Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":

Home -- Turkish -- Colossians -- 010 (Background 1)

Arabic -- Chinese -- English -- French?-- German -- Russian? -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

KOLOSELİLER - MESİH İçinizde!
Elçi Pavlusun Koloselilere Yazdığı Mektup

Bölüm 1 - Hıristiyan inancının temel ilkeleri (Koloseliler 1:1-29)

Exkurs 1 - Elçilerin esenlik dileklerine ilişkin açıklamalar(Koloseliler 1:1-2)


Tanrı, Babamız’dan

Eski Tora hukukçusu Pavlus, esenlik dilekleriyle insanların Tanrı konusundaki bilgisizliğine bir son vermiş oluyordu. Hiç kimse ve hiçbir din Tanrı’yı tanımamaktadır. En iyi olasılıkla bir Tanrı olduğunu tahmin etmektedirler. Ancak O’nun kim olduğunu kimse bilmemektedir. Yuhanna bu konuyla ilgili olarak şöyle tanıklık etmektedir: “Tanrı'yı hiçbir zaman hiç kimse görmedi. Baba'nın bağrında bulunan ve Tanrı olan biricik Oğul O'nu tanıttı.” (Yuhanna 1:18) İsa şöyle konuşur; “ Her şey bana Babam tarafından verildi. Oğul’u Baba’dan başka kimse bilmez. Bir de, Oğul’un kendisine Baba’yı açıklamak istediği kişi Baba’yı bilir. Ey bütün yorgunlar ve yükleri ağır olanlar! Bana gelin. Sizleri dinlendiririm. (Matta 11:27-28)

Pavlus İsa’nın varlığını kabul eder ve Yahudiler tarafından izlenmesine rağmen, bilinmeyen, büyük ve korkulan Tanrı’nın kim olduğunu açıklar: “Babamız” Bu olay yaratacak bir açıklamadır. Sonsuza dek yaşayacak ölümsüz, Kutsal Olan günahkârları iyi edecek, Sabırlı dik başlı çocuklara tahammül edecek, Doğru Olan haksızlara hak dağıtacaktır. Tüm bunlar mantığa sığmaz, ancak ruhsaldır. Tanrı’nın, Babamız’ın sevgisi bizin mantığımızdan çok daha kapsamlıdır. Ne zaman kendi isteğimizle O’nun yüceliğini ve kayrasını tanıyacak, İsa’nın müjdelediği Yeni adını ne zaman öveceğiz? Niçin tanımlayamadığımız Rab’be inanıyoruz da Babamız’a inanmıyoruz?

İsa’nın bize yazılı olarak bildirdiği “ Baba” adını anımsamak isteyenler, O’nun Baba’nın adını Yeni Antlaşma’da tam 200 kez andığını göreceklerdir. İsa, 80 kez saygıyla “Babacığım”, ruhsal şükranla 59 kez “Babam” ve on kez de güven duygusu içinde “ Baba” sözcüklerini kullanır. Sadece bir kez, Babamız duasında, Yüce’ye “Babamız” diye hitap eder. (Matta 6:9; Luka 11:2) İsa bu lütufkâr konuşmalarıyla kendisine verilmiş hakları halefleriyle paylaşmış olur. Onlar yasal açıdan evlat edinilmişler, ruhsal olarak yeniden canlandırılıp, O’nun kefaret ölümü aracılığıyla Tanrı’nı çocukları olarak aile içine alınmışlardır. Bu gerçekleri algılayarak ruhunun derinliklerinde hisseden, Kutsal Ruh aracılığıyla Baba ve Oğul’a yakarır, sevgi ve coşkuyla O’na bir yaşam boyu hizmet eder. İşte bu nedenle İsa, O’ndan 21kez “ Babanız” beş kez de “Baban” diye söz eder.

Ancak bizi cesaretlendirmesi için “Baba” ve “Babam” tanımlamalarından tam altı defa fazla, öğrencilerin “Babanız” diye konuştuğunu gerekmektedir. Tanrı’nın gizemi bizim O’nun çocukları olmamızda değil, Oğlu’nu İsa olmasında yatmaktadır. Çünkü biz, Yüce Tanrı kendisini İsa Mesih’in Babası olarak tanıtması sonucu, (Matta 3:17; 17:5) Oğul aracılığıyla Tanrı’nın çocukları olmaya hak kazanırız. Ancak, bunun karşılığımda, Babamız’a itaat etmek zorunda olduğumuzu asla unutmamalıyız. Tanrı aslında bizim Babamız değil, İsa Mesih’in Babası’dır. Yalnız O’nun aracılığıyla Tanrı’nın çocukları olmaya hak kazandık. Bu nedenle Göklerdeki Babamız’a edeceğimiz dualar ve yapacağımız her türlü etkinlik Mesih adına yapılmalıdır. Ön planda biz değiliz, gökte ve yeryüzünde tüm yetki O’na verilmiştir. (Matta 28:18)

İsa, iman etmemizi istemekle, bize taşıyamayacağımız bir yük vermemiştir. Yukarıdan gelen Kutsal Ruh’unu dökerek haleflerinin yükünü hafifletir. Pavlus bu konuyla ilgili şöyle yazmıştır: “ Sizleri yeni baştan korkuya sürükleyecek olan kölelik ruhunu almadınız; Sizi oğulluğa yükselten Ruh’u aldınız. Bu Ruh’la, “Abba Baba!” diye sesleniriz. Ruh kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı’nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrı’nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçılarıyız. Tanrı’nın mirasçıları, Mesih’in de miras ortaklarıyız. Madem Mesih’in çektiği sıkıntıları paylaşıyoruz, O’nunla birlikte yüceltilmemiz gerekir.” (Romalılar 8:15-17) Reformist Kelvin, Kutsal Ruh’un ebediyetten yükselen çığlığının Mesih halefleri için en iyi kanıt olduğunu söyler. Kutsal Ruh’un bu çığlığıyla bizler, Tanrı’nın iletilerini dolaysız olarak yüreğimizde hissederiz, böylece O’nun Babalığından kuşku duymamıza gerek kalmaz.

Göklerdeki Babamız’a bizi düşündüğü, bizi sevdiği, biricik Oğlu’nun kefaret ölümü aracılığıyla bizi kurtardığı, eğittiği ve değiştirdiği, Kutsal Ruh’unun yüreklerimize konut kurması sonucu verdiği Yücelik iletileri için, hangimiz teşekkür ediyor? Tüm bunları Mesih adına elde ettik. O’nun Ruh’u bize dua etmeyi ve ilahi söylemeyi öğretir: “ Baba, Yaptığın her şey için sana teşekkür ediyoruz.”

İsa’nın bize öğrettiği Babamız duası Hıristiyanların temel duasıdır. Buna göre, Baba’nın adı içimizde ve çevremizde kutsanmalı, Hükümranlığı gelmeli, O’nun istemlerin, göklerde olduğu gibi, içimizde de ve bizim aracılımızla gerçekleşmelidir. Baba bizim için her gün yeterli ekmeği sağlamaktadır, üstelik yalnız bizim için değil, Oğlu’na ait kilisede.Peki, bunun için dua ediyor muyuz?.

Bunun dışında Baba’dan, her gün günahlarımızı suçlarımızı ve hatalarımızı bağışlamasını istiyoruz, aynı şekilde Baba’nın bizi bağışladığı gibi, bizimde düşmanlarımızı bağışlayabilmemiz, onların yaptıkları haksızlıkları unutabilmemiz ve onları sevebilmemiz için dua ediyoruz. Her türlü ayartmadan korumasını, hile ve şiddetten uzak tutması için Baba’ya yalvarıyoruz. Bizi, İsa Mesih’e bağlasın, sonsuza dek O’nun yanında tutsun ve korusun istiyoruz. (Matta 6:9-13) İsa’nın Babası’na ilettiği, Pavlus’un O’ndan dilediğimiz kayra bağışlama, yaşam ve barışın güvencesini verdiği nice öncelikli haklara sahibiz. Bu kadar mı tembeliz ki, hala O’na teşekkür ve dua etmiyoruz?

Tanrı sadece Mesih haleflerinin Babası değildir, kaybolan oğul ve kızların da Babası’dır, özellikle de İbrahim soyunun. Onların dönmelerini bekler ve hasretle yollarını gözler. Ve ne zaman ki, onların doğruluktan uzaklaşmış bir durumda eve döndüklerini görür, o zaman olaya el koyarak, onların son adımlarını tek başına atmamalarını sağlar. Ancak Baba onunla konuşmaz, günahlarını çıkartmasını ve iş ve bağışlanma dilemelerini bekler. (Luka 15:20-21) İşte o zaman Baba doğruluk mantosunu çocuklarının sırtına örter, onları Ruh’unun mührünün bulunduğu yüzükle süsler ve onun için hazırlattığı en güzel kurban etinden yemesini ister. Baba tüm ev halkını toplayarak, ruhsal açıdan ölmüş, ancak artık bağışlanmış olan kayıp oğlunun eve dönüşünü beraberce kutlamaya çağırır. Evde kalmış, inançlı diğer erkek kardeş, biraderine hoş geldin demek için kendini zorlamalıdır.

Luka İncil’in altın öyküsüyle, İsa’nın vahisi, göklerdeki Babası’nın ve Babamız’ın temel özelliği ve kişiliği olarak yorumlanmıştır. (Luka 15:11-32) Aklımıza gelmişken, kız kardeşler de artık anlasınlar ki, Pavlus Tanrı tanımaz günahkârlara “ Tanrı’nın Lütfu ve barışı Baba tarafından sana da verilecektir” diye seslenmektedir. Baba’nın kutsal sevgisi mantığımızın ve geleneklerimizin üstündedir. Baba’nın sınırsız merhametini, O’nun kaybolmuşlara gösterdiği sevgiden anlarız.

Dua: Göklerdeki Babamız, söylediğimiz yalanlara, işlediğimiz suçlara ve gösterdiğimiz kibre rağmen bizi unutmadığın, İsa’nın kefaret ölümü nedeniyle bizleri evlatlığa kabul ettiğin ve Kutsal Ruh’unu üzerimize döktüğün için sana dua ediyoruz. Böylece biz sana “Abba, Sevgili Baba” diye seslenip, Haleluya diyebiliyoruz. Herkesin dua etmesini sağla ki, Babamız duasındaki dileklerimiz yaşamımızda gerçekleşsinler. Âmin.

Soru 10: “Yüce Tanrı’ya” Babamız diye seslenme hakkımız nereden gelmektedir?

(Elçi Pavlus’un Koloseliler’e yazmış olduğu mektuptaki esenlik dilekleri burada bitiyor. Çünkü bunlar başlangıçta bulunmaktadırlar. Ancak diğer mektuplarda dilekler devam eder.)

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on March 10, 2011, at 12:00 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)