Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 082 (Founding of the Church at Philippi)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 2 - Diğer Uluslara Verilen Vaazların Raporları Ve Antakya'dan Roma'ya Kadar Kurulan Kiliseler - Kutsal Ruh Tarafından Görevlendirilen Elçi Pavlus'un Hizmeti (Elçilerin İşleri 13 - 28)
C - İKİNCİ MÜJDELEME YOLCULUĞU (Elçilerin İşleri 15:36 - 18:22)

4. Filipi’de Kilisenin Kuruluşu (Elçilerin İşleri 16:11-34)


Elçilerin İşleri 16:29-34
Zindancı ışık getirtip içeri daldı. Titreyerek Pavlus’la Silas’ın önünde yere kapandı. Onları dışarı çıkararak, “Efendiler, kurtulmak için ne yapmam gerekir?” diye sordu. Onlar, “Rab İsa’ya iman et, sen de ev halkın da kurtulursunuz” dediler. Sonra kendisine ve ev halkının hepsine Rab’bin sözünü bildirdiler. Gecenin o saatinde zindancı onları götürüp yaralarını yıkadı. Sonra hem kendisi hem ev halkı hemen vaftiz oldu. Pavlus’la Silas’ı evine götürerek sofra kurdu. Tanrı’ya inanmak, onu ve evindekilerin hepsini sevince boğmuştu.

Gardiyan, “Bana ışık getirin!” diye bağırdı. Bu istek, gardiyanın askeri hayatının her döneminde karanlıkta olduğunu, fakat şimdi bir anlamda, Pavlus’un sözleriyle aydınlandığını temsil eder. Birden, göksel Ruh’un ışığının farkına vardı ve onun hayatını kurtaran elçinin ayaklarının dibine düştü. Özellikle, kendilerini o hücreden kurtarmadıkları için onların tanrılar olduklarını düşünmüş olabilir. Onlar da onu fazlasıyla sevmişler ve hayatını kurtarmışlardı. Mesih’in lütfu dünyadaki en büyük ruhsal devrime yol açmıştır.

Pavlus gardiyanın korkusundan kendine bir kazanç sağlamadığı gibi bundan övünmemiştir de. Bunun yerine açık bir şekilde, kendisinin de bir insan olduğunu, fakat Mesih’in lütfuyla değiştiğini ve dönüştürüldüğünü ona göstermiştir. Rahatsız olmuş ve korkmuş adam elçilerin sözlerini duyunca, onun ve arkadaşlarının avluya çıkmasına izin verdi. Avluda, onların bedenlerindeki yaraları gördü. Kendisi ve bu onurlu elçilere ceza veren herkes için Tanrı’nın gazabından korkmaya başladı. Korku dolu bir sesle şöyle mırıldandı: “Kurtarılmak ve Kutsal Olan’ın öfkesinden kurtulmak için ne yapmam gerek?” Elçi Pavlus, bu kafası karışmış adama Kutsal Kitap’ın en büyük açıklamalarından birini bildirerek müjdeyi özetledi: “Rab İsa’ya iman et, sen de ev halkın da kurtulursunuz.” Bu açıklama gardiyana güçlü bir umut verdi. Tanrı onu yok etmemişti, ne de gökten üstüne yıldırım göndrerek onu vurmuştu. Bunun yerine İsa Mesih’in kişiliğinde ona lütfun kapısını açmıştı. Pavlus orada kendisiyle birlikte kalabalık halinde bulunan tüm erkek ve kadınlara, köle ve tutuklulara, yaşlı ve gençlere, depremler yapan, İsa Mesih’in günahları bağışlayan ve kurtuluş veren güçlü Rab olduğuna tanıklıkta bulundu.

Ölümden dirilen, insanları günahın gücünden özgür kılan Rab, aynı zamanda tövbe edenleri kutsal ve hoşgörülü Ruh’la dolmaları için de hazırladı. Yahudi olmayanların elçisi birkaç sözle korku dolu bu yüreklere müjdeyi yerleştirdi. Kurtuluş için hazırlanmış olanlar bir kere inandıklarında, Tanrı’nın kendisinin, onların önünde, elçilerin ortasında durduğunu fark ediyorlardı. Sonsuz Olan’dan başka hiç kimse onlarla, onlara barış ve hayat sunarak böyle konuşmamıştı. Göksel müjdenin ışığı duyanların yüreklerinde yerleşti. Gardiyan elçileri evine götürdü, yaralarını yıkayıp temizledi, temiz kıyafetler verdi ve kendisini ve ailesini Sevgi Prensi, İsa Mesih’e adanmışlığın simgesi olarak vaftiz etmelerini istedi.

Bu gardiyan hayatındaki tüm eskiye ait kalıntıların temizlenmesini istedi. Evini bu yeni Ruh için açtı ve tüm ailesini, hizmetkârlarını ve çalışanlarını, aynı gece vaftiz olmaları için topladı. Gardiyan, Tanrı’nın emrinin kesinliğini ve bu nedenle de bir gecikmenin günah olacağını biliyordu. Tövbe ederek ve kendisini yaşayan Rab’be tamamen adayarak buna hemen cevap verdi. Kutsal Ruh vaftiz olanların hepsini doldurdu. Övgü ilahileri yüreklerini doldurdu; kirli ve karanlık hapishanenin ortasındayken bile Tanrı’nın kendilerini ziyaret ettiğini anladılar.

Evlerindeki üst odayı hazırladılar ve büyük bir akşam yemeği için yemekler pişirmeye başladılar. Vicdanlarını günahtan arındıran ve özgür bir şekilde kutsananların hepsi birlikte Mesih’te coşkuluydu. Bu suçlular ve günahkârlar kapkara gecenin ortasında bile Tanrı’nın ışığının doluluğunda yaşıyorlardı. O gecenin yarısında bir ziyafet düzenlenmişti, ne hoş bir manzara ama! Mesih, kendilerini çevreleyen karanlığın ortasındaki inanlıları aydınlatmış ve onları müthiş bir coşkuyla doldurmuştu. Bu acı çekmenin, dayanmanın ve Pavlus ve Silas’a içten sadakatın bir meyvesiydi. Lidya, Luka ve Timoteos, hapsedilmiş olanlar için adak dualarını henüz bitirmemişlerdi.

Hapishane sorumlusu yargıçların son kararını endişe içinde bekliyordu, çünkü iki tutukluyu onların izni olmadan serbest bırakmış ve evinde ağırlamıştı. Yargıçların tutukluları serbest bırakmaya karar verdiklerini duyan ve çok memnun olan hapishane sorumlusu hemen neşe içinde Pavlus’a haber vermek için koştu. Esenlik içinde gitmelerini rica etti ve bundan sonra zarar görmeyeceklerini bildirdi.

Ama Pavlus durdu ve Roma vatandaşı olduğunu belirterek gitmeyi reddetti. Roma vatandaşı olma hakkı açık bir şekilde ihlal edilmişti. Bu şikâyeti sadece kendi adına değil, ama yeni oluşturulan kilisenin adına da yapmıştı. O ve Silas bir hırsız değil, yanlış bir şekilde üç kere cezaya uğramış bir Roma vatandaşıydı. Dövülmüşlerdi ki bu, Roma yasalarına karşı gelen bir eylemdi ve Roma yasalarına göre cezalar sadece köle olanlara uygulanabilirdi. Roma vatandaşları bu tür cezalara karşı ayrıcalıklı vatandaşlardı. Ama onlar halkın ortasında dövülmüşlerdi. Uygun yasal prosedürler olmaksızın ceza-landırılmışlardı ve bu tür adaletsizlikler Roma İmparatorluğu’nda ciddi bir hata olarak kabul edilirdi. Yargıçlar tarafından yapılan bu büyük ihmal, yasadan kaynaklanan ağır bir cezayı hakediyordu. Ayrıca, yasadışı bir şekilde masum ve suçsuz oldukları halde hapse atılmışlardı. Tüm bunlar, Pavlus’a yargıçlara karşı dava açma hakkı veriyordu.

Bu nedenle Pavlus yargıçların hapishaneye gelip kendisinden şahsen özür dilemesinde ısrar ediyordu. Ve ayrıca da, kendi şehirlerinde kendilerinin onurlu bir konuğu olduklarını göstermek için de şehrin ortasında onlara eşlik etmelerini istedi. Pavlus’un amacı intikam almak değildi, çünkü gerçek bir inanlı olarak yargıçların tüm hatalarını bağışlamıştı. Böyle bir tutum takınmasının nedeni Filipi’de kurmakta oldukları ve gelişmekte olan kilisenin küçük topluluğunu doğrulamak ve korumak içindi. Bu kilisenin dürüst eylemlerle tanınmasını istiyor, mağaralara ya da mahzenlere saklanma ihtiyacını hissetmemelerini istiyordu.

Bunun sonucu olarak da yargıçlar korku dolu bir şekilde aceleyle ona geldiler. Yahudi olmayanların elçisiyle yalvarırcasına ve nazik bir şekilde konuşarak, esenlik ve sessizlik içerisinde şehirlerini terk etmesi için yalvardılar. Falcı kızın sahipleri tarafından çıkartılabilecek potansiyel bir problemden kaçınmak istediler. O kızın sahipleri o sıralarda, lütfun çalışmasıyla kendilerinin para kaynaklarından mahrum kalmışlardı.

Pavlus yargıçların sözleriyle çok da ilgilenmedi. Kilise üyelerinin tapınma ve dua için toplandıkları, kumaş satıcısı Lidya’nın evine döndü. Lidya’nın etrafında inanlı kardeşler vardı, ki bu da, içeride ilk Avrupalılar’ın ve hapishane sorumlularının kurtuluşuyla ilgili konuşmaların arasında uzun bir zaman olduğunu gösteriyor. Bu zaman süresince, elçi henüz tohumları ekilmiş olan yaşayan kilise ve Filipililer için vaaz vermişti. Daha sonra Lidya’nın evinde karşılaştıklarında acı çekmiş olan kardeşlerini teselli ettiler ve tüm o sorunlar süresince Mesih’in onlarla birlikte oluşunu da onayladılar. Bunun ertesinde Pavlus ve Silas, doktor olan Luka’yı orada kilisede önderlik etmesi için bırakarak ayrıldılar. Timoteos da onlara eşlik etti. Bu da Luka’nın şimdi onlardan bahsederken, kendisinin orada olmadığını ima ederek, neden üçüncü şahıs olarak konuştuğunu bizlere açıklar.

Dua: Rab, bizi koruyan ve dönüştüren sözlerin için sana teşekkür ederiz. Sen tüm ev halkımızı da korumak istiyorsun. Yüreklerimizi değerli kanınla temizle ve günahtan arındır. Aklımızı Kutsal Ruhun’un aydınlatmasıyla temizle. Komşularımızın ve akrabalarımızın hepsine senin bizler için olan sevgini görmeleri ve katışıksız ve saf esenliğini özlemle istemeleri için yardım et. Amin.

Soru 82: Elçilerin İşleri 16:31 neden Kutsal Kitap’ın en önemli açıklamasıdır?

Sorular - 5

Sevgili Okur,
Elçilerin İşleri Kitabı’yla ilgili bu çalışmayı buraya kadar okuduysanız aşağıdaki soruları yanıtlayabilirsiniz:

  1. Tanrı’nın insanla tarih boyunca çalışmasındaki amacı nedir?
  2. Pavlus, İsa’nın dirilişiyle ilgili ne öğretti? İsa’nın dirilişine dayanan iyi haber neydi?
  3. Pavlus, Yahudi olmayanlara vaaz etme hakkının olduğunu nasıl açıkladı? Bu iman, putperestler arasında nasıl algılandı?
  4. Neden Pavlus ve Barnaba bir şehirden diğerine kaçmışlardır?
  5. Neden Pavlus tüm tanrılara hayal ürünü demişti?
  6. Pavlus ve Barnaba, onları ziyarete geldiklerinde, yeni kiliselere nasıl önderlik ettiler?
  7. İki elçinin ilk hizmet yolculukları sonrasında tecrübe edindikleri bu kavrayış neydi?
  8. Niye Antakya’daki kilisedekiler bu sorunun kendi aralarında çözülmesi yerine Yeruşalim’deki havarilerin buna çözüm bulmasını istemişlerdir?
  9. Petrus’un, konuşmasının ana düşüncesi haline gelen açıklaması neydi? Neden Hristiyan kilisesi bunu kurtuluşun esası olarak kabul etti?
  10. Kurtuluş için yasaya uymak ve sevgi uğruna bazı şeylere uymak arasındaki fark nedir?
  11. Kudüs’teki elçiler konseyi tarafından alınan kararlardaki önemli konular nelerdi?
  12. Pavlus’un ikinci hizmet yolculuğunun ana amacı ve nedeni neydi?
  13. Timoteos’un sünnet edilmesi gerekli miydi, değil miydi?
  14. Kutsal Ruh’un, inananların kendi amaçları doğrultusunda hizmet etmelerini engellemesinin ve onları yeni hizmete çağırmasının anlamı neydi?
  15. Lidya’nın hayatındaki mucize neydi? Pavlus neden onun bütün ailesini vaftiz etti?
  16. Şeytan’a tutsak olmuş falcının sözlerindeki yalan neydi? Pavlus’un anlattığı gerçek neydi?
  17. İşkence edilmiş tutuklular neden gece yarısı ilahi söylüyorlardı?
  18. Elçilerin İşleri 16:31 neden Kutsal Kitap’ın en önemli açıklamasıdır?

Elçilerin İşleri Kitabı ile ilgili bu serinin tüm kitapçıklarını çalışmayı tamamlayıp, her kitabın sonundaki soruları cevaplayıp, cevaplarınızı bize gönderirseniz, ileride Mesih’in hizmetleri için sizleri teşvik etmek adına, size, en kısa zamanda;
Elçilerin İşleri Kitabını Anladığınızla İlgili Olarak; İleri Düzeyde Çalışma Sertifikası
göndereceğiz. Bitmek bilmeyen bir hazine alabilmeniz için, Elçilerin İşleri Kitabı testini bizimle birlikte tamamlamanız için sizi teşvik ediyoruz. Cevaplarınızı bekliyoruz ve sizin için dua ediyoruz.

Adresimiz:

Waters of Life
P.O.Box 600 513
70305 Stuttgart
Germany

Internet: www.waters-of-life.net
Internet: www.waters-of-life.org
e-mail: info@waters-of-life.net

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 11:12 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)