Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 036 (The Days of Moses)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
A - Yeruşalim’deki İlk Kilise’nin Gelişimi Ve Büyümesi (Elçilerin İşleri 1 - 7)
21. İstefanos'un Savunması (Elçilerin İşleri 7:1-53)

b) Musa'nın Günleri (Elçilerin İşleri 7:20-43)


Elçilerin İşleri 7:20-29
“O sırada, son derece güzel bir çocuk olan Musa doğdu. Musa, üç ay babasının evinde beslendikten sonra açıkta bırakıldı. Firavunun kızı onu bulup evlat edindi ve kendi oğlu olarak yetiştirdi. Musa, Mısırlılar’ın bütün bilim dallarında eğitildi. Gerek sözde, gerek eylemde güçlü biri oldu. Kırk yaşını doldurunca Musa’nın yüreğinde öz kardeşleri İsrailoğulları’nın durumunu yakından görme arzusu doğdu. Onlardan birine haksızlık edildiğini gören Musa, onu savundu. Haksızlığı yapan Mısırlı’yı öldürerek ezilenin öcünü aldı. ‘Kardeşlerim Tanrı’nın benim aracılığımla kendilerini kurtaracağını anlarlar’ diye düşünüyordu. Ama onlar bunu anlamadılar. Ertesi gün Musa, kavga eden iki İbrani’yle karşılaşınca onları barıştırmak istedi. ‘Efendiler’ dedi, ‘Siz kardeşsiniz. Niye birbirinize haksızlık ediyorsunuz?’ Ne var ki, soydaşına haksızlık eden kişi Musa’yı yana iterek, ‘Kim seni başımıza yönetici ve yargıç atadı?’ dedi. ‘Yoksa dün Mısırlı’yı öldürdüğün gibi beni de mi öldürmek istiyorsun?’ Bu söz üzerine Musa Midyan ülkesine kaçtı. Orada gurbette yaşadı ve iki oğul babası oldu.

Sahte tanıklar İstefanos’un Musa’yı reddettiğini söylemeye başlayınca, İstefanos, Musa hakkında daha detaylı bir konuşma yaptı. Eski Antlaşma’daki bu çok önemli kişi hakkında açıkça konuştu.

İlk önce Musa’nın çocukluğundan başladı. İnsanlar gittikçe çoğalmaya başlamıştı ve bu yüzden Mısırlılar doğum oranlarını ellerinde bulundurmak istediler. “Eğer onları serbest bırakırsak daha da çok artacaklar ve güçlenecekler, eğer onları köleleştirmezsek onlar kontrolü alacaklar” demeye başladılar.

Sıkıntıların tam ortasında Tanrı kendine inananlara daha da yaklaştı. Musa’nın ailesi, onu sığ suların arasında kamışların bulunduğu bir bölgeye saklamışlardı. Musa ismi “çıkartmak” anlamına gelir. Zorluklar ortaya çıkmaya başlamıştı ve bir noktada artık işler iyice karışmıştı, çünkü Tanrı seçtiği peygamberi aracılığıyla işlere müdahele etmişti.

En Yüce Rab, Musa’ya en iyi eğitimin verilmesini sağlamıştı. Genç Musa, firavunun ailesine girmiş ve böylece Mısır’da alabileceği en iyi eğitimi almıştı. Tüm Mısır sihirlerinin sırlarını da öğrendi. Gençliğinde inanlı biri değildi, aksine herbirimiz gibi kötüydü.

Musa, Mısırlı değil de İbrani olduğunu ve halkının kölelikte yaşadığını fark edince doğal olarak hemen harekete geçti. Her şeyi kontrol eden Mısırlı angaryacılardan bir tanesini öldürdü. Aldığı eğitimin kendine bir yararı yoktu. Bir anda kendisini halkını kurtarmak için şiddete başvururken fark etti. Bu aslında birçoklarının takip ettiği bir aldatma yoludur. İşlerin sahtekârlık ve şiddetle değişmesini isterler. Bu insanlar hemen Musa’nın yaptığı gibi yaparlar ve öldürmeye başlarlar. Fakat gerçekle ilgili hiçbir şeyi değiştirmiş olmazlar. Bunun için bizim yeni yollara ihtiyacımız yoktur, ihtiyacımız olan değişen insanlardır. İsa Mesih’in zamanında, Yahudiler Tanrı Oğlu’nu öldürdüler. Bunu yapma sebepleriyse “tüm halkı kurtarmaktı.” Gerçekte, yüreklerinde bir şey değişmemişti, çünkü uluslar savaşlar, kölelik ve adaletsizlikle ileriye gitmez, daha da kötüleşir.

Musa kendi insanlarının onu aralarına alacağını ve kral yapacağını düşünmüştü. Aynı ulusun iki evladı kavga ettiğinde, işte o zaman işler karışmıştı, çünkü onun aracı olmasını istemediler. Musa o gün aynı ulustan olmanın bir yalan olduğunu anladı. Çünkü sonuç olarak her birey kendisini seviyordu. Musa kardeşlerinin kendinden nefret ettiğini anladı. Hemen oradan kaçıp çöllere doğru gitti. Kendi ulusu onu reddetmişti.

Mesih de aynı bu şekilde reddedilmişti. Tanrı’nın tasarısı, katı yürekli insanları Oğlu aracılığıyla kurtarmaktır. Bunu yaparak onları günahın, ölümün ve Şeytan’ın tutsaklığından kurtarır ve o insanlar Rab’bin yargı günü geldiğinde lütuf bulurlar. Ancak kendi halkı onu anlamadı. İsa’yı reddettikleri gibi, Musa’yı da reddettiler. Soru aynı şekilde bizim için de geçerlidir: “Peki bizim durumumuz nedir?” Yahudiler’den daha mı zekiyiz? Mesih’i kurtarıcı olarak kabul ediyor muyuz? Bugün Kutsal Ruh’un seslendiğini duyuyor muyuz?

Musa, Bedeviler’in arasında bir mülteci olmuştu. Alçakgönüllülüğü ve çöllerde çobanlık yapmayı öğrenmişti. Çobanlık aslında çok zor bir meslektir; cesaret, sabır ve tecrübe gerektirir. Muhtemelen Musa bu çöldeki çobanlık zamanlarında Arapça da öğrenmiş olmalı, çünkü Midyanlılar Arapça konuşurdu. Midyanlı birisiyle evlenmişti ve iki oğlu olmuştu. Bu birliktelik İsrailli biriyle Arap biri arasında olan bir evlilikti (Çık.18:1-7).

Dua: Ya Rab, beni kendime güvenme günahından koru. Sana güveneyim ve kendi aklımla insanlara örnek olmayayım. Ruhun’un kalbimi yenilemesini sağla. Rab, günahlarım çoktur. Mesih İsa günahlarımı temizleyip beni pak kılsın. Bizlere merhamet et, ya Rab, kutsa bizi ve bizlere kurtarışının gücüyle önderlik et. Amin.

Soru 36: Musa’nın iyi bir eğitim sayesinde düzelip değişmediğini nasıl biliyoruz?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:35 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)