Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":

Home -- Turkish -- Colossians -- 009 (Background 1)

Arabic -- Chinese -- English -- French?-- German -- Russian? -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

KOLOSELİLER - MESİH İçinizde!
Elçi Pavlusun Koloselilere Yazdığı Mektup

Bölüm 1 - Hıristiyan inancının temel ilkeleri (Koloseliler 1:1-29)

Exkurs 1 - Elçilerin esenlik dileklerine ilişkin açıklamalar(Koloseliler 1:1-2)


Barış

İman eden günahkârlara, İsa Mesih’in kefaret ölümü aracılığıyla karşılık beklenmeksizin verilen Tanrı Lütfunü müjdelemesinden sonra Pavlus,, Korintos kilisesine Tanrı’nın Lütfu sonucu beliren ruhsal meyvelerden söz etti. Romalılara yazdığı mektubunda onlara şöyle seslenir: “ Bu nedenle, iman sonucu doğrulukla donatılmış olarak, Rabbimiz İsa Mesih aracılığıyla Tanrı’yla barışmış oluyoruz. İman ederek içinde bulunduğumuz bu kayraya O’nun aracılığıyla girme hakkına kavuştur. Tanrı’nın yüceliğine erişme umuduyla da övünüyoruz. “ (Romalılar 5:12) Bu vaatleri okumakla kalmayıp, ezberlemeli, dua ve teşekkür ederek uygulamalıyız. Pavlus, Kutsal Ruh’un bağışlarının meyvelerini saydıktan sonra, esenlik dileklerinde bunları, Yeni Antlaşma’da Mesih’in kefalet ölümü aracılığıyla kazandığımız Tanrı ile barışma hakkı olarak niteler. Tanrı’nın kendisine, Yaratana, Yasa Koyucu ve Rab’be karşı gelen insanlara olan gazabı, Mesih’in kefaret ölümü aracılığıyla, kendisine iman edenler için artık durdurulmuştur.” Tek sunuyla kutsal kılınanları sürekli yetkinliğe erdirdi. “ (İbraniler 10:14) Kutsal Ruh’ta buna Rab’bin sözleriyle tanıklık yapmaktadır. “ Onlarla yapacağım antlaşma budur. O günlerin ardından yasalarımı yüreklerinize yerleştireceğim. Ve zihinlerinize yazacağım. Günahlarını ve yasaları çiğnemelerini artık anımsamayacağım.” (İbraniler 10:16-17) Tanrı’nın Oğlu kefaret ölümüyle bizi Babası ile barıştırdı ve O’nun barışına ortak yaptı. Artık Tanrı’dan çekinmemiz için bir neden kalmadı, çünkü İsa Mesih’in kanı bizim yerimize konuşuyor ve bizi “Üç defa Kutsal’ın” sürekli barışı içinde tutuyor.

Pavlus’un sözünü ettiği barış, kavgalı halkların politik barışı değil, Mesih ile kurulan ruhsal barıştır. İsa’nın amacı dünyanın düzenini değiştirmek değildir. O dünya üzerinde yaşayan insanları içten yenilemek, suçlarını ortaya koymak, bağışlamak ve onların Yaratan ile olan kaybolmaya yüz tutmuş ilişkilerini canlandırmak istemektedir. Bu insanlar Tanrı ile sevgi ve uyum içinde ve O’na dönük olarak yaşamalıdırlar. Hıristiyanlık dışındaki dünya Tanrı’nın barışını tanımamakta, oysa Tanrı Oğlu’nun kilisesi onu çoktan beri biliyor.

Uluslar arasındaki barış, Tanrı Kuzusu’nun ikinci mührünün kırılmasından sonra, dünya yüzünden kalkmıştır (Vahiy 6:3) ve gerçek barış prensinin ortaya çıkmasıyla tekrar oluşacaktır.

Tanrı ile kurulan ruhsal barış, tövbe eden inananın eseri olamaz, Üç cevherli Tanrı’nın bize verdiği bir armağandır. O’nunla olan barışı biz kurmadık, O bize verdi. Burada bize düşen görev, O’na itaat etmek ve sözlerinden çıkmamaktır. İsa Babası’yla beraber boyunduruk altında yaşamıştır (Matta 11:29) ve bizden kendisinin boyunduruğunu takmamızı istemektedir. Bu bir fille bir karıncanın aynı boyunduruğu taşımasına benzer. Burada fil, boyunduruğun dışında karıncayı da taşımaktadır. Bilmeliyiz ki, bizim için İsa’nın boyunduruğunu takınmadan kalıcı bir barış içinde kalmak olanaksızdır. Ne zaman ki, İsa gibi yumuşak huylu ve alçakgönüllü olacağız, o zaman yüreklerimiz huzur bulacaktır.

İsa şu açıklamayı yapar: “ Sizlere esenlik bırakıyorum. Size kendi esenliğimi bırakıyorum. Ben size dünyanın verdiği gibi vermiyorum. (Yuhanna 14:27) İnsanlığın kurtarıcısı böylece, kendisinin Tanrı ile olan ve içinde taşıdığı barışının Kutsal Ruh olduğunun işaretini vermektedir. Meryem’in Oğlu doğuştan günahsızdır, bu nedenle Tanrı’nın gücü ve esenliği O’nu sınırsız şekilde etkilemiştir. O’nun halefleri bağışlanmanın Lütfunü ve Tanrı ile olan barışmalarını kabul ettikleri için, temizlenir ve kutsanırlar, bu yolla barışın Ruhu onların içinde konut kurabilir. Tanrı Ruh’unun girdiği yürekte gerçek ve sonsuz barış başlar. İsa, bizi değiştiren, yenen ve teselli eden bu barışı, kendisinin ezeli barışı olarak niteler. Ancak bunun gerçekleşmesi bizim kendimizi “inkâr etmemize bağlıdır. İşte bu nedenle İsa bizi uyarmaktadır: “ Yüreğiniz sıkılmasın, korkmayın!” (Yuhanna 14:27c)

Tanrı’nın barışı bize insanlarla iyi geçinmeye ve düşmanlarımızı sevmeyi öğretir. Bu bize kendi suçlarımızı itiraf etmeye zorlar ve karşıtlarımızın tarafından kendi değerleriyle yargılanmaktan korur. Barış Ruhu bir sevgi Ruhudur, çünkü Tanrı’nın barışı O’nun sevgisinden kaynaklanmaktadır. (I. Yuhanna 4:16)

Pavlus, Barış Ruh’unun gücünü öğrenmişti ve şöyle tanıklık yaptı: “ Tanrı’nın insan kavrayışını aşan esenliği, Mesih İsa’da yüreklerinizi ve akıllarınızı koruyacaktır.” (Filipililer 4:7) Elçi kendi çabalarıyla Hint Avrupa halkların kendilerine karşı savaştı ve ikna gücüyle onlara Kutsal Ruh’u Tanrı’nın barışı olarak önerdi. Bu, dehalar ve bilim adamlarınınkiyle karşılaştırılamayacak kadar fazla düşünce ve bilgiye sahiptir. Doğal insan sınırlarının esiridir. Oysa Tanrı’nın Ruhu Tanrısallığın derinliğini araştırır ve bize Tanrı ve Oğlu hakkında bilgiler verir. Bu nedenle Pavlus hiç çekinmeden “Bizlerde Mesih’in düşüncesi vardır” diyebilmiştir. (I. Korintoslular 2:14-16)

Pavlus’un mektuplarında yalnız Tanrı’nın barışına değinmez, Mesih’in barışından ve Kutsal Ruh’un barışından da söz eder. Bu Kutsal Üçleme’nin ruhsal özelliğini ve gücünü temsil etmektedir. O’nun içinde suç ve başarısızlık nedeniyle asla bir düzensizlik oluşmaz, çünkü Tanrı bilgeliğe ve sevgisine her zaman sadık kalır. Barış Ruhu Pavlus’un yıllar süren tutukluluğunda bile onu terk etmemiştir. Elçi Ruhlar arasında ayrım yapabilmiş ve Rabbine karşı uysallık içinde sadık kalarak, teselli bulmuştur.

Sizinle beraber

İsa, Tanrı ve Oğlu’nun kendilerine armağan ettiği barışı diğer insanlara yayan haleflerini kutsadı. (Matta 5:9) Bunun nasıl işleyeceğini bilmeyenler Tanrı önünde diz çöküp, O’na barış Ruh’unu kendilerine vermesi için dua etmelidirler, böylece, aile içinde, okulda ve kilisede barışla yönetilirler. Barışı getiren biz değil, Tanrı’nın Lütfuna tanıklık etmemizi ve yeni inanların içine barış Ruh’unun konut kurmasını sağlayan Kutsal Ruh’tur. Tanrısal barışı yalnız kendisi için kullanmak isteyen, Tanrı’nın Lütfunu ve barışının keyfini ruhsal bencillikleri içinde tek başına sürmek isteyenlere yazıklar olsun. Onlar su girdisi olan, ancak çıktısı bulunmayan Ölü Deniz’e benzerler. Oysa Galile Gölü her ikisine de sahiptir ve bu nedenle de içinde canlı varlıklar yaşar.

Pavlus esenlik dileklerini kişilere değil, tüm cemaate göndermiştir. Kont Zinzendorf şöyle demiştir: ,Toplumsuz bir Hıristiyanlık düşünemiyorum.” Kalıtımsal kutsalsızlığımızın Kutsallarla beraber yaşamakla daha da belirginleşir. Kiliselerde ve toplum yaşamında ortaya çıkan çatışmalar ve kendini beğenmişlik sonucu sevgi ve gerçek bağları büyük yaralar almaktadır. Hiç kimse en küçük ve diğerlerinin hizmetkârı olmayı hazmedememektedir. İsa, Petrus’un iman etmesinden sonra, öğrencilerinin kişiliklerini geliştirmek için büyük çaba harcamış, onlara birbirlerini sevmelerini buyurmuştur. “Tıpkı benim sizleri sevdiğim gibi, siz de birbirinizi sevin.” (Yuhanna 13:34) İsa yaptığı Yüksek Kâhinlik konuşmasında, kiliselerin aynı kendisinin Baba ile olduğu gibi, bir olmalarını ister.” Ancak onların bu işin altından tek başlarına kalkamayacağını bildiği için, isteğini şu sözlerle tamamlar: “Senin bende, benim sende olduğum gibi” (Yuhanna 17:21-26)

Dua: Göklerdeki Babamız, İsa Mesih’in kefaret ölümü aracılığıyla, isyankâr yaratıklara sonsuza dek geçerli bir barış lütfettiğin için sana teşekkür ediyoruz. İzin ver, senin teselli edici Ruh’un tövbekârların içinde konut kursun, böylece senin barışın ve sevincin kin dolu dünyayı sarsın. Bizler senin barış elçilerin olalım. Amin.

Soru 9: Mesih’in barışının en büyük özelliği nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on March 10, 2011, at 11:48 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)