Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 104 (From Tyre to Caesarea)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
D - ÜÇÜNCÜ MÜJDELEME YOLCULUĞU (Elçilerin İşleri 18:23 - 21:14)

11. Sur’dan Sezariye’ye (Elçilerin İşleri 21:7-14)


Elçilerin İşleri 21:7-14
Sur’dan deniz yolculuğumuza devam ederek Batlamya Kenti’ne geldik. Oradaki kardeşleri ziyaret edip bir gün yanlarında kaldık. Ertesi gün ayrılıp Sezariye’ye geldik. Yediler’den biri olan müjdeci Filipus’un evine giderek onun yanında kaldık. Bu adamın peygamberlik eden, evlenmemiş dört kızı vardı. Oraya varışımızdan birkaç gün sonra Yahudiye’den Hagavos adlı bir peygamber geldi. Bu adam bize yaklaşıp Pavlus’un kuşağını aldı, bununla kendi ellerini ayaklarını bağlayarak dedi ki, “Kutsal Ruh şöyle diyor: ‘Yahudiler, bu kuşağın sahibini Yeruşalim’de böyle bağlayıp öteki uluslara teslim edecekler.’” Bu sözleri duyunca hem bizler hem de oralılar Yeruşalim’e gitmemesi için Pavlus’a yalvardık. Bunun üzerine Pavlus şöyle karşılık verdi: “Ne yapıyorsunuz, ne diye ağlayıp yüreğimi sızlatıyorsunuz? Ben Rab İsa’nın adı uğruna Yeruşalim’de yalnız bağlanmaya değil, ölmeye de hazırım.” Pavlus’u ikna edemeyince, “Rab’bin istediği olsun” diyerek sustuk.

Pavlus başka bir gemiyle güneye doğru gitti. Akka’da 1 gün kaldı ve oradaki kardeşleri ziyaret etti. Sonra da Filistin’deki Roma başkenti olan ve Rab’bin Yahudi olmayanlara Ruhu’nu ilk döktüğü yer olan Sezariye’ye doğru yola çıktı. İlginçtir ama Yahudi olmayan bu topluluğun kilisesiyle ilgili hiçbir şey okumuyoruz. Bu, muhtemelen başka bir şehre göç ettikleri için olabilir. Sezariye, hükümetin bir karar uyarınca görevlileri başka bir yere atamadan önce, nispeten kısa bir süre hizmet ettikleri bir Roma merkeziydi.

Sezariye’de, etkin bir müjdeci ve ilk yedi kiliseden birinin diyakonu olan Filipus yaşıyordu. Filipus da müjdeci arkadaşı İstefan taşlandıktan hemen sonra bağnaz Saul’dan uzaklara, Yeruşalim’e kaçmaya zorlanmıştı. Diğer taraftan, kendisi de öldürülebilirdi. Pavlus şimdi onurlu bir konuk olarak onun evine geçmişti. Tanrı’nın sevgisi aracılığıyla artık Mesih’te kardeş olan bir düşman! İki kardeşin O’nun lütfu için Mesih’e nasıl şükrettiklerini düşünün. Luka, bu kilisenin başlangıcını çevreleyen tarihi olaylara ilişkin tanıklığını, elbette Elçilerin İşleri Kitabı’nı yazmak amacıyla kullandı. Filipus hâlihazırda (diğer elçilerin hepsinden önce) Kandar’ın hazinelerinden sorumlu Etiyopyalı’yı vaftiz ettiği için Yahudi olmayanlara vaaz etmek konusunu tamamen kabul etmişti. Mesih de egemenliğini birçok yerde anlatması için onu kullandı. Pavlus Filipus’un evinde, ruhsal uyum ve büyük bir coşkuyla uzun süre kaldı.

Ünlü müjdeci, evlilik ayıp olmadığı, ama Rab’den bir armağan olduğu için evliydi. Dört kızı vardı ve dördü de inanlı ve gerçek bir peygamberlik ruhuyla doluydu. Kutsal Ruh onlarda olduğu için, Tanrı’nın da dilemesiyle açık ve net bir şekilde kilisede konuştular. Babamız’ın bereketi tüm evde hâkimdi.

İsmi Luka tarafından Elçilerin İşleri 11:28’de de belirtilen, Yahudiye’den Hagavos adlı bir peygamber kiliseyi ziyaret etmek için geldi. İlk kilisede peygamberlik hizmeti vardı. Rab’bin Ruhu ona göründü ve Pavlus’un deniz yoluyla Yeruşalim’e geldiğini bildirdi. Yeruşalim’de onu bekleyen acılara hazırlamak için elçiyi uyardı. Peygamber, açık bir şekilde Yahudiler’in, tıpkı İsa’ya da yaptıkları gibi, Pavlus’u engelleyeceklerini ve onu ölümle cezalandıracaklarını ve utanç verici bir şekilde Yahudi olmayanların ellerine teslim edeceklerini bildirdi. Kendisi peygamberliğin mührü olan Mesih, Pavlus’un nasıl acı çekeceğini önceden haber verdi. Pavlus, ayrıca Mesih’ten tüm inanlılara yayılmış olan peygamberlik ruhunda da olduğu gibi, kilise tarafından da çekeceği acılar için önceden uyarıldı.

Tanrı’nın Pavlus’un kaderi hakkında verdiği esin Sezariye kilisesinin gözleri önünde gerçekleşince, kardeşler de tıpkı Petrus’un Rab’bin çarmıha gitmesini engellemesinde yaptığı gibi yaptılar ve Pavlus’u durdurmak istediler. Fakat Pavlus tüm gerçek peygamberlerde olduğu gibi, Rab’bin isteğini biliyordu. Kutsal amaçla aynı fikirdeydi. Rab’bin çektiği acıların örneklerini izlemek için hazırlanırken, gönüllü bir şekilde ve bilerek dünyadaki hizmetlerinden ayrılmaya başladı. Rab’bin tasarılarını özlemektense, kiliseyi arkada bırakarak ayrılmayı seçti. Kalbi nerdeyse kırılmış olmasına rağmen, imanın sadakatinde Rab İsa’yı daha fazla yüceltmek istedi.

Bu durumda, İsa’nın Rab olduğunu söyleyerek ilk kilisenin öğretisini açıkladı. Bu iki isimde bedensel olarak tanrılığın doluluğunun, alçakgönüllü bir şekilde insan doğasında saklanmasını buluyoruz. Rab’bin görkemi Pavlus’a galip geldi ve Pavlus hayatının geri kalanında O’na tapındı. Rabbi’ni en son ana kadar izlemeyi istedi ve Tanrı Kuzusu’nun kaderinin aynısına doğru gitmek için hazırlandı. Çevresindeki ayartılara karşı sağlam durdu. Tüm kiliseler, Pavlus’un insani heveslere bağımlı olmadığını, ama her bir detayda Rab’bin isteklerine sadık olduğunu gördüler. Bu kesinlikle sonraki olaylar için itici bir güç oldu.

Dua: Rab İsa, gerçek Tanrı ve gerçek insan olduğun için sana şükrederiz. Bizleri satın alarak ölümden, korkudan ve alçaklıktan kurtardın. Bizleri güçlendirdin ve son yolculuğumuzda da hâlâ bizleri güçlendirmeye devam edeceksin. Böylece bizler sıkıntı ve işkencelerin denenmesini geçebilir ve senin yüce adına tanıklıkta bulunabiliriz. Amin.

Soru 104: Pavlus kendisini Yeruşalim’de bekleyen sıkıntılardan neden korkmadı?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:25 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)