Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Romans - 058 (The Holy Remnant Exists)
This page in: -- Afrikaans -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bengali -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- ENGLISH -- French -- Hebrew -- Hindi -- Indonesian -- Malayalam -- Polish -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Spanish? -- Turkish -- Urdu? -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

ROMALILAR - RAB Doğruluğumuzdur!
Elçi Pavlusun Romalılara Mektubu
BÖLÜM 2 - TANRI’NIN DOĞRULUĞU, ONUN SEÇİLMİŞLERİ OLAN YAKUP’UN ÇOCUKLARININ YÜREKLERİNİN KATILAŞMASINDAN SONRA BİLE, SARSILMAZ (Romalılar 9:1-11:36)
5. Yakup’un Çocuklarının Umudu (Romalılar 11:1-36)

a) Kutsal Topluluk Vardır (Romalılar 11:1-10)


ROMALILAR 11:1-10
1 Öyleyse soruyorum: Tanrı kendi halkından yüz mü çevirdi? Kesinlikle hayır! Ben de İbrahim soyundan, Benyamin oymağından bir İsrailliyim. 2 Tanrı önceden bildiği kendi halkından yüz çevirmedi. Yoksa İlyas’la ilgili bölümde Kutsal Yazının ne dediğini, İlyas’ın Tanrıya nasıl İsrail’den yakındığını bilmez misiniz? 3 "Ya Rab, senin peygamberlerini öldürdüler, senin sunaklarını yıktılar. Yalnız ben kaldım. Beni de öldürmeye çalışıyorlar." 4 Tanrı’nın ona verdiği yanıt nedir? "Baal’ın önünde diz çökmemiş yedi bin kişiyi kendime ayırdım." 5 Aynı şekilde, şimdiki dönemde de Tanrı’nın lütfuyla seçilmiş küçük bir topluluk vardır. 6 Eğer bu, lütufla olmuşsa, iyi işlerle olmamış demektir. Yoksa lütuf artık lütuf olmaktan çıkar! 7 Sonuç ne? İsrail aradığına kavuşamadı, seçilmiş olanlar ise kavuştular. Geriye kalanlarınsa yürekleri nasırlaştırıldı. 8 Yazılmış olduğu gibi: "Tanrı onlara uyuşukluk ruhu verdi; Bugüne dek görmeyen gözler, duymayan kulaklar verdi." 9 Davut da şöyle diyor: "Sofraları onlara tuzak, Kapan, tökez ve ceza olsun. 10 Gözleri kararsın, göremesinler. Bellerini hep iki büklüm et!"

Elçi Pavlus, İbrahim’in çocuklarının yok olması ve kurtuluşu konusunda bir tartışmaya hazırlanır. Korkunç bir soruyu dile getirir: “Antlaşmanın Rab’bi yürekleri katılaşan halkını, tümden, reddedip, terk mi ediyordu?” (Mezmurlar 94:14)

Pavlus soruyu “Hayır” diyerek cevaplar. Ben Rab’bin lütfunun kanıtı olduğum için, böylesine bir şey imkânsızdır. O benim gibi suçlu ve günahkâr birini bile kurtardı. Beden olarak Benyamin oymağında ve İbrahim’in soyundanım. Rab beni çağırdı, bağışladı ve bana hayat verdi. Rab’bin kurtaran lütfunun bir kanıtı olarak, Yakup’un çocukları için, buradayım.

Benim Mesih’te yaşamış olduğum gibi, Rab Yakup’un çocuklarının tüm oymaklarının üyelerini defalarca çağırmıştır. Onları kurtardı, bereketledi ve onları gönderdi. Rab orijinal Hıristiyanlığı onlardan oluşturdu. Mesih’te yeniden doğmuş olan Hıristiyan Yahudiler olmadan Mesih’in müjdesi hakkında yazılmış her hangi bir şey göremezdik. Onlar Tanrı’nın krallığının özüydü ve Tanrı’nın tohumlarını ulusların arasında ekmişlerdi. Hasat otomatik olarak çoğaldı, Rab’bin krallığı geldi ve herhangi bir ses çıkartmadan, o hasatı, sürekli olarak büyüttü.

Tanrı seçilmiş halka sahiptir ve ayrıca ruhsal krallığı için de kendi yolları vardır. Bugün bile, başka tanrıları takip ettikleri için, Yakup’un çocuklarının çoğu Mesih’i ve onun takipçilerini reddedip, onlardan nefret etmelerine rağmen, Tanrı sevdiklerini reddetmedi. Ama İlyas peygamber zamanında durum nasıldı? Bu cesur peygamber, kuzey krallığında başlamış olan inananların kanlı işkencelere uğraması ve kraliçenin kendisinin ölümünü önceden ilan etmiş olması nedeniyle bir iç geçirdi (1. Krallar 19:10-14)

Sonra Rab onu teselli eden sözlerle cevapladı: “Ancak İsrail’de Baal’ın önünde diz çöküp onu öpmemiş yedi bin kişiyi sağ bırakacağım." (1. Krallar 19:18). Bu sağlam ve kararlı inananların kimler olduklarını hiç kimse bilmiyor. Onlar kutsal topluluktu ve muhtemelen de kovulmuşlar ve tüm dünyaya imanlarını duyurdukları, Samiriye’nin yok oluşu boyunca kölelik yapmışlardı. Tanrı kendine inananları korur ve hiç kimse de onları onun elinden alamaz. O inananlarına lüks bir hayat vaat etmedi ama sonsuz ruhsal güvencesiyle, onlara tanıklığını verir. (Yuhanna 10:29-30)

Bu tartışmada, Pavlus kendi sorusuna cevap verir: “Aynı şekilde, şimdiki dönemde de Tanrı’nın lütfuyla seçilmiş küçük bir topluluk vardır.” (Romalılar 11:5).

Bu tanımlama, Mesih’in doğumundan itibaren geçerlidir. Sadık Hıristiyanların simgesi; ne güçtür, ne zenginliktir ne de onurdur ama acı çekerken bile, İsa’yı takip etmektir. Böylelikle, İsa az sayıdaki, takipçilerine: “Korkma, ey küçük sürü! Çünkü Babanız, egemenliği size vermeyi uygun gördü” (Luka 12:32; 22:28-29)

Baba’nın, Oğul’un ve Kutsal Ruh’un yetkisi, her zaman, seçilmiş kutsalları için bereketlenmiş bir seçenek oluşturur. Pavlus ve Barnabas, ilk hizmet yolculukları boyunca, halkların seçilmiş olanlarına: “Tanrı’nın Egemenliğine, birçok sıkıntıdan geçerek girmemiz gerekir" diyorlardı (Elçilerin İşleri 14:22)

Elçi Pavlus bu bilgi ile derinleşti ve sadece lütuf nedeniyle, Yakup’un çocuklarının topluluğunun süreceğini ve yok edilmeyeceğini bildirir (Romalılar 11:6). Rab bu topluluğu, son günlerde, şeytani ayartılardan koruyor ve İyi Çoban olarak yönlendiriyor. Bu topluluk; kendi işleri nedeniyle, doğru, dindar ve seçilmiş değildir ama tüm iyi şeyler, sadece, lütfun ürünüdür. Bunun için, İsrail halkının kutsal topluluğunu koruyan Mesih’in olağan üstü ve evrensel gücüne inanmalıyız. Bunun için Rab’be şükretmeliyiz. Çünkü onun devamlılığı, bizim Hıristiyan var oluşumuzun bir gizemidir.

Pavlus Romalılar 11:7’de: Öyleyse Yakup’un çocuklarının ruhsal durumu neydi ve bugün nedir? Yasaya uyarak ne demek istediler? Dindarlıklarının ulaşamadıkları amacı neydi? diye soruyor. Amaçlarını kaybettiler, kendilerinde konut kurmuş olan Kutsal Ruh’a karşı yüreklerini katılaştırarak, Krallarını çarmıha gerdiler. Kutsal Üçlüğün birliğinden, istekli bir şekilde, uzaklaştılar. Kendilerini sömüren başka ülkelerin krallarına ve liderlerine hizmet ettiler ve Mesih karşıtının kendileriyle birlikte, başkalarına karşı hüküm sürmesini beklediler. Bu acı dolu gerçek, İbrahim’in çocuklarının küçük bir gurubu Kutsal Ruh’tan yeniden doğdukları için, Yakup’un çocuklarının hepsini içermez. Günahlarını biliyorlardı ve toplum huzurunda bunu itiraf etmişler, alçak gönüllü Tanrı Kuzusu’na inanmışlar, mutlak bağışlamasını almışlar ve vaat edilmiş Ruh’la mesh edilmişlerdi. Mesih’in hayatını yaşamışlar ve onun ruhsal bedeninin etkin birer üyesi olmuşlardı.

Ancak, uluslarının çoğunluğunun yürekleri katılaşmıştı (Yasanın Tekrarı 29:4; Yeşaya 39:10). İyi ve kötüyü ayırt edemeyen bir ruh almışlardı. Bu nedenle, iyi ve kötü için bir hisleri yoktu ama memnun oldukları şeyleri yaptılar. Tanrı’yı ve son yargı gününü umursamıyorlardı. Çünkü gördükleri halde görmezler ve duydukları halde duymazlar. Hatta Kral Davut, halkının çoğunun cezalandırılması ve onların planlarının onlar için bir tuzak olması için Rab’be dua etmişti. (Mezmurlar 69:23-24)

İsa Davut’un sert sözlerini değiştirmiş ve izleyenlerine: “düşmanlarınızı sevin, size lanet edenleri bereketleyin, sizden nefret edenler için iyilik yapın ve kindarca sizleri kullananlar ve size işkence edenler için dua edin ki böylece göklerde olan Baba’nızın oğulları olasınız” (Matta 5:44-45) diyerek emir vermişti.

Seçilmiş halkın kutsal topluluğu ve tüm dünyadaki Hıristiyanlık; uydurma suçlamalar, baskılar ve işkencelerin ortasında, Mesih’in emirlerini uygulamakla, varlıklarının önemini kanıtlamışlardır.

DUA: Göksel Babamız, yüreklerini Kutsal Ruh’a açan, İsa’nın kanıyla kendilerini aklayan ve sonsuz yaşamı alan İbrahim’in çocuklarının çoğalması nedeniyle sana tapınırız. Lütfen yeni inananları güçlendir ve şiddetli işkenceler arasında senin varlığını yaşayabilsinler, iman paydaşlarından yardım bulabilsinler ve bölünmelere yem olmasınlar diye onları koru.Amin.

SORULAR:

  1. Tanrı’nın İlyas’a söylediği; Baal’a tapınmayan yedi bin İsrailli’yi ayırdığını söylediği sözleri ne anlama geliyor
  2. Pavlus’un; kendisinin ve Mesih’i izleyen Yahudilerin, Tanrı’nın seçilmiş halkının kutsal topluluğa ait olduğunu söylediği sözleri, ne anlama geliyor?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on October 25, 2012, at 12:11 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)