Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Mark - 029 (Parable of the Mustard Seed)
This page in: -- Arabic -- English -- Indonesian -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

MARKOS - İsa Kimdir?
Mesihin İncilinin Markos Göre Yorumu
BÖLÜM 4 - MESİH'İN GALİLE VE ÇEVRESİNDEKİ BÜYÜK MUCİZELERİ (Markos 3:7 - 8:26)
5. İsa kayıktan kıyıda oturan halka müjdeyi anlatıyor (Markos 4:1-34)

f) Hardal tanesi benzetmesi (Markos 4:30-34)


Markos 4:30-34
30 İsa sonra şöyle dedi: "Tanrı'nın Egemenliği'ni neye benzetelim, nasıl bir benzetmeyle anlatalım? 31 Tanrı'nın Egemenliği, hardal tanesine benzer. Hardal, yeryüzünde toprağa ekilen tohumların en küçüğü olmakla birlikte, 32 ekildikten sonra gelişir, bütün bahçe bitkilerinin boyunu aşar. Öylesine dal budak salar ki, kuşlar gölgesinde barınabilir."
33 İsa, Tanrı sözünü, buna benzer birçok benzetmeyle halkın anlayabildiği ölçüde anlatırdı. 34 Benzetme kullanmadan onlara hiçbir şey anlatmazdı. Ama kendi öğrencileriyle yalnız kaldığında, onlara her şeyi açıklardı.

Allah’ın ruhsal egemenliği dünyada ve ahrette en büyük güçtür, çünkü Kutsal’ın istemini içinde barındırır. Yaradılışın başındaki gibi, onda ölümün, yokluğun ortasında yaşam doğuran ruhun dalgalandığı görülür. Hiçbir kötü güç Allah’ın Egemenliğini deviremez. Sonsuz yaşam ruhunun oluşturduğu bu egemenlik uçaklar, tanklar, füzeler ya da kin ve hırs üzerine kurulu değildir. Onda solunan hava sevinç, kendini inkar, doğruluktur. Allah’ın yüreklerdeki varlığından daha güzel bir duygu düşünülemez.

Allah’ın ruhu ile dolu sıradan bir insan olan İsa, Allah’ın yeryüzündeki egemenliğinin başlangıcıydı. O’nun için ne politika önderlerinin ne de felsefe dahilerinin bir önemi vardı, çünkü onların çoğu Ruh’tan Doğmuş Olan’ı tanımadan ölüp gitmişler, ellerine düşünce, tanrısal kralı gözlerini kırpmadan aşağılayıp öldürmüşlerdi. Ancak O’nun ruhsal egemenliği güçle yayıldı, çünkü Mesih’in ruhu asla ölmez.

Rab egemenliğini çıplak gözle zor görülen hardal tanesine benzetti. Hardal tanesi gürültüsüz, şaşaasız, ama diğer bitkilerden çok hızlı gelişir, yapraklar ve meyve dolu heybetli, gölgesinde kuşlar barınan bir ağaç olur.

Allah’ın Egemenliğinin “dalları” bugün sevinç ve kurtuluş bağışlayarak tüm halklara uzanıyor. Bu egemenliğin bereketlerinden yalnızca onun yaprak ve dalları, yani imanlılar değil, tüm varlık alemi etkilenir. Uygarlıklar, felsefeler hatta değişik politik akımlar bile Rab’be kendilerini teslim etmeksizin O’nun ilkelerinden esin almışlardır. Onlar bu açıdan ağacın dallarını değil, geçici bir süre onun gölgesinde barındıktan sonra gagalarıyla kopardıkları birkaç yaprağı beraberinde götüren kuşları andırırlar. Şu halde sen bir süre için Tanrı ağacının dalları arasında dinlenen kuş mu, yoksa o tanrısal gövdenin bir dalı mısın?

Dua: Baba, kuru ve kötü dünyamıza sevgi ağacını diktiğin, günahlarımızı bağışlayıp bizleri bu eşsiz ağacın gür dalları kıldığın için sana şükürler olsun. Bir anlık rahatın peşinde olan güvercinler değil, sürekli senin ruhunun meyvelerini veren imanlılar olabilmemiz için bizi sımsıkı, Oğlunda tut. Amin.

Soru 10: Allah’ın Egemenliği neden her mezhep ve akımın üstündedir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on January 30, 2013, at 10:01 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)