Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Acts - 040 (The Complaint against the Stubborn People)
This page in: -- Arabic -- Armenian -- Azeri -- Bulgarian -- Cebuano -- Chinese -- English -- French -- Indonesian -- Portuguese -- Russian -- Serbian -- Tamil -- TURKISH -- Urdu? -- Uzbek -- Yiddish

Previous Lesson -- Next Lesson

Elçilerin İşleri - MESİH'in Zafer Alayı!
Studies in the Acts of the Apostles
Bölüm 1 - Yeruşalim, Yahudiye, Samiriye Ve Suriye’de Bulunan İSA MESİH'in Kiliselerinin Temelleri - KUTSAL RUH’un Yönetimindeki ve Elçi Petrus’un Liderliğindeki (Elçilerin İşleri 1 - 12)
A - Yeruşalim’deki İlk Kilise’nin Gelişimi Ve Büyümesi (Elçilerin İşleri 1 - 7)
21. İstefanos'un Savunması (Elçilerin İşleri 7:1-53)

d) İnatçı Halka Karşı Şikayet (Elçilerin İşleri 7:51-53)


Elçilerin İşleri 7:44-50
Çölde atalarımızın Tanıklık Çadırı vardı. Musa bunu, kendi-siyle konuşan Tanrı’nın buyurduğu gibi, gördüğü örneğe göre yapmıştı. Tanıklık Çadırı’nı önceki kuşaktan teslim alan atalarımız, Yeşu’nun önderliğinde öteki ulusların topraklarını ele geçirdikleri zaman, çadırı yanlarında getirdiler. Ulusları atalarımızın önünden kovan, Tanrı’nın kendisiydi. Çadır Davut’un zamanına dek kaldı. Tanrı’nın beğenisini kazanmış olan Davut, Yakup’un Tanrısı için bir konut yapmaya izin istedi. Oysa Tanrı için bir ev yapan Süleyman oldu. Ne var ki, en yüce Olan, elle yapılmış konutlarda oturmaz. Peygamberin belirttiği gibi, ‘Gök tahtım, yeryüzü ayaklarımın taburesidir. Benim için nasıl bir ev yapacaksınız? Ya da, neresi dinleneceğim yer? Bütün bunları yapan elim değil mi? diyor Rab.’

İstefanos, Tanrı’nın ilk başta muhteşem tapınağında konut kurmadığını doğruladı, fakat ilk başta taşınabilir bir çadır vardı. Bu çadır Musa’nın ve Yeşu’nun yaşadığı günlerde, hatta Davut’un gelişine kadar vardı. Bu çadır tapınak öyle muhteşem görüntüsü olan bir şey değildi, fakat Eski Antlaşma’daki geçiş dönemini sembolize ettiği kesindir.

İstefanos, Tanrı’nın Davut’u tapınağın yapımından alıkoyduğundan bahsediyor. Bu, Tanrı’nın konut kurması için altından ve insan elinden yapılmış tapınaklara ihtiyaç duymadığını açıklıyor. O kendi halkında konut kurmak istedi. Çöldeki basit, gösterişsiz bir tapınak Tanrı’nın zayıf insanlarda çalıştığını gösteriyor. Müjdeci Yuhanna, kaleme aldığı kitabında (Yu.1:14), İsa’nın özünü anlatmak için çok tanınmış bir kelime kullanıyor: “Logos”. Ve şöyle devam ediyor: “Söz (Logos) insan olup aramızda konut kurdu ya da aramızda yaşadı.” Bu muhteşem alçakgönüllülük, bizlere Tanrı’nın geçici bir insan bedeni alarak aramızda yaşadığını gösteriyor.

Bu ünlü tapınağı bilge Süleyman yaptı. Tapınağın yapımı için Tanrı halkını kullandı, fakat bir süre sonra krallık ikiye ayrıldı. Tapınak halkı birleştirmek için, Yahudi tapınışı, kültürü ve ritüellerinin merkezi olsun diye yapılmıştı. Ancak sonuç bölünme ve dağılma oldu, çünkü Rab tek bir yerde konut kurmaz ya da taş yığınlarının içinde varlığını sürdürmez. Bunun için bavullarımız ya da eşyalarımız Tanrı için gereksizdir. O her yerde her an bizimle olabilir. Deniz ya da kara, hava ya da yer altı O’nun için fark etmez... O’nun sözlerini işiten ve buna göre hareket eden Tanrı’yla paydaşlığa devam edip yüceliğinin varlığında huzur bulacaktır.

İstefanos tüm bu yargıçların önünde tapınağa küfür etmediğini ya da herhangi kötü birşey söylemediğini anlatıyordu. Aksine tapınağın Yüce Tanrı’nın ayak taburesi gibi olduğunu söyleyerek Tanrı’nın büyüklüğünü ortaya koymaya çalışıyordu. Tanrı’nın insanın elinden çıkmış taştan duvarlara zaten ihtiyacı yoktur. Göğü, yeri, denizleri yaratan O değil midir?

Bizler bugün koca evrende küçücük bir nokta olduğumuzu biliyoruz. Milyarlarca gezegen arasında göklerde gezinip duruyoruz. Sevgili kardeşim, evrenin gizemli doğasını lütfen anlamaya çalış. Bunu yaparak, yüreğin daha da açılacak ve iraden Yüce Tanrı’yı yüceltmek isteyecek. Yaratıcımız tüm dünyayı doldurur. O’nu barındırabilecek herhangi bir ev bulunmamaktadır! Tüm okyanuslardan ve yıldızlardan daha büyüktür. Aynı zamanda küçücük atomdaki elektronları bile kontrol eder. Modern bilimi araştıran objektif bir bilim adamı, ateist değil, aksine alçakgönüllü bir inanlı olmalıdır ve Rab’be tapınmalıdır.

Kutsal Kitap bizlere Tanrı’nın yüreklerimizde konut kurmak istediğini anlatır. Böylece bedenlerimiz Tanrı’nın tapınağı olabilir. Zihinlerimiz Tanrı’nın konut kurduğu bir yer mi? Yoksa hâlâ her türlü iğrençliğin bulunduğu bir mağara mı? Eğer yüreklerimizi Rab’bin planına açarsak, o zaman Mesih’in kanı bizleri her tür pislikten arındırır. Kutsal Ruh her birimizi öyle doldur ki, tüm bencilliğimiz biter. Tüm inanlılarla hep beraber tapınıp Tanrı’nın varlığını ve esenliğini hissederiz. Peki, bu ruhsal tapınağın yüceliğini ve güzelliğini hissettin mi? Sevgi, alçakgönüllülük, sevinç, yumuşak huyluluk, esenlik, dürüstlük, özdenetim ve doğruluk bu tapınağın olmazsa olmazıdır. Hristiyan imanının meyveleriyle süslenmeye başladın mı sevgili kardeşim? Eğer öyleyse, bu ahlaksız dünyanın ortasında Tanrı’yı yüceltip O’nu onurlandıracaksın.

Dua: Yüce Tanrımız, kilise binalarında, tapınaklarda ya da elle yapılmış olan evlerde yaşamadığın, fakat sana yüreğini açan her bir inanlıda yaşadığın için teşekkür ederiz. Yüreğime gel, hatalarımı affet ve beni Ruhun’la doldur. Yüreğimin merkezinde sen ol ve sevinçle seni yücelteyim. Amin.

Soru 39: İstefanos neden tapınma çadırını, altından yapılmış yüce tapınağa tercih etmiştir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on September 28, 2012, at 10:37 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)