Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 049 (First Meeting Between Paul and the Apostles)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
B - Kurtuluş Mesajinin Samİrİye ve Surİye'ye Yayilmasi ve Yahudİ Olmayanlarin Hrİstİyan Oluşu (Elçilerin İşleri 8 - 12)

7. Pavlus, Yeruşalim'deki Elçilerle İlk Kez Buluşuyor (Elçilerin İşleri 9:26-30)


Elçilerin İşleri 9:26-30
Saul Yeruşalim’e varınca oradaki öğrencilere katılmaya çalıştı. Ama hepsi ondan korkuyor, İsa’nın öğrencisi olduğuna inanamıyorlardı. O zaman Barnaba onu alıp elçilere götürdü. Onlara, Saul’un Şam yolunda Rab’bi nasıl gördüğünü, Rab’bin de onunla konuştuğunu, Şam’da ise onun İsa adını nasıl korkusuzca duyurduğunu anlattı. Böylelikle Saul, Yeruşalim’de girip çıktıkları her yerde öğrencilerle birlikte bulunarak Rab’bin adını korkusuzca duyurmaya başladı. Dili Grekçe olan Yahudiler’le konuşup tartışıyordu. Ama onlar onu öldürmeyi tasarlıyorlardı. Kardeşler bunu öğrenince onu Sezariye’ye götürüp oradan Tarsus’a yolladılar.

Luka, elçilerin detaylı ve kronolojik bir hayat listesini yapmamıştır. Bunun yerine kişilerin tecrübelerini genel bir tema şeklinde bizlere sunmuştur. Hatta Müjde’nin Yeruşalim’den Roma’ya yayılışını ele alıyor bile diyebiliriz.

Doktor Luka, Pavlus’un Şam’dan ayrılışından sonra ne yaptığını bize söylemiyor. Fakat Pavlus, Galatyalılar Mektubu’nda (1:17-24) Arabistan’a gittiğini ve orada üç yıl kaldığını söylüyor. Muhtemelen orada Arapça öğrenmiş ve bir iş bulmuştu. Ayrıca tabii ki, Müjde’yi vaaz etmeye devam etmişti. Açıkcası bu yıllar arasında ne yaşandığı hakkında elimizde herhangi bir bilgi yok. Kim bilir belki orada bir kilise buldu ya da Yüksek Kurul’un ajanlarından saklandı. Belki de oradaki Eski Antlaşma inanlılarına Müjde’yi anlattı.

Toplam üç yıl sonra, Yeruşalim’e gidip elçilerle görüşmek istedi. Fakat hiç kimse onu görmek istemiyordu, insanların aklında hâlâ o eski Saul vardı. Belki de insanlar Pavlus’un imanını bir çeşit oyun olduğunu düşünüyorlardı. Böylece yine kiliselere süzülecek ve bu sefer en önemli kişileri yakalayıp hapise atabilecekti. Bu aslında şaşırılacak bir durum değildir. Geçmişimizde yaptıklarımız, şimdi yaptıklarımızı bazen etkileyebiliyor. Hristiyanlar dahi böyle ciddi durumlarda size güvenmeyebilirler. Hatta sizden korkabilirler. Hatta bu süreçte siz ailenizden ya da eski arkadaşlarınızdan zulüm görüyor olabilirsiniz. Bunları Rabbimiz’den birer test olarak kabul etmeliyiz; bunlar imanımızın güçlenmesi içindir. Böylece Mesih’e tamamen güvenmeyi öğrenebiliriz.

Mesih kendine hizmet eden bu adamı yalnız bırakmadı. Kıbrıslı Barnaba’nın yüreğine dokunarak Pavlus’a yardım etmesi gerektiğini gösterdi. Barnaba, kiliseye zulmetmiş bu adamı önce dinledi ve anlattığı tanıklığına güvenerek ona yardımcı oldu. Mesih’in ona Şam yolunda göründüğüne inandı ve imanlı olduğuna yürekten güvendi. Ondan sonra cesur bir adım atarak Pavlus ve elçiler arasında aracılık yaptı. Pavlus’un yanında durarak, diğer kardeşlerle paydaşlık yolunu ona açtı. Bir nevi köprü vazifesi görmüş oldu Barnaba. Bazen bizim hayatımızda da böyle destekçi kardeşler oluyor ve uzun yıllar boyunca bize destek oluyorlar. Tabii ki, onların kurtarıcı olduğunu düşünmek yanlış olur. Sadece Mesih kurtarıcıdır ve sadece O’na güvenmeliyiz.

Saul, Petrus ve Yakup’un önünde, Mesih’in ona göründüğünü anlattı. Bu yüceliği kendi gözleriyle görmüştü. O’nun sesini duymuştu. Daha sonraları görmüş olduğu Mesih’i duyurmaya başlayınca Yahudiler tarafından öldürülmek istenmişti. Bu tanıklık ve sohbetler aracılığıyla eski elçiler ve diğer uluslar için seçilen bu yeni elçi arasında barış sağlanmıştı.

Daha önce işlemiş olduğu suç ve cinayetler için onu bağışladılar. Birçok kardeşin gözyaşı dökmesine neden olmasına rağmen bunlar unutuldu. Tıpkı Rab’bin kendilerini bağışladığı gibi onu bağışladılar. Kurdukları bu ilişki zaman zaman doğruluk, yasa ve kurtuluş konularındaki tartışmalara rağmen gittikçe güçlendi.

Onbeş günlük kısa zaman dilimi içerisinde Saul elçilerle tanıştı. Bu Hristiyanlığın gelişiminde gerçekten önemli bir rol oynamıştır. Öyle olmasaydı muhtemelen Yahudi kökenli Hristiyanlarla diğer uluslardan olan Hristiyanlar arasında ciddi problemler olurdu. Elçiler Mesih’te, ruhta ve güçte birlik içinde yaşadılar.

Aynı zamanda Pavlus yasadan anlayan biri olduğu için herkese, İsa’nın yasaya göre çarmıhta öldürülen Mesih olduğunu açıklıyordu. Bunun sonucu olarak insanlar öfkelenip onu öldürmek istediler. Onu da bir elçi gibi gördüklerinden, o da diğerleri gibi ölümü hak ediyordu.

Elçiler ve kilise üyeleri, daha büyük bir zulüm başlamadan terk etmesi için Pavlus’u uyardılar. Ona Sezariye’ye kadar eşlik ettiler. Pavlus oradan memleketi Tarsus’a geçti. Orada da uzunca bir süre yaşadı. Kesin bilinmemekle beraber sonraları Suriye’de vaaz vermeye başlamış olabilir, fakat bununla ilgili bir kayıt elimizde yoktur (Gal.1:21).

Dua: Rabbimiz, imanımızın temeli, korunağımız ve umudumuz olduğun için sana teşekkür ederiz. İmanda zayıf olanlara sana güvenebilmeyi öğret, çünkü imanın temeli sensin Rab. Amin.

Soru 49: İsa, Pavlus’un kiliseye kabul edilmediği ve eski arkadaşları tarafından da zulüm gördüğü zaman nasıl teşvik etmiştir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:49 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)