Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Mark - 039 (Jesus Walks on the Sea)
This page in: -- Arabic -- English -- Indonesian -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

MARKOS - İsa Kimdir?
Mesihin İncilinin Markos Göre Yorumu
BÖLÜM 4 - MESİH'İN GALİLE VE ÇEVRESİNDEKİ BÜYÜK MUCİZELERİ (Markos 3:7 - 8:26)

11. MESİH’İN DENİZDE ÖĞRENCİLERİNE GÖRÜNMESİ (Markos 6:45-56)


Markos 6:45-56
45 Bundan hemen sonra İsa öğrencilerine, tekneye binip kendisinden önce karşı yakada bulunan Beytsayda'ya geçmelerini buyurdu. Bu arada kendisi halkı evlerine gönderecekti. 46 Onları uğurladıktan sonra, dua etmek için dağa çıktı. 47 Akşam olduğunda, tekne gölün ortasına varmıştı. Yalnız başına karada kalan İsa, 48 öğrencilerinin kürek çekmekte çok zorlandıklarını gördü. Çünkü rüzgar onlara karşı esiyordu. Sabaha karşı İsa, gölün üstünde yürüyerek onlara yaklaştı. Yanlarından geçip gidecekti. 49 Onlar ise, gölün üstünde yürüdüğünü görünce O'nu hayalet sanarak bağrıştılar. 50 Hepsi O'nu görmüş ve dehşete kapılmıştı. İsa hemen onlara seslenerek, "Cesur olun, benim, korkmayın!" dedi. 51 Tekneye binip onlara katılınca rüzgar dindi. Onlarsa büyük bir şaşkınlık içindeydi. 52 Ekmekle ilgili mucizeyi bile anlamamışlardı; zihinleri körelmişti.
53 İsa'yla öğrencileri gölü aştılar, Ginnesar'da karaya çıkıp tekneyi bağladılar. 54 Onlar tekneden inince, halk İsa'yı hemen tanıdı. 55 Bazıları koşarak bütün yöreyi dolaştı. İsa'nın bulunduğu yeri öğrenenler, hastaları şilteleriyle oraya götürmeye başladılar. 56 Köy olsun, kent ya da çiftlik olsun, İsa'nın gittiği her yerde, hastaları meydanlara yatırıyor, sadece giysisinin eteğine dokunmalarına izin vermesi için yalvarıyorlardı. Dokunanların hepsi de iyileşti.

Halk ve öğrenciler Rab İsa’nın sunmuş olduğu lezzetli ekmekle doyup O’nun olağanüstü gücünü kuşkuya yer bırakmayan bir açıklıkta görünce O’nu kendilerine kral yapmaya karar verdiler. Ama İsa derhal öğrencilerini kalabalığın arasından çıkarıp tekneye soktu. Olan biteni sakin bir kafayla düşünebilmeleri, yetki güç denemesinden kurtulabilmeleri için kıyıdan uzaklaştırdı.

Öğrenciler gölde açıldıktan sonra İsa dua etmek için tenha bir köşeye çekildi. Yüce’nin Oğlu Babasıyla, O’nun kendi aracılığıyla yaptırdığı işleri konuştu. Oğul asla babasından ayrı eylem yapmadı, sürekli dua ederek O’nun istemine uygun davrandı.

Allah’ın önünde sakin bir ortamda sen de dua ediyor musun? Kutsal Ruh’ta sürekli dua etmek ilk amacın olmadığı takdirde sürekli zayıf kalırsın.

Duasının ortasında İsa öğrencilerinin denizin azgın dalgaları kucağında çırpınışları, neredeyse boğulmak üzere olduklarını gördü. Dua ediyor, yardım dileyerek çırpınıyorlardı. İsa hemen kıyıya koştu, onlara kendisinin fırtınaların da Rab’bi olduğunu göstermek istercesine suların, dalgaların üzerinde izleyicilerine doğru ilerlemeye başladı.

Bir an, onların imanını sınamak için bekledi, Allah’tan girişimde bulunmasını dilemelerini bekledi. Ama hiç ummadıkları bir anda kendilerine yardıma gelen Rab’bi karşılarında görünce, ürktüler korku içinde, “Bizi yok etmek, boğmak isteyen bir hayalet geliyor!” diye bağrıştılar.

Dualarına cevap verildiğine inanıyor musun? İsa seni sürekli dinler, sıkıntı anında yanına gelir. Ne insanlardan kork, ne de fırtına ve karanlıktan! Rab'bin, hemen yanında duruyor. Mesih sana sakin olmanı buyuruyor, korkuya kapılmana izin vermiyor.

İsa alışılmışın dışında kendilerine gelmiş olmasından dolayı korkan öğrencilerini azarlamadı. Onlarla birlikte olduğunu kendilerine söyledi. “Benim!” dedi. “Ben bedendeki Tanrıyım. Sürekli sizinleyim, sevinin!

Yüreğin Kutsal Ruh’la dolu mu? Sıkıntılara, acılara karşın sevgili Kurtarıcı’na inanıyor musun? İsa sana Allah’ın bir bağışıdır. O’ndan başkası ikinci derecede öneme sahiptir. O’nun lutfu ve bağışlarıyla övünenleri kendisinden kaynaklanan sevgi ruhu sarar. O Allah’ın gücünü simgeleyen gerçek Rab’dir. İstediğin takdirde seni iyileştirecek olan ne öğrencileri, ne azizler ne de papazlar, yalnızca O’dur.

Öğrencileriyle birlikte gölün karşı kıyısına geçen İsa’yı tanıyan insanlar hızla köy ve kasabalarına koşup bulabildikleri tüm hasta ve kötürümleri O’na getirdiler. İsa onların hepsini iyileştirdi. Evet, İsa’nın tedavi edemeyeceği, üstesinden gelemeyeceği ne bir hastalık vardı, ne de dert. Elbisesine dokunmak bile kendisine inananlara şifa vermeye yetti. O, günümüzde de, “İmanın seni kurtardı!” diyor. İman olmaksızın, ne kurtuluş varolabilir ne de esenlik.

Dua: Allah’ın Oğlu, sana tapınırız. Denizler, fırtına ve dalgalar sana itaat ediyor. Biz de sevgine baş eğer, bugün de bizimle birlikte olduğuna iman ederiz. Sürekli bizimle kal, korkumuzu yok et, içimizde iman, huzur ve “Köylere gidip” sana hastalar getirmemizi sağlayacak bir sevgi yarat. Sen güvenilir bir yardımcısın. Amin.

Soru 20: Mesih öğrencilerine, “Benim!” derken neyi kastediyordu?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on January 30, 2013, at 10:09 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)