Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 118 (Paul Before Agrippa II)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
E - PAVLUS’UN YERUŞALİM VE SEZARİYE’DE TUTUKLANMASI (Elçilerin İşleri 21:15 - 26:32)

12. Pavlus Beraberindekilerle Birlikte II. Agripa’nın Huzurunda (Elçilerin İşleri 25:13-26:32)


Elçilerin İşleri 26:16-23
‘Haydi, ayağa kalk. Seni hizmetimde görevlendirmek için sana göründüm. Hem gördüklerine, hem de kendimle ilgili sana göstereceklerime tanıklık edeceksin. Seni kendi halkının ve öteki ulusların elinden kurtaracağım. Seni, ulusların gözlerini açmak ve onları karanlıktan ışığa, Şeytan’ın hükümranlığından Tanrı’ya döndürmek için gönderiyorum. Öyle ki, bana iman ederek günahlarının affına kavuşsunlar ve kutsal kılınanların arasında yer alsınlar.’ Bunun için, ey Kral Agrippa, bu göksel görüme uymazlık etmedim. Önce Şam ve Yeruşalim halkını, sonra bütün Yahudiye bölgesini ve öteki ulusları, tövbe edip Tanrı’ya dönmeye ve bu tövbeye yaraşır işler yapmaya çağırdım. Yahudiler’in beni tapınakta yakalayıp öldürmeye kalkmalarının nedeni buydu. Ama bugüne dek Tanrı yardımcım oldu. Bu sayede burada duruyor, büyük küçük herkese tanıklık ediyorum. Benim söylediklerim, peygamberlerin ve Musa’nın önceden haber verdiği olaylardan başka bir şey değildir. Onlar, Mesih’in acı çekeceğini ve ölümden dirilenlerin ilki olarak gerek kendi halkına, gerek öteki uluslara ışığın doğuşunu ilan edeceğini bildirmişlerdi.”

Mesih, yüreği parçalanmış Saul’un günahlarıyla ilgili olarak umutsuzluk ve kötümserliğe düşmesine izin vermedi. Bunun yerine hemen o anda tövbe çağrısına itaat etmesini söyledi. Mesih’in görünmesinin, inatçı caniye bağışlamanın merhametinden daha çok anlam ifade ettiğinden ve bunun yanı sıra hizmet etmeye göndermek için bir çağrı olduğundan, onun ileriye doğru cesur adımlar atması için hem emir verdi hem de onu teşvik etti. Herkese diri olan Rab’le nasıl karşılaştığını anlatması gerekiyordu. Böylece Pavlus’un tanıklığının tek içeriği, görkemli Mesih oldu. Rab’bi, onu koruyacağına ve de-vamlı onunla olacağına dair garanti verdi. Böylece Yahudiler ve Yahudi olmayanlara giderken yalnız gitmeyecek, Kutsal Ruh’la dolmuş olarak gidecekti. Her kim Pavlus’a karşı çalışır ya da onu tutuklarsa, Tanrı’nın kendisine karşı saldırmış olarak kabul edilecekti.

Sevgili kardeşim, vaaz etmen için Mesih’in çağrısını duydun mu? Mesih’i Müjde’deki yüceliğiyle kabul ettin mi? Eğer öyleyse, Rab’bin 18. ayette etkin bir şekilde hizmet etmek ve tanıklık vermekle ilgili buyruğunu çalış. Böyle yaparak Mesih’in niyetini anlayabilir ve vaaz etmenin yedi anlamını kavrayabilirsin:

  1. Arkadaşlarının, senin tanıklığın aracılığıyla körelmiş zihinlerinin açılmasına ihtiyacı var. Diri ve yaşayan Mesih’i onlara yansıtmalısın.
  2. Bunu takiben kişi dünyanın ışığı Rab İsa’yı tanıyabilir, kararlılık ve samimi bir tövbeyle içinde bulunduğu karanlığı terk edebilir.
  3. Her insan Şeytan’ın zincirleri ve gücüyle bağlı olduğundan, onları özgür kılacak Mesih aracılığıyla kurtarılmaya muhtaçtır.
  4. Her kim Mesih’in çarmıha gerildiğine inanırsa, Tanrı’nın yargısı ve gazabından korunur. Böylece Kutsal Olan’a gelir ve coşku içerisinde O’na tapınır.
  5. Günahlarımızın bağışlanması ve yüreklerimizin aklanması, pratik olarak, Tanrı’ya olan bağlılığımızla gerçekleşir.
  6. Kutsal Ruh’un konut kurduğu hazır bir yürek, lütfun bizlere geleceğinin garantisidir.
  7. Tüm bu ruhsal armağanları yasaya uyarak kazanamayız. Ancak kendisinde konut kuran ve onlarda çalışan, diri olan Mesih’e iman aracılığıyla alabiliriz.

Sevgili okuyucu, kişisel olarak Şeytan’ın gücünden kurtuldun mu? Aklanmış bir yürekle Tanrı’ya hizmet ediyor musunuz? Mesih’in ışığında yürüyor musun? Öyleyse, Rabbiniz size O’nun kurtuluşunu anlatmaya çağırıyor. Böylece birçokları sizin tanıklığınızla kurtulabilirler. Kutsal Ruh’un size ne dediğini can kulağıyla dinleyin.

Pavlus Kral Agrippa’ya şöyle dedi: “Mesih bana gözüktü ve bana buyruk verdi. Ben de övgüye layık Rab’be hemen itaat ettim. Mesih’le karşılaşmam sonucu bu işleri yapabiliyorum. İnsanların tövbe edip kurtarıcılarına dönmeleri için Şam’da, Yeruşalim’de ve dünyanın her yerinde vaaz vermeliydim. İsa Mesih diridir! Herkese, ‘Ölü işlerinizden dönün ve Kutsal Olan Tanrı’ya hizmet edin. Gururlarınıza ölün artık ve Kutsal Ruh’un gücünde Rab’bin isteğini uygulayın. Bencil hayallerinize devam etmeyin. Kötü ve günahkâr olduğunuzun farkına varın. Sonra ellerinizi Mesih’e uzatın. Böylece O da sizleri kurtarsın’ diye vaaz etmek ve söylemek zorundaydım. Siz, öğretmenler ve yasa savunucuları! Acilen bir kurtarıcıya ihtiyacınız var. Ancak günahkârlar ve suçlular tövbeye ve yeni bir yaşama ihtiyaç duyduklarını kendiliğinden bilirler.”

Çarmıha gerilmiş ve ölümden dirilmiş Mesih’e ilişkin tanıklığı ve kurtuluşa ihtiyaçları olduklarını bildirmesi nedeniyle Yahudiler Pavlus’tan nefret ettiler. Yeruşalim’deki fanatiklerin saldırısının nedeni, ne tapınağın kirletilmesi, ne tahrik, ne de yasanın reddedilmesiydi. Sadece Mesih’e olan sevgisi ve etkin tanıklığının bir sonucu olarak ortaya çıkmıştı. Çarmıha gerilmiş İsa’nın dirildiğine inanmadıkları için Yahudiler Pavlus’u öldürmek istediler. Bu düşünceye itiraz ettiler. Aksi takdirde, kendilerinin Tanrı’nın Oğlu’nun katili olduklarını ve lanetlendiklerini itiraf etmiş olacaklardı.

Rab İsa, hizmetkârını tapınaktaki homurdanan kalabalıktan korudu. Böylece tanrısal gerçekle ilgili tanıklığını, hem kralların hem de yoksulların karşısında, hem zeki filozofların hem de cahil eğitimsizlerin huzurunda vermeye devam edebildi. Tanıklığı, Yasa ve peygamberliklerle tam bir uyum içerisindeydi. Tanrı’nın Oğlu bir siyasi kurtarıcı olarak gelmedi. Dünyanın günahını ortadan kaldırmak için geldi. Tanrı’nın Ruhu’yla doğan İsa, Tanrı ile insanı barıştırmak için bu dünyaya geldi. Bu işi hiç kimse yapamazdı. Kurtuluş sadece Yahudiler için değildir. Yahudi olmayanlar da kurtulabilirler. Mesih zafer kazanandır. O’nun bu kurtuluş mesajı, tüm ülkelere taşındı. O’nun ışığı karanlıkta da parlar!

Soru 118: Mesih’in vaaz etmek için buyurduğu yedi ilke nedir?

Elçilerin İşleri 26:24-32
Pavlus bu şekilde savunmasını sürdürürken Festus yüksek sesle, “Pavlus, çıldırmışsın sen! Çok okumak seni delirtiyor!” dedi. Pavlus, “Sayın Festus” dedi, “Ben çıldırmış değilim. Gerçek ve akla uygun sözler söylüyorum. Kral bu konularda bilgili olduğu için kendisiyle çekinmeden konuşuyorum. Bu olaylardan hiçbirinin onun dikkatinden kaçmadığı kanısındayım. Çünkü bunlar ücra bir köşede yapılmış işler değildir. Kral Agrippa, sen peygamberlerin sözlerine inanıyor musun? İnandığını biliyorum.” Agrippa Pavlus’a şöyle dedi: “Bu kadar kısa bir sürede beni ikna edip Mesihçi mi yapacaksın?” “İster kısa ister uzun sürede olsun” dedi Pavlus, “Tanrı’dan dilerim ki yalnız sen değil, bugün beni dinleyen herkes, bu zincirler dışında benim gibi olsun!” Kral, vali, Berniki ve onlarla birlikte oturanlar kalkıp dışarı çıktıktan sonra aralarında şöyle konuştular: “Bu adamın, ölüm ya da hapis cezasını gerektiren bir şey yaptığı yok.” Agrippa da Festus’a, “Bu adam davasını Sezar’a iletmeseydi, serbest bırakılabilirdi” dedi.

Gururlu kral, Pavlus’un daha önce sarf ettiği sözlere dayanarak, Romalılar’ın ve Grekler’in tüm tanrıları karanlığı temsil ederken, sadece Mesih’in dünyanın ışığı olduğunu anladı. Hemen önünde tutuklu olan Pavlus’un, ölmüş bir adamın tüm dünyanın Kurtarıcısı olduğu ve bu Kurtarıcı’nın Sezar’dan daha güçlü olduğu ve dünyadaki tüm tanrılardan daha görkemli olduğunu söylediği bu mesaj, aşırı derecede gururlu kralın kaldırabileceği bir mesaj değildi. Festus bu nedenle tüm kalabalığın önünde, “Pavlus, çıldırmışsın sen! Sürekli yasayla ilgili düşünmen ve dua etmen senin gözlerini karartmış” diyerek bağırdı.

Pavlus, Kutsal Ruh’un kendisinde bulunmadığı hiç kimsenin İsa’nın Rab olduğunu söylemeyeceğini, bu nedenle valinin kendisini anlamadığını biliyordu. Böylece o gururlu valiye şöyle cevap verdi: “Ben deli değilim. Akla yatkın gerçekleri dikkatli bir şekilde konuşuyorum. Ne heyecandan şaşkına döndüm, ne de transtayım. Sadece, hem diri hem de görkemli olan Mesih’in gerçeğini sizlere sunuyorum.” Pavlus birden Kral Agrippa’ya yönelerek her şeyi bilen bir tanık olarak ona konuştu. Her Yahudi, Nasıralı İsa’nın çarmıha gerildiğini biliyordu. Hristiyanlar da O’nun dirilişine coşkuyla tanıklık ediyorlardı.

Tutuklu Pavlus, aşırı gururlu kral ve onunla birlikte olanların önünde kişisel olarak konuştu. Ona şu soruyu yöneltti: “Peygamberlerin sözlerine inanıyor musun? Mesih’e işkence edildiği ve Yasa’ya uygun olarak da ölümden dirildiğini itiraf ediyor musun?” Pavlus kralın yüreğinin nasıl da titrediğini gördü. Eski Antlaşma’da bildirilmiş gerçekleri görüyordu ve yanlış tarafta yer almak istemedi. Bu nedenle de cevap veremedi. Elçi onun yerine cevap verdi: “Sizin inandığınızı biliyorum Kral Agrippa.” Pavlus bir peygamberdi ve kralın içinden geçenleri okuyabiliyordu. Onu bildiklerini itiraf etmeye yönlendirmek istedi. Fakat kral çekinerek kısık sesle şöyle dedi: “Bu kadar kısa bir sürede beni ikna edip Mesihçi mi yapacaksın? Belki bir inanlı olabilirim. Eğer mesajını tamamlarsan, beni ikna edebilirsin. Sonra ben de senin Mesih’ine dua ederim.” Pavlus’un yüreği coşkuyla doldu. Bu kralın yüreğinde Kutsal Ruh’un çalıştığını görerek haykırırcasına konuştu: “Ben tutuklu değilim. Sizler kendi günahlarınızın içinde birer kölesiniz. Kurtarıcı olan İsa Mesih’e gelin ve O sizi özgür kılsın. Şu anda zincirlerim olmasına rağmen ben özgürüm. Tanrı, kız kardeşiniz Berniki, Romalı vali, subaylar, resmi görevliler ve Sezariye’nin tüm önde ge-lenleriyle birlikte sizin de Kutsal Ruh’la dolmanızı nasip etsin.

Pavlus onların hepsine Rab’bin sevgisini gösterdi. Ağzından dökülen kelimeler bir yangın, gözlerinden gelen ışık ise merhametin ışınları gibiydi.

Daha sonra kral Pavlus’a hiçbir cevap vermeden kalktı. Müjde’nin gücü onu vurmuş ve vicdanını etkilemişti. Tüm dinleyiciler Pavlus’un doğru bir adam olduğunu anlamıştı ve hepsi onun suçsuz olduğuna tanıklık ettiler. Mahkemeyi terk eden herkes, tutuklu olanın savunmasından etkilenmişlerdi. Tutuklu Pavlus, Tanrı’nın sözleriyle hepsini tam yüreklerinin ortasından vurmuştu. Sonunda, atmosferden ve davadan etkilenen kral, “Bu adam serbest bırakılabilirdi. Ama davasını imparatora ilettiği için onu Roma’ya göndermek zorundayız” dedi. Bu asil sözler, eğer davasını Sezar’a iletmeseydi, Yahudiler’in Yüksek Kurulu serbest kalmasını hiç istememesine rağmen, Pavlus’un serbest kalabileceğini gösteriyor. Vali Festus, halkın temsilcileriyle işbirliği yapmak zorunda kaldı. Sonuç olarak Pavlus, diri olan Baba’nın isteğine uygun olarak Roma’da da tutuklu kaldı.

Dua: Rab İsa Mesih, diri olduğun ve tüm iman edenleri kurtardığın için sana tapınırız. Senin doğruluğunu ve gerçeklerini her ulusa iletebilmemiz için bize yardım et! Böylece birçokları günahlarından ve Şeytan’ın gücünden kurtulabilirler. Bizleri senin Kutsal Ruhun’dan kaynaklanan sabırla doldur. Böylece bizler cesur bir şekilde ve alçakgönüllülükle ileriye doğru gidebilelim. Senin muhteşem Müjde’ni öğretebilelim.

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:38 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)