Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 050 (The Wonderful Works of Christ at the Hand of Peter)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
B - Kurtuluş Mesajinin Samİrİye ve Surİye'ye Yayilmasi ve Yahudİ Olmayanlarin Hrİstİyan Oluşu (Elçilerin İşleri 8 - 12)

8. Mesih'in Harika İşleri ve Eneas'ın İyileşmesi (Elçilerin İşleri 9:31-43)


Elçilerin İşleri 9:31-35
Bütün Yahudiye, Celile ve Samiriye’deki inanlılar topluluğu esenliğe kavuştu. Gelişen ve Rab korkusu içinde yaşayan topluluk Kutsal Ruh’un yardımıyla sayıca büyüyordu. Bu arada her tarafı dolaşan Petrus, Lidda’da yaşayan kutsallara da uğradı. Orada Eneas adında birine rastladı. Eneas felçliydi. Sekiz yıldan beri yatalaktı. Petrus ona, “Eneas, İsa Mesih seni iyileştiriyor” dedi. “Kalk, yatağını topla.” Eneas hemen ayağa kalktı. Lidda ve Şaron’da yaşayan herkes onu gördü ve Rab’be döndü.

31. ayetin Luka için çok önemli olduğunu görüyoruz, çünkü kilisenin zulüm altında olmasına rağmen büyüdüğünü anlatır. Hatta Müjde hiç umulmayan yerlerde bile duyurulmuş ve topluluklar kurulmuştu.

Saul Rab’be geldikten sonra Hristiyanlara yapılan zulümlerin etkisi azalmıştı. Sözde dini liderlerin gerçekleştirdiği İstefanos’un taşlanması olayı, gerçekten korku verici bir uyarıydı. Pavlus’un 3 yıl boyunca ortalarda olmaması da zulümlerin azalmasını sağlamıştı. Fakat öfke içten içe, sönmeyen bir ateş gibi sürmüştü.

Şam, Celile ve deniz kıyısındaki şehirler biraz olsun nefes alabilmişlerdi. Bu, gerçekten moral verici bir durumdu. Topluluk, Rab korkusuyla yaşıyordu, öyle ki bu hikmetin başladığı yerdir! Topluluk sevinçli bir şekilde bir araya geliyordu. Ne zaman Rab’bi yüceltmek için bir araya gelsek, Rab’bin duasındaki ilk sözleri unutmamalıyız: “Adın kutsal kılınsın.”

Kutsal Ruh’la dolu olan ve Tanrı’nın önünde yaşayan kiliselerde doğal olarak Müjde’den vaaz edilir. Bunun gibi uyanışlar için özel uygulamalar yapmaya gerek yoktur, çünkü zaten tüm topluluk karanlıkta ışık olmuştur. Mesih’te sağlam duran her inanlı, parlak bir yıldız olarak karanlık bir gecede durur ve kurtuluş yolunu gösterir. Tanrısal yargıdan dolayı yürekleri korku ile dolu olan kişiler Tanrı sözü ve Kutsal Ruh’un tanıklığı sayesinde yumuşarlar. Tövbe imandan gelen doğrulukla taçlanır. Müjde çarmıha gerilmiş olana yönlendirir ve yeni inanlı Kutsal Ruh’la mühürlenir. Böylece Tanrı’nın Ruh’u bizleri Müjde’yi vaaz ederken bereketler. Ruh bireylere yeniden doğmuş olan inanlılar aracılığıyla seslenir.

Kiliseler Kutsal Ruh’un sayesinde etkin olmuştu. Sizin kiliseniz nasıl bir durumda sevgili kardeşim? Diğer kardeşlerinizi seviyor musunuz? Mesih’te sağlam yürüyor musunuz? Mesih yaşamınızın merkezinde mi yaşıyor? Senin tanıklığın Kutsal Ruh aracılığıyla insanlara duyurulmaya devam ediyor mu?

O sıralarda kilise daha özgür bir durumdaydı ve henüz zulümler görülmüyordu. Petrus özgürce başka şehirleri ziyaret etmeye başlamıştı. Kuzeyden güneye, doğudan batıya tüm kiliseleri gezdi. Ayrıca deniz kıyısındaki şehirlerden biri olan Yafa yakınlarını da ziyaret etti.

Lidda şehrinde Rab’bin lütfuyla kurtulmuş bir inanlılar topluluğu vardı. Her biri imanları sayesinde kutsal kılınmışlardı.

Rab’bin bereketlerine rağmen, sıkıntı, hastalık ve sınanmalar inanlıların arasındaydı. İnanlılardan biri yaklaşık 8 yıldır felçliydi. Petrus onun hakkında duymuştu ve bunun üzerine onun evini aramaya başladı. Onu sadık bir pastör olarak ziyaret etti ve Mesih’i paylaştı. Kutsal Ruh’un etkili gücü de oradaydı. Beraber dua edip günahlarını itiraf ettiler. Petrus tövbekâr bu adama bakıp ona, “Kardeşim, İsa Mesih seni iyileştiriyor” dedi. Bu cümlesiyle aslında Petrus tüm Müjde’yi özetlemişti ve İsa’nın Mesih olduğunu açıklamıştı. Gök ve yerdeki tüm yetki O’na verilmiştir. Petrus aracılığıyla, Tanrı’nın Ruh’u başka bir inanlıya şifa vermiştir. Zaten Mesih de bunu desteklercesine, “Kutsal Yazı’da dendiği gibi, bana iman edenin ‘içinden diri su ırmakları akacaktır” demiştir (Yu.7:38).

Eneas, Petrus’un sözlerine inanmıştı. Elçiye güvenen bu adam, onun söylediklerini yaptı, ayağa kalktı ve şiltesini topladı. Bunu gören herkes bir kere daha Rab’bi yüceltmeye başladı. Deniz kıyısındaki bu bölgede yaşayan tüm inanlılar da duydukları bu olay karşısında büyük sevinç duymuşlardı. Petrus’un mucize yaptığından değil, Mesih’in dokunuşundan söz edilmeye başlandı, şifa O’ndan gelmişti. Yaşayan Rab’bin adı mucize ve harikaların arasında yüceltilmeye devam ediyordu.

Dua:' Rabbimiz, kilisenin büyüdüğünü gördükçe seviniyoruz ve şükrediyoruz. Elçilere verdiğin gücün için adını yüceltiyoruz. Bizleri de güçlendirmeni istiyoruz Rab, çünkü imanımız zayıftır. Bugün de günahlarımızı bağışla ve bizleri tüm kötülüklerden arındır. Bizler ne soğuk ne sıcağız, ılıklığımızı iyileştir ve yolunda yürüyebilmemiz için bize güç ver. Amin.

Soru 50: Mesih, Lidda’da yaşayan Eneas’ı nasıl iyileştirmiştir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:49 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)