Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":

Home -- Turkish -- Ephesians - 016 (God's power manifested in the resurrection of Christ)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Bölüm 1 - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dualar (Efesliler 1:3-23)
B - Elçi Pavlus’un Efes’teki kutsallar adına teşekkür ve dua etmesi (Efesliler 1:15-23)

Tanrı’nın hükümranlığı İsa Mesih’in dirilişinin ve tahta çıkmasının işaretlerini veriyor (Efesliler 1:20-22)


Efesliler 1:20-22
20 Bu kudret, Tanrı'nın, Mesih'i ölümden diriltirken ve göksel yerlerde sağında oturturken O'nda sergilediği üstün güçle aynı etkinliktedir. 21 Tanrı O'nu bütün yönetimlerin, hükümranlıkların, güç ve egemenliklerin, yalnız bu çağda değil, gelecek çağda da anılacak bütün adların çok üstüne çıkardı. 22 Her şeyi ayakları altına sererek O'na bağımlı kıldı. O'nu her şeyin üzerinde baş olmak üzere kiliseye verdi.

Pavlus Kutsal Ruh’un katkısıyla, Rab İsa Mesih’in ortaya çıkmasını sağlayan Tanrı gücünün kendisinde ve kiliselerde yaptığı etkiyi fark ediyor, buna cesaretle tanıklık ediyordu. Böyle bir söylem her ne kadar mantığımızın sınırlarını zorlasa da, çocukların Rab’be duyduğu inancına benzetilebilir. Bunun dışında Tanrı’nın Oğlu İsa’da topladığı güç bizi sarsarak iman etmeye yöneltmektedir. Böylece O gücünü ve egemenliğini yalnız Mesih’te değil, bizim içimizde de uygulayacaktır. Şayet bazı kiliselerin içinde bulunduğu berbat durumu kaçınılmaz bir gelişme olarak görüyorsak, acilen tövbe etmeli, göklerdeki ve yeryüzündeki Hükümranlığının bir an önce gelmesi için İsa’ya yalvarmalıyız.

Batı Avrupa ve USA’da İsa’nın doğumu, ölüler arasından dirilişinden daha çok kutlanmaktadır. Oysa Yakın Doğudaki radikal eğilimli Hıristiyanlar ve kiliseye bağlı Yahudiler, Tanrı’nın gücünün ölüm ve İsa’nın ölüler arasından dirilmesine olan inancımız, bizi O’nunla beraber dirilmiş olduğumuz duygusuna sürükler. O’na iman edenler İsa’nın ve öğrencilerinin bize çok sefer gösterdikleri şekilde yaşarlar. (Yuhanna 3:16; 5:24-29; 10:27-28; 11:25-26; I.Yuhanna 5:4-5, 11-12) Şimdi sana soruyorum: Mesih’in içinde mi yaşıyorsun? Yoksa günahlarının içinde hala ölümüsün?

Tanrı’nın Mesih’le yüz yüze dururken verdiği mesajlar, (Mezmur 110:1) Doğudaki Mesih haleflerinin Hıristiyan Batıdakine göre çok daha fazla iman ve zafer ezgisi üretmesine neden olmuştur. “Rab efendime: “Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek Sağımda otur” diyor... Düşmanlarının ortasında egemenlik sür.” (Mezmur 110:1-2b)

Rab’bin (Yahova) Efendiyle konuşması birçok Yahudi’nin ve Müslüman’ın, sanki iki bağımsız tanrının yan yana bulunmaları mümkünmüş gibi, silahsızlanma çığırtkanlığı yapmalarına neden olmuştur. Diğer taraftan bazı Hıristiyanlar sevinçlerinden havaya uçmuştur çünkü buradaki metin, bir Hıristiyanlık metni değil, Davut’un Üç Cevherli Tanrı’nın gerçeğine dair verdiği bir mesajdır. Kutsal Üçlünün bu ayrılmaz birlikteliği şeytanın ve yardakçılarının kızgınlığına ve nefretine neden olmaktadır. Bu Üçlünün sevgisi ve alçak gönüllükleri, kötülük hükümranlarının Onları hafife alması ve hiddete kapılmaları sonucunu beraberinde getirir, tek büyük ve güçlünün kendileri olduklarını sanıp yerleri doldurulamaz zannederler.

Rab, Mesih’i O’nun geniş tahtını paylaşsın diye soluna oturtmadı, bilakis onur konuğu olarak sağında yer verdi. Böylece kendisiyle beraber en soylu yerden dünyayı yönetecekti. Rab İsa alçakgönüllü ve acı dolu kefaret ölümüyle, asi insanlığı Tanrı ile barıştırmış, bunun sonucu, bu onuru taşımaya, sonsuz egemenliği almaya hak kazanmıştır. O’nun dışında hiçbir yaratık bu işi yapabilme yeteneğine sahip değildir, çünkü tüm hükümranların üstünde üstünlük kurabilecek örnek kişi, yalnızca Tanrı’nın Kutsal Ruh’undan doğan bu nedenle de günahsız bir yaşam sürendir.

Yüce Babası Tanrı’nın sağındaki onur koltuğu, tüm dünya üzerinde egemenlik kuracak çok güçlü bir kişiye işaret etmektedir. Baba Oğlu’nun kendisine karşı bir saray entrikasıyla tek başına hükümranlık sürmek istemesine dair en ufak bir endişe taşımamaktadır. Çünkü yaşamını tanrı tanımaz insanlar için feda eden kimse, o kadar hizmet düşkünüdür ki, kibirle isyan etmek veya iktidar hırsı O’nun için asla söz konusu olamaz.

Pavlus başkanlar, krallar, imparatorlar ve prensler üzerinde egemenlik kurmuş İsa Mesih’in hükümranlığına o kadar inanıyordu ki, ona göre kralların kralı ve Efendilerin Rabbi’ne boyun eğmeyecek bir tane bile hükümran olamazdı. Pavlus’un yaptığı bu listede öbür dünyanın ruhsal güçlerinin, meleklerin, hatta Meryem’in adı geçmekteydi. Ayı şekilde Mesih karşıtı ve onun yalancı peygamberi daha ortaya çıkmadan önce yargılanmışlardır, çünkü onlar Tanrı’nın Kuzusu’na dua etmezler ve O’na itaat etmek istememektedirler. Diğer taraftan İslam dini ve onun kurnaz peygamberi Muhammed de Tanrı’nın ve O’nun Kuzusu’nun düşmanlarına dâhildir. Hindistan’ın sayısız tanrı ve ruhunun sözünü bile etmiyoruz.

Pavlus için Mesih’in mutlak Hükümranlığı bir söylenti olamazdı, çünkü o çarmıhta ölen ve ölüler arasından dirileni Şam’da, parlak yüceliği içinde kendi gözleriyle görmüştü. İşte o anda, gençlik yıllarında tanıştığı tüm dünya görüşleri ve öğrendikleri bir anda ters yüz olmuştu. Mesih’in kutsal yüceliği bu dünyadaki her şeyden ve her türlü şan şereften üstündür. İsa Rab’dir ve O’nun parlaklığı yanında her şer sönük kalır. (Filipililer 2:5-11)

Eski Antlaşma’da Mesih’in Hükümranlığına dair verilmiş işaretler daha bitmedi. Bu işaretler Yüce Tanrı’nın tüm düşmanlarını, O’nun bu nefret dolu asilerle herhangi bir çatışmaya girmesine gerek kalmadan, Mesih ayaklarının altına sereceğini öngörürüler. Yuhanna’nın Patnos Adasında karşılaştığı Mesih görüntüsünü de anlattıklarımıza eklediğimizde, vahiy içinde bu yargılamayı hemen fark ederiz. Yuhanna’nın vahisindeki İsa’nın kordan ayakları vardır. Johann Albrecht Bengel şöyle demiştir: “Bu ayakların bastığı her yer küle dönüşür.” Rabbimiz tüm Tanrı ve Hıristiyan karşıtı güçleri un ufak edecektir!

Pavlus’un Tihikos’a yazdırdıklarını, gözü ve kulakları açık bir Romalı askerin açısından değerlendirdiğimizde, bu ürpertici olay karşısında edecek söz bulamayız. Göz hapsinde tutulan Elçi, Romalılar tarafından haksız yere öldürülen Rabbi’nin baştan çıkartıcı yönetimini ve hükümranlığına tanıklık etmiştir. Oysa her şeye kadir Rab’bin elçisine kimse yardım elini uzatmamış, kefareti ödenmediği için de, yıllarca tutuklu kalmıştır.

Pavlus aynı Vaftizci Yahya’nın yaptığı gibi, kendi kendine şu soruyu sormuş olabilir: İsa gerçekten de Mesih, Rab’bin Rab’i mi? Yoksa biz bir başkasını mı bekleyelim?” (Matta 11:3) Ancak Pavlus’un mektuplarından, onun Mesih’in Hükümranlığına dair en ufak bir şüphe duymadığı anlaşılıyor. Başının kesildiği anda bile, daha önceleri Roma Kilisesine yazdıklarını anımsıyor olmalıydı.

“İçimizden hiç kimse kendisi için yaşamaz, kendisi için ölmez. Çünkü yaşıyorsak Rab için yaşıyoruz, ölürken Rab için ölüyoruz. Öyleyse yaşasak da, ölsek de Rabbiniz. Mesih hem yaşayanların, hem de ölenlerin Rabbi olsun diye öldü ve sonra dirildi.” (Romalılar 14:7-9)

Mesih’in Hükümranlığı bu dünyaya ait değildir. Burada para ve silahla değil, Gerçeğin Ruh’uyla savaşılır. Bu gerçeğe dâhil olan, Rabbin sesini duyar ve anlar. O Hükümranlığını inkâr etmektense, çarmıhta ölmeyi yeğledi.(Matta 26:64; Yuhanna 18:36-37)

Dua: Göklerdeki Babamız, Göklerdeki ve yeryüzündeki tüm güçleri verdiğin Mesih’in Hükümranlığı için sana duacıyız. O’nun alçak gönüllüğü ve Pavlus’un hapishane deki imanı için teşekkür ediyor ve böyle sağlam imanı bizim de yüreğimize doldurman, gücünü ve takip edilenlerin sahip olduğu cesareti bize de vermen için sana yalvarıyoruz. İsa aracılığıyla ve senin Kutsal Ruhu’nun yönetiminde gerçeğe bilgelikle tanıklık yapmamız izin ver. Âmin.

Sorular:

  1. Tanrı’nın gücü İsa’da ne zaman ortaya çıktı? Bu olay bize neyi öğretir?
  2. Elçilerinin işkence görmesi ve öldürülmelerine rağmen, Mesih nasıl Rab’lerin Rab’bi olabiliyor?
  3. Mezmur 110:1 de verilen mesaj nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:04 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)