Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":

Home -- Turkish -- Colossians -- 011 (Background 1)

Arabic -- Chinese -- English -- French?-- German -- Russian? -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

KOLOSELİLER - MESİH İçinizde!
Elçi Pavlusun Koloselilere Yazdığı Mektup

Bölüm 1 - Hıristiyan inancının temel ilkeleri (Koloseliler 1:1-29)

Exkurs 1 - Elçilerin esenlik dileklerine ilişkin açıklamalar(Koloseliler 1:1-2)


Ve Rab İsa Mesih’e

Elçi Pavlus’a göre, Mesih yalnız Nasıralı Meryem’in Oğlu değil, kilisesini yıkmak üzere Şam’a giderken önünü keserek, parlak muhteşemliği içinde kendisine görünen diri Rab’dir. Pavlus İsa’nın Efendilerin Efendi’si olduğunu kendi gözleriyle görmüş ve ebedi Kralın hükümranlığının bu dünyaya ait olmadığını hemen anlamıştı. Bu Yüce kişi vergi toplattırmıyor, tank, roket satın almıyordu. O yalnız adını gücüyle, Ruh’unun kuvvetiyle yönetmekteydi. İsa saklı otoritesini Roma valisi Pilatus’un önünde açıkça ortaya koyuyordu: “Benim krallığım bu dünyadan değildir. Krallığım bu dünyadan olmuş olsaydı, buyruğumdakiler Yahudi yetkililere teslim edilmemi önlemek için savaşırlardı. Ama benim krallığımın burasıyla hiçbir ilgisi yoktur.” Bunun üzerine Pilatus: “Demek kralsın öyle mi” diye sordu. İsa,” Kral olduğumu sen söylüyorsun” diye yanıtladı, “ Ben bunun için doğdum., gerçeğe tanıklık edeyim diye dünyaya geldim. Gerçekten yana olan herkes sesime kulak verir.” (Yuhanna 18:36-37)

Gerçek sözünün Sami dillerindeki bir anlamı da haktır. İsa yeni bir yasa çıkartmış ve kendi kutsal sevgisini krallığının yönetim ilkesi yapmıştır. Kralımızın Yeni Antlaşma’daki 1000 buyruğunu okur, üzerinde düşünür ve uysallık içinde yerine getirirsek, Rab’bin kişiliğini, yasasını ve krallığının ruhsal ilkelerini çok daha iyi değerlendirebiliriz. (Matta 28:20; Yuhanna 13:34) Pavlus bu konuyla ilgili olarak şöyle söylemiştir: “ Mesih İsa’da yaşam veren Ruh’un yasası, beni günah ve ölüm yasasından özgür kıldı.” (Romalılar 8:2) Kutsal Ruh, düzensizlik ruhu değildir, O’nun içindeki yasa, Mesih’in yasasıyla tam bir uyum sağlar. İsa öğrencilerine şu öğüdü verdi: “ Ardımdan gelmek isteyen kendini inkâr etsin, çarmıhını taşıyarak ardımdan gelsin. Çünkü canını kurtarmak isteyen onu yitirecektir. Ama bana bağlılık nedeniyle her kim canını yitirirse onu bulacaktır. İnsan tüm dünyayı kazanıp da canından olursa bunun ona ne yararı olur? Ya da insan canına karşılık ne verebilir?” (Matta 16:24-26)

Mesih’in yasasını okuyanlar, O’nun buyruklarının büyük kısmının krallığını geliştirmesiyle ilgili olduğunu öğrenirler. İsa ölüler arasından dirildikten sonra yüceliğini kendisini övmek için açıklamadı, duraksayan öğrencilerini harekete geçirmek için açıkladı. Böylece onlar diğer insanları Baba’ya, Oğul’a ve Kutsal Ruh’a karşı açacaklar, vaftiz aracılığıyla kendisinin hükümranlığına çağıracaklardı. (Matta 28:18-19) Haleflerine cesaret ve öğüt verdi: "İnsanların önünde beni açıkça kabul eden herkesi, ben de göklerdeki Babam'ın önünde açıkça kabul edeceğim. İnsanların önünde beni inkâr edeni, ben de göklerdeki Babam'ın önünde inkâr edeceğim." (Matta 10:32-33)

Tanrı krallığının özellikleri arasında düşmana duyulan sevgi de vardır. Bu buyruk doğal bir insan için anlaşılmaz olabilir, ancak bu İsa’nın yeniden doğan her halefi için yerine getirilmesi zorunlu bir görevidir. "Komşunu seveceksin, düşmanından nefret edeceksin' dendiğini duydunuz. Ama ben size diyorum ki, düşmanlarınızı sevin, size zulmedenler için dua edin. Öyle ki, göklerdeki Babanız'ın oğulları olasınız. Çünkü O, güneşini hem kötülerin hem iyilerin üzerine doğdurur; yağmurunu hem doğruların hem eğrilerin üzerine yağdırır. Eğer yalnız sizi sevenleri severseniz, ne ödülünüz olur? Vergi görevlileri de öyle yapmıyor mu? Yalnız kardeşlerinize selam verirseniz, fazladan ne yapmış olursunuz? Putperestler de öyle yapmıyor mu? Bu nedenle, göksel Babanız yetkin olduğu gibi, siz de yetkin olun." (Matta 5:43-48) İsa’nın merhamet içeren buyruklarını okuyan ve yerine getirenler, titremeye başlar, çünkü düşmanlarımıza karşı beslediğimiz sevgi, Hıristiyanlar arasında genellikle yetersiz kalmaktadır. Ayrıca bu tür bir davranışla göklerdeki Babamız’ın mükemmelliğine zarar vermiş oluruz. Ne var ki, O’nun lütfettiği bağışlayıcı Kutsal Ruh bize düşmanlarımızı sevmeyi öğretir, böylece İsa Mesih’in krallığının temel özelliği gerçekleşmiş olur.”Rab Zerubbabil’e, ” güçle kuvvetle değil, ancak benim Ruh’umla başaracaksın” diyor. “ (Zekeriya 4:6) Tanrı hükümranlığının ilkeleri ve gücü İsa’nın adında gizlidir. Tüm kralların suçsuz kralı, dünyanın yükünü taşıyan eşi olmayan Tanrı Kuzusu’na dönüşür. (Yuhanna 1:29; Vahiy 5:56) Kefaret ölümüyle O,uluslar arsından dökülen kanı aracılığıyla temiz ve saygıdeğer bir ulus yaratmıştır. Petrus, Anadolu ve tüm dünyadaki İsa kiliselerine şöyle tanıklık eder: “ Ama sizler Tanrı tarafından “seçilmiş bir soy: kralın kâhinleri, kutsal ulus, Tanrı'nın öz halkısınız.” Sizleri karanlıktan şaşılacak ışığına çağıranın erdemli işlerini duyurmaya çağrıldınız. Bir zamanlar “Halk” değildiniz, ama şimdi “Tanrı’nın halkısınız; Bir zamanlar “Merhamet edilmeyenlerdiniz”, şimdi ise “merhamet edilenlersiniz.” (I. Petrus 2:9-10)

İsa iblisin işlerini yok etmek için geldi. (I.Yuhanna 3:8) O, günahı, yalanı, nefreti içinde ve kilisesinde yenmekle kalmamış, ölüler arasından dirilerek ölüme de üstünlük sağlamış, haleflerine, hiçbir din yayıcısının söyleyemeyeceği biçimde şu güvenceyi vermiştir.” Diriliş ve yaşam Ben’im. Bana iman eden ölmüş olsa da yaşayacaktır. Yaşamakta olan bir kimse bana iman ederse sonsuzluk boyunca hiç ölmeyecektir. Bana iman ediyor musun? (Yuhanna 11: 25-26) İsa’ya iman eden O’nun ölüm karşısındaki zaferine ortak olur.

İblis birçok kez İsa’yı ayartmaya çalıştı, ancak her seferinde O’nun alçak gönüllülüğüne ve sevgisine yenik düştü. Mesih ona bütün isimlerini, özelliklerini ve işlerini saydı, kısaca ona “kötü” dedi. (Matta 6:13) O ise “İyi‘ye, bedeninin ve ruhunun en zayıf düştüğü durumlarda bile, günah ve suç işletmeyi başaramadı. İsa Babası’na hep sadık kaldı, O’nun yetkili mahkeme önünde biricik Oğlu’nu yalnız bırakmak zorunda kaldığı zaman bile. Yuhanna’ya yazdırdığı vahiy, bize ete bürünen Tanrı sözü İsa’nın günlerin sonunda iblisi yeneceği, onu çaresiz bir durumda ve bir melek aracılığıyla sonsuza dek lanetlediği konusunda güvence vermektedir. (Vahiy 19:11-20, 10)

Rab İsa Yaruşalim sinagogunda yapmış olduğu konuşmada, peygamber Yeşaya’nın Mesih’in gelişi üzerine verdiği müjdeye tanıklık etti. (Yeşaya 6:12; Luka 4:18-19) İsa bu sözleriyle krallığının dünya üzerindeki sınırlarını ve hedeflerini onaylamış oluyordu. Kutsal Ruh ve Eski Antlaşma’nın Rab’bi ile beraber tam bir birliktelik içinde yaşamaktaydı. Üçü çözülemeyen bir düğümü anımsatıyordu. Kutsal Üçleme, O’nun kişiliğinin ve krallığının gizemini oluşturmaktaydı. Üçü birlikteydiler. (Yuhanna 10:30; 14:9-11)

Bu tanrısal birlik İsa’nın Ürdün Irmağında, Kutsal Ruh tarafından mesh edilmesi sonucu oluşmuştur. Mesih o zamandan beri mesh edilmiş gerçek Mesih’tir, çünkü adımıza ve unvanımıza sözcük anlamını kazandıran bu işlemdir.

Mesh edilmemizin ana hedefi, öncelikle yoksuların, horlananların, hastaların, ihtiyaç sahiplerinin ve tüm dünyanın Sevindirici Haber’le tanışmasıdır. Oysa zenginler, güçlüler, güzeller ve akıllılar kendi niteliklerinden o kadar emindirler ki, İsa’nın esenliğine ve Ruh’una gereksinmeleri olmadığını düşünürler. Böyle bir ruhsal kurtuluşun meyvesi günah işlemeyi alışkanlık haline getirmişlerin yüreklerinin açmaları, Tanrı’yı Baba olarak tanımaları olacaktır. Bu ruhsal kurtuluş aynı şekilde şaşkın, umutsuzca terk edilmiş ve ruhsal çöküntü içinde olanlara da ulaşmalıdır. Böyle kişiler için cennetin kapıları sonuna kadar açıktır, bağışlanma çağına girdikleri kulaklarına fısıldanmıştır. Onlar kötünün esaretinden kurtulup, Babaları’nın evine dönmeli ve O’na sonsuza dek teşekkür etmelidirler.

İsa dünyevi yaşamında, Yeşaya’nın (61:12) iletilerini gerçekleştirmiştir. Sevindirici Haber’i okuyanlar, bu kehanetin pratik yorumuyla karşılaşacaklardır. Oğul Tanrı’dan almış olduğu yetkiyle, hastaları iyileştirir, karşısına çıkan kötü ruha esir olmuşların cinlerini kısa bir buyrukla çıkarır. Rüzgâr ve maddeler üzerindeki hâkimiyeti, üç ölüyü diriltmesi, tövbe edenlerin günahlarını bağışlaması, bu işaretin yerine getirildiğinin kanıtlarıdır. O, halkının krallarını, prenslerini, Yüksek kâhinlerini ve yöneticilerini ziyaret etmemiştir. Yoksulları seviyordu.bugün bile Yüksek sesle dua etti: “ İsa bundan sonra şöyle dedi: "Baba, yerin ve göğün Rabbi! Bu gerçekleri bilge ve akıllı kişilerden gizleyip küçük çocuklara açtığın için sana şükrederim. Evet Baba, senin isteğin buydu. "Babam her şeyi bana teslim etti. Oğul'u, Baba'dan başka kimse tanımaz. Baba'yı da Oğul'dan ve Oğul'un O'nu tanıtmak istediği kişilerden başkası tanımaz. "Ey bütün yorgunlar ve yükü ağır olanlar! Bana gelin, ben size rahat veririm. “ (Matta 11:25-28)

Elçi Pavlus bu mektubu, Sevindirici Haber’in bir ürünü olarak kiliselere ve çalışma arkadaşlarına armağan etmek istiyordu. Bu nedenle her mektubuna ”Tanrı, Babamız ve Rab İsa Mesih’ten sizlere kayra ve esenlik olsun” diyerek başlıyordu. Elçinin bu selam ve teşekkürünü anlayan bir kimse bugün artık Tanrı’nın, Babamız’ın hükümranlığı, Tanrı Kuzusu olarak, bu ve öteki dünyayı yöneten ve Yüceliği içinde tekrar gelerek, ölüleri ve yaşayanları yargılayacak Rab İsa Mesih’in egemenliği altında yaşamaktadır. Bu gelişe hazır mıyız? O’nun 1000 buyruğunu ve iletilerini öğren ki, yüreğin bu kaçınılmaz buluşma için hazır olsun.

Dua: Göklerdeki Babamız, biricik Oğlu’na gökte ve yerde her yetkiyi verdiğin için sana teşekkür ediyoruz. O, bizim itaat etmek istediğimiz Rab’dir. Bizi Kutsal Ruh’a götür ki, kralımızın buyruklarının severek yerine getirelim. “Hükümranlığın gelsin ve gökte olduğu gibi yeryüzünde de senin istediğin olsun. Âmin.

Soru 11: “Rab” adı, İsa Mesih ve bizim için ne anlama gelmektedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on March 10, 2011, at 12:24 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)