Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Romans - 008 (The Righteousness of God)
This page in: -- Afrikaans -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bengali -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- ENGLISH -- French -- Hebrew -- Hindi -- Indonesian -- Malayalam -- Polish -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Spanish -- Turkish -- Urdu? -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

ROMALILAR - RAB Doğruluğumuzdur!
Elçi Pavlusun Romalılara Mektubu
Açılış: Selamlama, Tanrı’ya şükür sunma ve Mektubunun Özlü Sözü Olarak “Tanrı’nın Doğruluğu” üzerine vurgu (Romalılar 1:1-17)

c) Tanrı’nın Doğruluğu, Değişmez İman Aracılığıyla Bizlerde Kurulmuş ve Gerçekleşmiştir. (Romalılar 1:16-17)


ROMALILAR 1:16
16 Çünkü ben Müjde'den utanmıyorum. Müjde, önce Yahudilerin, sonra da Yahudi olmayanların olmak üzere, iman eden herkesin kurtuluşu için Tanrı'nın gücüdür.

Pavlus “müjde” sözcüğünün, örneğin; başkentteki insanların duymayı istedikleri kraliyet ailesi düzeyindeki sevindirici haberlerin açıklanması gibi birçok anlamı olduğu için, Roma’da hem bilindiğinin hem de hoş bir anlamı olduğunun farkına vardı.

Kurtuluşun sevindirici haberini, kraliyet açıklamalarıyla aynı seviyeye yükseltti. Sanki: “Küçük bir sömürge olan Filistin’den gelen mektubumdan utanmıyorum. Aksine, tüm çağlardan önce Tanrı’dan çıkmış ve kutsallığında bizim yanımızda olmak için beden almış ve ölümü ve dirilişiyle tüm insanlığı satın almış olanın, Tanrı’nın Biricik Oğlu olduğuna dair sevindirici haberi iletmek için, onu başkentin tam da ortasına getirdim. Benim mektubumun içeriği; ölümsüz bir Sezar’dan ölümsüz oğlun doğduğuna dair bir duyuruyu içermiyor. Fakat onun içeriği; Sonsuz Baba’nın sonsuz Oğlu’nun doğumunun sevindirici ilanıdır. Eğer kraliyet müjdesi sizlere Roma ordusunun zaferlerini ya da kraliyet oyunlarının veya kalabalıkları memnun etmek için yiyecekle ilgili sevindirici haberlerini taşıyorsa, işte ben de, sizlere, tüm insanların; günahtan, ölümden, Şeytan’dan, Tanrı’nın gazabından ve yargısından satın alındığının iyi haberini getiriyorum. Benim sevindirici haberim, evrensel, ulvi, sonsuz, güçlü, büyük ve muhteşem olduğu için, Roma’nın tüm sevindirici haberlerinden daha büyüktür. Felsefeler, kitaplar ya da boş umutlar üzerine oluşturulmamıştır. Bir tek kişinin üzerine odaklanmıştır.” demek istiyordu.

Romalılar, Yahudiler tarafından “Mesih” sözcüğüne yüklenmiş değişik anlamları bilmiyorlardı. Onun anlamını, devlete ait yükümlülüklerine ilaveten, başrahip olarak da değerlendirilen Sezar’a verilmiş bir unvan olan “mesh edilmiş olan” olarak anladılar. Sezar, sanki kutsamalar ve esenlik için bir aracıymış gibi, ulusal tanrılarla ve ruhlarla barıştırma hizmetiyle birlikte; yasal, askeri ve siyasi görevleri de kendi üzerinde bir araya topladı.

Ancak, gerçek Baş Kâhin olduğu ve Tanrı ile tek Aracı ve Arabulucu olduğu için, gökte ve yerde tüm yetkininin kendisine verilmiş olduğu Mesih, rablerin Rab’bidir.

Pavlus Müjdesinin başlangıcındaki bu bildiriyle, sadece Mesih’in Tanrı’ya Oğulluğunu ve kutsal doğasını açıklamış olmadı. Bununla birlikte; o dönemlerde yalnızca Sezar’a ait olan, “Dünyanın Kurtarıcısı” olma ünvanını tek başına hak eden Mesih’in; Rablik, Krallık, Hükümdarlık ve Arabuluculuk görevlerini de açıklamış oldu.

Tanrı’nın Oğlu’nun bu sevindirici haberi ve onun farklı hizmetleri sadece bir düşünceden ibaret değildir. O, müjde Tanrı’nın gücünün hepsini içerdiği için, dünyadaki tüm güçlerden daha büyük olan gücün bir patlamasıdır. Rab’bin kendisi müjdenin içinde vardır. Yeni bir hayat yaratarak ve çağırılmış olanların yeniden doğmalarını sağlayarak, duyanlara siyah harfler aracılığıyla konuşur. Yani kitapların Kitap’ını rafınızdaki diğer kitaplarla aynı seviye koymayın. Onu yükseltin ve tüm diğer kitapları mahkûm etiği için de onu uygun bir yere koyun. Tanrı mükemmel olduğu ve içinde tüm kâinatı yaratacak güçle dolu olduğu için, müjde de kendi içinde mükemmeldir.

Tanrı’nın gücü, Mesih’in müjdesi aracılığıyla, bu kötü dünyayı yok etmek için gelmedi. Tanrı tüm insanların kurtulmasını arzu ettiği ve gerçeğin bilgisine gelmelerini istediği için, dünyayı kurtardı. Göksel Babamız bir diktatör değildir. Hiç kimseyi Oğlu’nun müjdesini kabul etmeleri için zorlamaz ama herkes için kendi gerçeğini özgür bir şekilde teklif eder. Her kim yüreğini Mesih’in sözlerine açarsa ve ona güvenirse, Tanrı’nın gücünü tadar. İmansız kurtuluş yoktur. Her kim inanırsa, kutsallığını inananlar arasına yerleştirmiş olan, Tanrı’nın Oğlu’yla bir olmuş olur ve o inananı aklar, kutsar ve diriltir.

Mesih’e iman, yüreklerini açan herkeste sonsuz kurtuluşu oluşturur. Ve Tanrı’nın Oğlu’na güven bu kurtuluşun tek yoludur. İnananlar iman aracılığıyla; bağışlanma ve ölümden dirilişi alırlar. Bu nedenle, iman olmadan Tanrı’yı tanıyamayacağınız ya da onun gücünü hissedemeyeceğiniz için, iman, Romalılar Mektubunda belirleyici bir eylemdir. Yine de, her kim inanırsa aklanır ve gerçekten yaşar.

Yahudiler, büyük bir çoğunluğu Mesih’i reddetmesine, ondan nefret etmesine ve onu çarmıha germelerine rağmen, bu mutluluk verici gerçeği tattılar. Yine de alçak gönüllü bir seçim onu tanır ve ona inanır. Kutsal Ruh’la dolarlar ve Tanrı’nın sevgisinde devam ederler. Kutsal Üçlüğün gücü, bugün bile, ilk elçilerin tanıklıkları aracılığıyla, insanların yüreklerinde ikamet eder ve yaşar.

Yahudi azınlık Mesih’in kurtarışını kabul ettiklerinde, yüreklerini kurtuluş müjdesine açmış olan, Grek ve diğer ulusların büyük çoğunluğu da onları izlediler. Bu mesajın boş sözlerden oluşmadığını ama inananları diri olan Mesih’le sonsuz bir antlaşmada birleştiren, Tanrı’nın gücüyle dolu olduğunu gördüler.

Sevgili kardeşim, Mesih’in müjdesini dikkatli bir şekilde okursan, yüreğini bu sözlere açarsan, İsa’nın kutsallığına inanırsan ve dualarında onunla konuşursan, Mesih’in gerçek Kurtarıcı ve Kâhin, En Yüce Kral ve Dünyanın Kurtarıcısı olduğunu göreceksin. Yani; cesur olun ve hayatınızı tamamen müjde üzerine kurun. Böylece, Tanrı’nın gücü sizin zayıflığınızda yükselebilsin.

DUA: Tanrım, Baba, Oğul ve Kutsal Ruh; kendini Mesih’in müjdesinde açıkladığın ve bizleri imanla akladığın ve tüm doluluğunla bizlerde konut kurduğun için seni yüceltiriz. Gücün Romalılara yazılan Mektup aracılığıyla tam olarak çalıştığı ve Yeni Antlaşmanın her bir bölümünden döküldüğü için de seni yüceltiriz. Gözlerimizi ve zihinlerimizi aç ki senin sesini duyabilelim, sana güvenebilelim ve hayatlarımızı tamamıyla senin rehberliğine ve tasarrufuna teslim edebilelim. Amin.

SORU:

  1. 16. ayetteki hangi ifadeyi en önemli ifade olarak değerlendiriyorsunuz? Neden?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on October 25, 2012, at 11:25 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)