Home
Links
Bible Versions
Contact
About us
Impressum
Site Map


WoL AUDIO
WoL CHILDREN


Bible Treasures
Doctrines of Bible
Key Bible Verses


Afrikaans
عربي
Azərbaycanca
Bahasa Indones.
বাংলা
Български
Cebuano
Deutsch
English
Español
فارسی
Français
հայերեն
한국어
עברית
हिन्दी
Kiswahili
Кыргызча
മലയാളം
नेपाली
日本語
O‘zbek
Peul
Polski
Português
Русский
Srpski/Српски
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Türkçe
Українська
اردو
Uyghur/ئۇيغۇرچه
ייִדיש
Yorùbá
中文


ગુજરાતી
Hausa/هَوُسَا
Latina
Magyar
Norsk

Home -- Turkish -- Ephesians - 017 (Christ the head of the church, His body)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Bölüm 1 - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dualar (Efesliler 1:3-23)
B - Elçi Pavlus’un Efes’teki kutsallar adına teşekkür ve dua etmesi (Efesliler 1:15-23)

Mesih’in ruhsal bedeni ve başı (Efesliler 1:22-23)


Efesliler 1:22-23
22 Her şeyi ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu her şeyin üzerinde baş olmak üzere kiliseye verdi. 23 Kilise O'nun bedenidir, her yönden her şeyi dolduranın doluluğudur.

Saul Şam önlerinde İsa’nın parlak yüceliğini görünce ürken atından düşmüştü. Rab’bin şu sorusu kafasını kurcalamıştı: “ Bana neden eziyet veriyorsun?” Oysa Pavlus, İsa’ya eziyet verdiğini düşünmüyordu, Çünkü ona göre çarmıha gerilenin bedeni çoktan çürümüş olmalıydı. Genç Tora hukukçusu ölüler arasından Dirilenin cemaatini nefret ve şiddetle kovalıyor, onları Eski Antlaşma’nın kurallarına uymaya zorluyordu. İsa’nın sorusu ruhunun gözlerinin açılmasına neden olmuştu. Şimdi anlamıştı ki “Çarmıhta ölen dirilmiş, cemaatine verdiğim eziyetleri şahsen yaşıyor.” O bu insanlarla sıkı sıkıya bağlıdır. O ve kilisesi mutlak bir birlilik içindedir. İsa sevdiklerinin acılarını bizzat fark ediyordu. İsa ve kilisesi bir bütündür.

İşte bu öğrendikleri, adını sonradan Pavlus yapacak Saul’un tüm düşüncelerini kökten değiştirmişti. Buradan şu sonucu çıkarttı: “Mesih, ruhsal bedenin başıdır.” Bedensiz baş olamayacağı gibi, başsız beden de olmaz. Başla bedeni birleştiren sinirler bedenin çektiği her acıyı önce başa bildirirler. Baş yaşanan acının, yaralanan veya darbe alan noktada sızı veya yanma olarak ortaya çıkmasını sağlar. Beden ve baş birbirleriyle sıkıca bağlıdırlar.

Bir gerçek daha var. Baş ayaklara yana veya öne doğru hareket etmelerini söylediğinde, ayaklar geri gidemez. Böyle bir durum doğal değildir ve bir hastalık belirtisi olabilir. Aynı şekilde baş söylemediği müddetçe eller tokat atamaz veya aşağı doğru sarkamazlar. Başın ve bedenin bir bütün olduklarını vurgulayan bir mektup yaz!

Ruhsal açıdan bakıldığında, kilisenin başı bir yönetici veya bir piskopos olamaz, yalnız diri Mesih’tir. Bu bağlamda hiçbir kilise yöneticisi, buyruklarını kesinlikle baştan aldığı bu durum içinde, garip düşüncelere sahip olamaz, bunları gerçekleştirmek isteyemez. Bir kilisenin toplantılarından çıkacak karaları veya hedefleri, ruhsal beyinlerini (baş) ve istem merkezini temsil eden diri Mesih’in onayı olmadan “Saçma sapan” düşünceler olarak kalmaya mahkûmdurlar. Sosyal görevler, politik etkilenmeler ve iyi niyetli tatil programları, Müjde’in metinleriyle uyum içinde değillerse asla hedeflerine ulaşamazlar ve bu nedenle de bedene yerleşmiş grip mikrobunu benzetilebilirler, çünkü başımız, İsa bize Yeni Antlaşma’nın metinleri aracılığıyla seslenmektedir. Yaşamımızı şekillendirirken ve düşünürken, sürekli bir bağımlılık içinde olduğumuz İsa’ya danışmalı, planlarımızı O’na göre yapmalıyız.

Gözaltında tutulan Pavlus bu düşünceleri geliştirerek, Efes ve civarındaki kiliseleri “Diri Tanrı’nın doluluğu” diye niteler. Koloseliler’e hapishaneden yazdığı mektupta şöyle diyordu: “ Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor. Sizler de yaşam için gerekli doluluğu O’nda buldunuz.” (Koloseliler 2:9-10) Bu söylemler kilise üyelerinin şahsına yazılmamışlardır, yeniden doğanların tümüne dönüktürler. İşte bu gerçek bizi kibirden korur ve kilisedeki komşularımızla yakınlaşmamızı sağlar, çünkü Tanrı’nın doluluğunda hepimizin pay sahibiyiz. Nasıl göz olmadan ayaklar, yürek olmadan parmaklar işlevsel değillerse, bizler de birbirimize muhtacız. Pavlus bu yararcı gizeme, mektuplarında sıkça değinmiştir.(I.Korintoslular 12:4-31; Efesliler 4:15-16)

“Doluluk” kavramı Pavlus’u derinden etkilemişti. Daha öncesinde İsa şöyle bir mesaj göndermişti: “ Tanrı Ruh’u ölçüsüz verir.” (Yuhanna 3:34b) Mesih Ruh’la doludur, çünkü O Babası’nın Ruh’unun yeniden doğuşudur. (Yeşaya9:5; Yuhanna 14:5-11) O ve Babası, İsa’yı gerçekten sevenlerin ruhunda konut kuracaklardır. “ Beni seven sözümü tutacaktır. Babam da onu sevecek. Ve ona gelip yanında konut kuracağız. (Yuhanna 14:23) İsa ve Babası’nın konut kurduğu yerde Tanrı’nın doluluğu vardır. Bu gerçeği arayanların aklına sığmayacak bir olgudur. Ancak Tanrı’nın Ruh’uyla Mesih edilen yalnız ve yalnız bağışlandığı için görür, işitir ve Baba’nın, Oğul’un ve Kutsal Ruh’un varlığını algılar.

Dua: Rab İsa Mesih, Baba’nın senin içinde insana dönüştüğü ve Tanrı’nın doluluğunu kendi varlığında barındırdığın için sana dua ediyoruz. Sana dua ediyoruz çünkü bizi yaşayalım ve Tanrı’nın doluluğundan pay alalım diye Kutsal Ruh’la vaftiz ettin. Biz hiçiz, sense her şeysin. Tüm umutsuzların gözlerinin açılmasına yardım et. Âmin.

Sorular:

  1. Rab İsa nasıl kilisenin başı olabilir?
  2. İsa Mesih’in kilisesinde Tanrı’nın doluluğunun konut kurması ne demektir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:04 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)