Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Mark - 038 (The Return of the Apostles)
This page in: -- Arabic -- English -- Indonesian -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

MARKOS - İsa Kimdir?
Mesihin İncilinin Markos Göre Yorumu
BÖLÜM 4 - MESİH'İN GALİLE VE ÇEVRESİNDEKİ BÜYÜK MUCİZELERİ (Markos 3:7 - 8:26)

10. Elçilerin Müjdeleme gezisinden dönmeleri, ve İsa beş bin kişiyi doyuruyor (Markos 6:30-44)


Markos 6:30-44
30 Elçiler, İsa'nın yanına dönerek yaptıkları ve öğrettikleri her şeyi O'na anlattılar. 31 İsa onlara, "Gelin, tek başımıza tenha bir yere gidelim de biraz dinlenin" dedi. Gelen giden öyle çoktu ki, yemek yemeye bile vakit bulamıyorlardı.
32 Tekneye binip tek başlarına tenha bir yere doğru yol aldılar. 33 Gittiklerini gören birçok kişi onları tanıdı. Halk civardaki bütün kentlerden yaya olarak yola dökülüp onlardan önce oraya vardı. 34 İsa tekneden inince büyük bir kalabalıkla karşılaştı. Çobansız koyunlara benzeyen bu insanlara acıdı ve onlara birçok konuda öğretmeye başladı.
35 Vakit ilerlemişti. Öğrencileri İsa'ya gelip, "Burası ıssız bir yer" dediler, 36 "Vakit de ilerledi. Halkı salıver de çevredeki çiftlik ve köylere gidip kendilerine yiyecek alsınlar."
37 İsa ise, "Onlara siz yiyecek verin" diye karşılık verdi. Öğrenciler İsa'ya, "Gidip iki yüz dinarlık ekmek alıp onlara yedirelim mi yani?" diye sordular.
38 İsa onlara, "Kaç ekmeğiniz var, gidin bakın" dedi. Öğrenip geldiler, "Beş ekmekle iki balığımız var" dediler.
39 İsa herkesi küme küme yeşil çayıra oturtmalarını buyurdu. 40 Halk yüzer ellişer kişilik bölükler halinde oturdu. 41 İsa beş ekmekle iki balığı aldı, gözlerini göğe kaldırarak şükretti; sonra ekmekleri böldü ve halka dağıtmaları için öğrencilerine verdi. İki balığı da hepsinin arasında paylaştırdı. 42 Herkes yiyip doydu. 43 Artakalan ekmek ve balıktan on iki sepet dolusu topladılar. 44 Yemek yiyen erkeklerin sayısı beş bin kadardı.

Mesih in elçileri müjdeleme gezisinden döner dönmez O’na O’nun adıyla halka sundukları hizmetleri bildirdiler. İsa, serin bir ortamda Allah’ın kendi aracılıklarıyla neler yaptığını anlayabilmeleri için onları yanına aldı. Tanık oldukları mucize ve tanrısal bağışlar için Rablerine şükretmeliydiler. Arkadaş ve dostlarına gücünü senin aracılığınla bağışlayan İsa’ya sende şükrediyor musun? İsa, yüzeysel, gururlu biri değil, şükreden, alçakgönüllü bir izleyici olman için seni Allah’a şükür duaları yükseltmeye çağırıyor.

Fakat yoğun halk topluluğu İsa’ya dinlenme fırsatı tanımadı; Rab’bin çevresindeki kalabalık sürekli büyüdü. Yorgun olmasına karşın Mesih onları kovmadı, tersine daha da sevdi. Doğruluk ve sevgiye olan susuzluklarını biliyordu. Onlara Allah’ın kurtarıcı lütfunu açıkladı.

Kutsal Mesih saatler boyu süren müjde öğretisini dinleyen insanların susuz, kurak yüreklerine sanki cennetin serinliği hakim olmuştu. Gün batıp akşam olunca, kalabalık açlık ve yorgunluktan bitkinlik duymaya başladı. Bunun farkına varan öğrenciler yapılması gerekeni düşünmeye başladılar.

İsa acıkanlara dağıtılmak üzere yiyecek getirilmesini istedi. Öğrenciler bunun kolay bir iş olmadığını, böylesine büyük bir kalabalığı doyurmak için yüzlerce kilo yiyeceğe, onları taşıyacak yük hayvanlarına ihtiyaç olduğunu düşündüler. Ama Allah’ın oğlu İsa insanların gereksinim duyduğu hesap ve araçlara muhtaç değildi. Bir an önce kalabalığı doyurmak ilk amacıydı. Herkesi kutsal ziyafete davet etti.

İsa öğrencilerinin uzatmış olduğu beş ekmek iki balığı aldı, sahip olunan az miktardaki yiyecek için Babasına şükretti; sonra ekmeği böldü, öğrencilerine verdi, kalabalığa bölüştürmelerini istedi. Şaşkınlıktan öğrencilerin gözleri açıldı. Allah’ın Oğlu’nun insanlar arasında lütfunu nasıl dağıttığına tanık oldular.

Yemek sonrasında artan ekmekler başlangıçta bölüştürülenden daha fazlaydı. Bu, tanrısal bereketin Mesih’in şükür duası sayesinde gerçekleştirdiği bir mucizeydi. Nitekim O, ekmeği halkın önünde böldüğü gibi, Allah’la barışmamız, “Rab’bin Sofrasında" O’nun ruhundan güç almamız için bedenini de kurban olarak sundu.

Allah’ın bu her insana sunulan bereketini sen de anladın mi? O, elde bulunan “az"a şükretmektir. İmanla sunulan bu şükür tanrısal hazinelerin kapısını açan anahtarın ta kendisidir. Mesih’in senin yakınında hazır bekleyen yardımına iman et. Elindeki “az"a şükret. O’nun istem ve gücüne güven. Çünkü O bedeni ve ruhu ile hem seni, hem de dostlarını her an kurtarmak istiyor.

Dua: Rab, imansızlığımızı, nankörlüğümüzü bağışla. “Kalabalıkları" senin gibi sevmeyi öğret bize. Bağışın için sana şükrederiz. Bizlere sunmuş olduğun ayrıcalıkları dostlarımıza bölüştürebilmemiz için bize bilgelik ver. Bõylece onlar da kimsesizlere, Egemenliğine özlem duyanlara hizmet etmeyi ilk görevleri bilsinler. Amin.

Soru 19: Beş bin kişinin doyurulmasındaki sır nedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on January 30, 2013, at 10:08 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)