek ve inanmak istemedikleri için inanmamışlardır. Akılları ve benliklerinin arzuları Tanrı’ya karşıydı. Bu nedenle Müjde’yi kabul etmeye hazır değillerdi. İnançlarını ve doğruluklarını, kendi dünyevi işleri ve yetenekleri doğrultusunda kendileri inşa etmişlerdi. Böyle yaparak tövbenin gerekliliğini reddetmiş ve Mesih’e bağlılık duymamışlardı. Onlar, kendisinin Tanrı’ya giden tek yol olduğunu söyleyen Kurtarıcı’dan nefret etmişlerdi. Bugün bile yasalara uyup bunun cennete gitmek için yeterli olduğunu düşünen kişi, Mesih’i duymaya hazır olmayacaktır. Bu zavallı “Yasacı”, kendisinin günah içinde boğulduğunu gözlemlemediği için kendini kandırır. Kendi kafasında yarattığı “Tanrı”, onun tövbe etmesini, günahlarını itiraf etmesini ve kırılmasını engeller. Bu kendini beğenmiş ikiyüzlü kişi İsa’ya, Kurtarıcı’ya ihtiyacı olmadığını düşünür ve kendisine sunulan kurtuluşu reddeder. Senin İsa’ya ihtiyacın var mı? Kendi güç-süz ve günahlı benliğini biliyor musun? Gece gündüz, her gün oruç tutup Kurtarıcına dua ediyor musun?

Luka, Pavlus ve Barnaba’nın ikisine de kardeşlerim demiştir. Çünkü onlar büyük bir sevgi ve alçakgönüllülükle, uyum ve Kutsal Ruh’un kardeşliği içinde birlikte çalışmışlardır. Hiç biri kendi öz benliğinin veya başka şeylerin peşinde koşmamıştır. Birlikte dua etmiş, İsa’nın zaferini duyurmakta birlikte çalışmışlardır.

Üçü de kendilerine karşı artan nefreti hissetmiş, ama bundan kaçmamıştır. Mesih İsa’ya tanıklık etmeye, yeni kiliseler oluşturmaya devam etmişlerdir. Harika mucizeler ve şifalar imanlarının gelişmesiyle artmış, bu da Mesih İsa’nın aralarında yaşadığını göstermiştir. Vaazları giderek daha da güçlenmiş ve Mesih’in Müjde’si giderek daha fazla kendini belli etmiştir. Rab bugün de inananlara tanıklıklarını güçlendirmek için armağanlarını göndermeye hazırdır. Bu şekilde şükran ve iman sözleri, elçilerin vaazlarındaki temel konular olmuştur.

Yahudiler’e ait olan sinagogdaki ayrılık tüm şehre öyle bir yayılmıştır ki, şehirdeki her aile iki gruba ayrılmıştır. İlk grup şehirdeki sükûneti koruma dileğiyle birlikte Yahudiler’e ve onların ticari çıkarlarına yönelmiştir. Onlar yeni öğretiden nefret etmiş, Pavlus’u ve onun kışkırtıcı ruhunu uzaklaştırmaya çalışmışlardır. İkinci grup ise Mesih’in gücünü, elçilerin karanlığı aydınlatan işlerini görmüşlerdir. O’nun zafer alayında yer almayı dilemişler ve Tanrı’nın kutsaması için dua etmişlerdir. Şehirlerinde ruhsal bir uyanış ve büyüme arzu etmişlerdir.

Ama nasıl olduysa, yeni öğreti eski gelenekle çarpışmıştır. O esnek olmayan kişiler, Tanrı’nın sevgisinin yayılışını engellemek için her yolu denemişler, ama başarılı olamamışlardır. Yahudiler, Pavlus ve Barnaba’yla ruhsal olarak başa çıkamadıkları zaman, gizli bir şekilde yönetici ve şehirde mevki sahibi kişilerle anlaşmış, onlara işkence etmenin ve taşlamanın yollarını aramışlardır. Şiddete ve cinayete başvurmuşlardır, ancak onların “Yasacı” ruhları, Kutsal Ruh’a hiçbir şekilde üstün gelememiştir.

Elçiler bu kötü niyetleri önceden fark etmişler ve Konya’dan başka bir şehre kaçmışlardır. Mesih’in yararı için ölmek Tanrı’nın tek emri değildir. Bazen O’nun için yaşamak, O’na hizmet etmek ve O’nun sözünü yaymaya devam etmek daha önemlidir. Bu yüzden kendi yaşantınızda Kutsal Ruh’un size ne söylediğini dikkatle dinleyin. Tehlikelerle karşılaştığınızda, size eziyet, hakaret edildiğinde, üzerinizde İsa yüzünden acı verici baskılar kurulduğunda şaşırmayın! Pavlus, bir şehirden bir başkasına, bir ülkeden diğerine kaçmış, her seferinde cesaretini tekrar ve tekrar toplamıştır. Eziyet edenlerin nefretine aldırmamış, sürekli Mesih’in kurtuluşunu duyurmuştur. O zaman dua et kardeşim ve Kutsal Ruh’un işaretlerini gözle. Sessiz kalma, Tanrı’nın sevgisinin büyüklüğünü korkusuzca duyur. Böyle yaparak yukarıdan gelen lütfun gücüyle dolarsın!

Dua: Pavlus ve Barnaba’ya güç verdiğin, onlar da eziyet ve tehlikeden yılmadıkları için sana şükrediyoruz. Sen onlara güç verdin, yönlendirdin ve kutsal adını yüceltmeleri için cesaret verdin. Lütfen bize de kimseden korkmamamız ve senin adını yüceltmemiz için yardım et. Senin yüce ve diri isminle. Amin.

Soru 68: Pavlus ve Barnaba neden bir şehirden diğerine kaçmışlardır?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:01 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)