Home
Links
Bible Versions
Contact
About us
Impressum
Site Map


WoL AUDIO
WoL CHILDREN


Bible Treasures
Doctrines of Bible
Key Bible Verses


Afrikaans
عربي
Azərbaycanca
Bahasa Indones.
বাংলা
Български
Cebuano
Deutsch
English
Español
فارسی
Français
հայերեն
한국어
עברית
हिन्दी
Kiswahili
Кыргызча
മലയാളം
नेपाली
日本語
O‘zbek
Peul
Polski
Português
Русский
Srpski/Српски
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Türkçe
Українська
اردو
Uyghur/ئۇيغۇرچه
ייִדיש
Yorùbá
中文


ગુજરાતી
Hausa/هَوُسَا
Latina
Magyar
Norsk

Home -- Turkish -- Ephesians - 010 (Jewish-Christian expectations)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Bölüm 1 - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dualar (Efesliler 1:3-23)
A - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dua (Efesliler 1:3-14)

Exkurs: Mesih’in gelişine ilişkin Yahudi-Hıristiyan beklentileri


Elçi Pavlus Yahudilerin müjdelenen Mesih’in gelişine ilişkin eski özlemlerini, onların en harika özelliği olarak nitelemiştir. Efes’teki Yahudi-Hıristiyanlar bu vahiyi tanıyorlar, evlerde onun üzerine bilinçli olarak fikir yürütüyorlardı. Eski Birliğin 39 kitabında verilmiş olan iletiler beklentilerinin ağırlık merkezini oluşturmaktaydı.

Dünya üzerinde Mesih’in gelmesine ilişkin işaretler

Eski Antlaşma’da verilen Mesih’in hükümran ve egemen güç olarak gelmesine ilişkin mesajlar genelde hem dünyevi hem de ruhsal özellikler taşımaktadır.

“Çünkü bize bir çocuk doğacak, bize bir oğul verilecek. Yönetim onun omuzlarında olacak. Onun adı “Harika-Öğütçü” Güçlü Tanrı, Ebedi Baba, Esenli Önderi olacak.Davut’un tahtı ve ülkesi üzerinde egemenlik sürecek. Egemenliğinin ve esenliğinin büyümesi son bulmayacak. Egemenliğini adaletle, doğrulukla kuracak. Ve sonsuza dek sürdürecek. Her Şeye Egemen Rab’bin gayreti bunu sağlayacak. (Yeşaya 9:6-7; II.Samuel7:12-14a; Mezmurlar 2:7-9; 97:1;Yeşaya 11:1-5; 33:17; 60:1-3; Yeremya 33:15-17; Danyal 7:13-14; Mika 5:1; Zekeriya 2:14-15; 6:12-13, 14:9; vd). Bu iletilere göre Mesih, Davut’un krallığını bu dünyada tekrar kuracak olan siyasi ve dini bir Hükümrandır.

Mesih kendisini, Yakup’un sürülmüş, köle olarak satılmış ve dağılmış olan oğullarını tekrar ülkelerine döndürmekle belli edecektir. Günümüzde radikal Yahudiler, kendilerinden bazılarının Mesih’in gelmesinden önce ülkelerine döndüğünü, geri kalanları ise Rab ve Kralları tarafından getirileceğini savunurlar. Oysa peygamber Yeşaya Rab’bin Mesih’e neler söylediğini duymuştu: “ Yakup’un oymaklarını canlandırmak, sağ kalan İsraillileri geri getirmek için kulum olman yeterli değil. Seni uluslara ışık yapacağım. Öyle ki, kurtarışım yeryüzünün dört bucağına ulaşsın.” (Yeşaya 49:6) Radikal Yahudilerin bu ayetten hoşlandıkları söylenemez, çünkü Mesih’in kurtarışı yalnız İsrail halkıyla kısıtlı kalmamış, tüm ulusları kapsamıştır. (Yeşaya 11:11-16; 35:8-10; 43:5-7, 49:9-12; 60:3-9) Yeremya 30:10-16, 31(8-14; Hezekiel 37:21-27; Zekeriya 8:7-8)

Eski Antlaşma’nın kehanetlerine göre Mesih, Yeruşalim’de egemenlik sürecek ve bu kenti dünyanın merkezi yapacaktır.” Ey Siyon kızı, sevinçle coş! Sevinç çığlıkları at, ey Yeruşalim kızı! İşte kralın! O adil kurtarıcı ve alçakgönüllüdür. Eşeğe, evet sıpaya, eşek yavrusuna binmiş sana geliyor.” (Zekeriya 9:9-12; V :9-10b; Yeşaya 4:2-6; 11:1-5,9; 33:20-22; 62:6-7; Yeremya 3:16-17; 31:1-7, 23; Hezekiel 40:1-43, 7; Zekeriya 12:8)

Mesih’in beklenen Hükümranlığı, İsrail halkının ruhsal açıdan yenilenmesiyle yakından bağlantılıdır. Arda kalanlardan yalnız küçük bir kısmı Mesih’in Hükümranlığında yaşayacaktır. Kalan diğer İsrailliler giderek sertleşecek, Tanrı’nın mahkemelerinde kaybolacaklardır. Oysa diğerleri için şunlar geçerli olacaktır. “O gün Yeruşalim’e saldıran bütün ulusları yok etmeye başlayacağım. Davut soyuyla Yeruşalim’de oturanların üzerine lütuf ve yakarış ruhunu dökeceğim. Baba yani deştiklerine bakacaklar, biricik oğlu için yas tutan biri gibi yas tutacak, ilk oğlu için acı çeken biri gibi acı çekecekler.” (Zekeriya 12:9-14; burada ayet 10; Yeşaya 6:9-13; 10:20-21; 44:3; Yeremya 31:31-34; 33:14-17; Hezekiel 36:26-32; 37:1-28; 39:29; Yoel 3:1-5; Amos 9:11; Zekeriya 4:6; vd). Onu deşenlerin hepsinin Mesih’i göreceklerini Yuhanna, Mesih’in vahisinin zirve noktası olarak, daha önce de söylemişti.(Vahiy 1:7)

Geri kalan yenilenmiş halk, Mesih’in Hükümranlığı içinde dünya ulusları arasında kâhinlik görevi üslenecektir.”Şimdi sözümü dikkatle dinler, antlaşmama uyarsanız, bütün uluslar içinde öz halkım olursunuz. Çünkü yeryüzünün tümü benimdir. Siz benim için kâhinler krallığı, kutsal ulus olacaksınız. (Mısırdan Çıkış 19:5-6; Yasanın Tekrarı 7:6; Yeşaya 4:3; 6:1-13; 61:6-7; Zekeriya 8:13) Bu mesajların kısmen olsa yerine getirilmesini, sözcüğün tam anlamıyla krallığın kâhinleri diye niteleyebileceğimiz İsa Mesih’in Elçilerinde görmekteyiz.

Mesih’in gelmesiyle birlikte dünya inanç tarihinde yepyeni bir dönem başlamıştır.” Rab’bin Tapınağının kurulduğu dağ, son günlerde dağların en yücesi, tepelerin en yükseği olacak. Oraya akın edecek halklar.Birçok ulus gelecek, “Haydi, Rab’bin Dağına, Yakup’un Tanrısı’nın Tapınağına çıkalım” diyecekler. O bize kendi yolunu öğretsin, biz de O’nun yolundan gidelim. Çünkü yasa Siyon’dan, Rab’bin sözü Yeruşalim’den çıkacak.” (Mika 4:1-2; Yeşaya 11:10; 42:6-7; 49:6-23; 55:5; 60:3; 66:19; Yeremya 16:19-21; Zekeriya 21:15; 8:20-23; 14:16-19) Tanrı sözünün dünyada bıraktığı izler, bazı Yahudiler tarafından Musa’nın 613 farz ve yasaklı Yasasının gelişi olarak algılanmıştır.

Mesih’in barıştıran Hükümranlığı uluslar arasındaki siyasi savaşlara son verecektir.”Rab uluslar arasında yargıçlık edecek, birçok halkın arasındaki anlaşmazlıkları çözecek. İnsanlar kılıçlarını saban demiri, mızraklarını bağ bıçağı yapacaklar. Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak, savaş eğitimi yapmayacaklardır artık.” (Yeşaya 2:4; 9:4, 11:13)

Evrendeki gelişmeler ve Kutsal Topraklardaki iklim değişiklikleri, toprağın bereketini arttırmasına yardımcı olacaklardır. “ Çıplak tepeler üzerine ırmaklar, vadilerde su kaynakları yapacağım. Çölü havuza, kurak toprağı pınara çevireceğim. Çölü sedir, akasya, mersin ve iğde ağaçlarına kavuşturacağım, bozkıra çam, köknar ve serviyi bir arada dikeceğim. Öyle ki, insanlar görüp bilsinler, hep birlikte düşünüp anlasınlar ki, bütün bunları Rab’bin eli yapmış, İsrail’in Kutsalı yaratmıştır.” (Yeşaya 41:18-20; 4:2; 30:25; 32:15; 35:1-2,6-7; Hezekiel 47:7-12; Hoşeya 2:23-24; Amos 9:13; Zekeriya 8:12). Oysa ortak topraklarda yaşayan bazıları Tanrı’nın elini “görmez, tanımaz, aklında tutamaz ve anlayamazlar” ancak bu işaretlerin yerine gelmesinde kendi çabalarının ve sundukları kurbanların etkisi olduğunu düşünürler.

Mesih geldiğinde O’nun ülkesinin insanları hasta olmayacak ve uzun yaşayacaklardır. “ Orada birkaç gün yaşayıp ölen bebekler olmayacak, yaşını başını almadan kimse ölümü tatmayacak. Yüz yaşında ölen genç, yüz yaşına basmayan lanetli sayılacak. (Yeşaya 65:20; Yaratılış15:5; Yeşaya 29:18-19; 33:24; 35:4-6; Yeremya 30:17; 33:6-22; Zekeriya 8:4-6; 12:8)

Mesih çağında, Barış Ruh’u hayvanları da saracak, onlar da varlıklarını sürdürebilmek için savaşmadan, beraberce barış içinde yaşayacaktır. “O’nun döneminde kurtla kuzu bir arada yaşayacak, parsla oğlak birlikte yatacak, buzağı, genç aslan ve besili sığır beraberce otlayacak, onları küçük bir çocuk güdecek, inekle ayı birlikte oynayacak, yavruları bir arada yatacak, aslan sığır gibi saman yiyecek, emzikteki bebek kobra deliği üzerinde oynayacak, sütten kesilmiş çocuk elini engerek kovuğuna sokacaktır. “ (Yeşaya 11:6-8; 65:25)

Mesih’in kişiliğine ilişkin işaretler

Mesih’in çok yakında geleceği, Yeruşalim’ deki ilk cemaat tarafından bilinen bir gerçekti. Burada insanlar çiftlerini, çubuklarını satmış, karşılıklı sevgiyle, överek ve dua ederek bir Hıristiyan komünizmi içinde Rab’bin ve Kurtarıcılarının kısa süre içinde gerçekleşecek gelişini bekliyorlardı. Eski Antlaşma’da verilmiş olan mesajlar, beklenen Mesih’in geleceğine dair taşıdıkları umutlarını yeşertmişti.

Yüce Tanrı İbrahim’e şöyle seslendi: “ Soyunun aracılığıyla yeryüzündeki bütün uluslar kutsanacak.” Daha sonra Elçi Pavlus, İbrahim’in tohumunun aslında yalnız bir kişi, yani İsa Mesih’e işaret ettiğini vurgulayacaktır. (Yaratılış 22:18; Galatyalılar 3:16)

Yakup, oğullarının kutsanması sırasında şu sözlere tanıklık eder: “ Sahibi gelene kadar krallık asası Yahuda’nın elinden çıkmayacak, yönetim hep onun soyunda kalacaktır.” (Yaratılış 49:10; Yeşaya 2:3; Yuhanna 4:22-26; 39:42)

Musa halkına şu güvenceyi veriyordu: “ Tanrı’nız Rab size aranızdan, kendi kardeşlerinizden benim gibi bir peygamber çıkaracak. Onu dinleyin.” (Yasanın Tekrarı 18:15-18; Yeremya 23:5; Yuhanna 1:21-45; 6:14; 7:40; Elçilerin İşleri 3:22;7:37) (İslam dinine göre bu ayet Muhammed için söylenmiştir.) Putperest kâhin Balam : “ Yakup soyundan bir yıldız çıkacak, İsrail’den bir önder yükselecek” diye kehanette bulunuyordu. (Çölde Sayım 24:17b-19)

Rabbi Kral Davut’a teselli eden bir güvence veriyordu: “ Sen ölüp atalarına kavuşunca, senden sonra soyundan birini ortaya çıkartıp, krallığını pekiştireceğim. Adıma bir tapınak kuracak olan odur. Ben de onun krallığının tahtını sonsuza dek sürdüreceğim. Ben ona baba olacağım, o da bana oğul olacak.” (II. Samuel 7:12-14a; Mezmurlar 2:7; 89:27; Luka 1:32; İbraniler 1:5)

2.Mezmur’ da Rab, Mesih’in Beytlehem’de ete bürünmesinden bin yıl önce şahsen konuşur. “ Bugün be sana baba oldum. Dile benden, miras olarak ulusları, mülk olarak yeryüzünün dört bucağını vereyim. Demir çomakla kıracaksın onları, çömlek gibi parçalayacaksın.” (Mezmurlar 2:7b-9; Danyal 7:13-14; Elçilerin İşleri 13:33; Vahiy 2:7; 12:5; 19:15) İşte bundan sonra, ikisi de aynı kişilik içinde olmak üzere, kral ve kâhin olarak gelecek Mesih, Davut’un oğlu olarak anılmaya başlandı. Yahudilik anlayışına göre O, zafer kazanmış ve bileği bükülmez Hükümran olarak hala beklenmektedir. (Mezmurlar 89:27-30; Yeşaya 9:5-6; 7:14; 11:1-5)

Daha sonrasında İsrail halkının büyük bir bölümünün Babil’deki sürgünden dönmesinin ardından, Tanrı’nın gelecek olan Kurtarıcı, Koruyucu ve Yenene ilişkin mesajları fazlalaştı. Kurtarılışın sınırları yalnız İsrail halkıyla kısıtlanmadı, tüm ulusları kapsamaya başladı. (Yeşaya42:1-7; 49:5-6; 51:4-5) Tanrı’nın hizmetkârının Yüce’nin yargılaması sırasında tam yetkiyle, suç ve acıları eşsiz biçimde yüklenmesi O’nun tekrar gelişinin en asil açıklaması olarak değerlendirildi. (Yeşaya 53:1-2; V: 4-5)

Yeşaya gelenin Rab’den başka kimse olmadığını anlamıştı ve dünyayı gelecek Mesih’e hazırlanması için uyardı. “ Bir ses şöyle haykırmaktaydı: “ Çölde Rab’bin yolunu hazırlayın, bozkırda Tanrımız için düz bir yol açın.” Her vadi yükseltilecek, her dağ, her tepe alçaltılacak, böylelikle engebeler düzleştirilecek, sarp yerler ovaya dönüştürülecek, O zaman Rab’bin yüceliği görünecek. Bütün insanlar hep birlikte onu görecek. Bunu söyleyen Rab’dir.” (Yeşaya 40:3-5)

Mesih’in geleceğini bildiren mesajlar, Eski Antlaşma’da sayıca artmaya ve şahsa dönük olmaya başlar. “ Kalk, parla, çünkü ışığın geliyor, Rab’bin yüceliği üzerine doğuyor. Dünyayı karanlık, halkların koyu karanlığı örtüyor. Oysa Rab senin üzerine doğacak, yüceliği üzerinde görünecek.Uluslar senin ışığına, krallar üzerine doğan aydınlığa gelecek.”(Yeşaya 60:1-3)

Gelen Mesih Yeşaya’nın kitabında kendisini şahsen tanıtır ve kişiliğinin gizemini açıklar. (Yeşaya 61:1-2; V:3-5; Luka 4:18)

Peygamber Mika, Mesih’in doğumundan 750 yıl önce O’nun ete bürüneceği yerin adını, olay yaratacak şekilde önceden bildirmiştir.” Ama sen, ey Beytlehem Efrata, Yahudi boyları arasında önemsiz olduğun halde, İsrail’i benim adıma yönetecek olan senden çıkacak. Onun kökeni öncesizliğe, zamanın başlangıcına dayanır.” (Mika 5:1)

Peygamber Zekeriya de Mesih’in Yeruşalim’e girişinin rüyasını görmüştü. (Zekeriya 9:9-10)

İnsanoğlu İsa’nın göğe yükseldikten sonra aldığı yetkiyi, peygamber Danyal gösterdi. (Danyal 7:13-14; Vahiy 5:1-4)

Kral Davut Mesih’in yaşamının doruk noktasını gördü ve bunu bir Mezmurda aktardı. “ Rab efendime; “ Ben düşmanlarını ayaklarının altına serinceye dek, sağımda otur” diyor. Rab Siyon’dan uzatacak kudret asanı. Düşmanlarının ortasında egemenlik sür! Savaşacağın gün gönüllü gidecek askerlerin, seherin bağrından doğan çiy gibi Kutsal giysiler içinde sana gelecek gençlerin. (Mezmurlar 110:1-3)

Bunların dışında peygamber Zekeriya, Mesih’in gelmesine ilişkin özel bazı sözler bildiriyordu.” Sonra Rab, savaş zamanında yaptığı gibi, gidip bu uluslara karşı savaşacak. O gün O’nun ayakları Yeruşalim’in doğusundaki Zeytin Dağı’nın üzerinde duracak. Zeytin Dağı doğuya ve batıya doğru ortadan yarılıp çok büyük bir vadi oluşturacak…. O zaman Tanrım Rab bütün kutsallarla beraber gelecek…. Rab bugün dünyanın kralı olacak. O gün yalnız Rab, yalnız O’nun adı kalacak.” (Zekeriya 14:3-9; V 3:4-5b,9)

Elçi Yuhanna Vahiy Kitabında, Yahudilerin büyük çoğunluğu için belirleyici sayılan peygamber Zekeriya’nın verdiği işaretleri aktarmıştır. “ O gün Yeruşalim’e saldıran bütün ulusları yok etmeye başlayacağım. Davut soyuyla Yeruşalim’de oturanların üzerine lütuf ve yakarış ruhunu dökeceğim. Bana, yani deştiklerine bakacaklar; biricik oğlu için yas tutan biri gibi yas tutacak, ilk oğlu için acı çeken biri gibi acı çekecekler. (Zekeriya 12:9-10)

Dönüşüm noktasının eşiğinde, Vaftizci Yahya gelen Mesih’i n her şeyden önce sert bir yargıç olduğunun kehanetini bildiriyordu. “ İşte balta şimdiden ağaçların köküne dayanmış. İyi ürün vermeyen her ağaç kesilip ateşe atılır. Tövbe edesiniz diye ben sizi suyla vaftiz ediyorum. Ama benden sonra gelen benden daha güçlüdür. Ben O’nun çarıklarını bile taşımaya layık değilim. O sizleri Kutsal Ruh ve ateşle vaftiz edecek. O’nun yabası elindedir. Harman yerini tertemiz edecek, buğdayını ambara toplayacak. Samanı ise hiç sönmeyen ateşle yakacak.” (Matta3:10-12)

Vaftizci Ürdün Irmağında İsa Mesih’i vaftiz ettikten sonra, Meryem’in Oğlu’nun gizemini çözecek, teolojik bir manevrayla, Mesih’in gerçekten kim olduğuna ilişkin cesur mesajlar verecekti. “ Yahya ertesi gün İsa’nın kendisine doğru geldiğini görerek şöyle dedi: “İşte dünyanın günahını kaldıran Tanrı Kuzusu! Kendisi için” Benden sonra benden üstün bir adam geliyor; çünkü O benden önce vardı” diyebileceğim kişi budur.Bu kişinin kimliğini bilmiyordum… Ama suyla vaftiz etmek için beni gönderenin kendisi,” Ruh’un kimin üzerinde durduğunu görürsen, Kutsal Ruh’la vaftiz edilen O’dur” dedi. Ben de görüp, Tanrı’nın Oğlu budur diye tanıklık ettim. ”(Yuhanna 1:29-30; 33:34)

Eski Antlaşma’nın 39 kitabında verilmiş çok sayıdaki iletiyi birbirleriyle kıyaslayanlar, Yahudilik felsefesini çözecek, bekledikleri Mesih’in özelliklerini ve oynadığı rolü kavrayabileceklerdir.

Oysa İsrail halkının duyarsızlığı İsa’ya ve Pavlus’a karşı çıkmakla başlamadı, daha Yeşaya zamanında vardı. İsa bu duyarsızlığı fark etmişti, çağrılmış ulusun körlüğünü ve sağırlığını haleflerine anlattı ve şu müjdeyi verdi: “ Ne mutlu sizin gözlerinize, çünkü görüyorlar. Ve kulaklarınıza, çünkü işitiyorlar. Doğrusu size derim ki, nice peygamberler ve doğru kişiler sizin gördüklerinizi görmeyi arzuladılar ama göremediler. İşittiklerinizi işitmeyi arzuladılar ama işitemediler.” (Matta13:16-)

Birçok Yahudi hasret içinde, onları dağıldıkları ülkelerden geri döndürecek, onları güçlü bir ulus haline getirecek Mesih’i beklemekte. Bir rabinin dediğine göre, kutsal Yeruşalim’in ahalisi Şabat yasalarını yerine getirmediği gün, Mesih bir eşek üzerinde kente girecektir. Oysa tüm Yahudiler yasaya uyarlarsa, Mesih gökyüzünden bir bulut içinde inecektir

Günümüzde, çarmıha gerilen Nasıra’lı İsa’nın, Tanrı’nın Oğlu, Yahudilerin Kralı olduğuna tanıklık eden Yakup’un çocukları horlanır. Yahudilerin büyük çoğunluğu Tanrı’nın Kuzusu’nu değil, zafer kazanmış güçlü bir generali beklemektedir. Onlar Mesih’in ilk gelişini öğrenmemişlerdir. Buna karşın onlar, gerçek Mesih’in gelmesinden hemen önce kendi adını taşıyan, güçlü bir egemenlik kuran ve kandırma siyasetiyle yöneten başka biri gelse kolayca inanacaklardır. (Yuhanna 5:43; 8:42-46)

İsa’nın Elçilerin gözleri ve kulakları Kutsal Ruh aracılığıyla açık tutulmuştur. Onlar Mesih’in kendilerine bildirdiği ve yaşamıyla kanıtladığı, gizli ilk gelişiyle, gelecekteki ikinci gelişini fark edebilmektedirler. Oysa başlangıçta onlar bile, mantıksız ancak ruhsal açıdan gerçek olan bu iletileri kavramakta epey zorluk çekmişler, düşünce yapılarının değişmesi sonucu algılamaya başlamışlardır.

İsa kendi gelişine ilişkin neler söyledi?

İsa Mesih Celile’deki vaazına şu sözlerle başladı: ”Tövbe edin, çünkü Göklerin Hükümranlığı yaklaştı.” (Matta 3:2) Başlangıçta kitleler O’na doğru aktılar. O’nun iyileştirmelerini çok sevmişlerdi. Ancak ne zaman ki, İhtiyarlar ve Dini Yorumcular O’na karşı çıktı, o zaman insanların çoğu O’ndan koptu. Bu durumda İsa öğrencilerine sordu; “Sizce ben kimim?” Petrus, “Sen Mesih’sin, diri olan Tanrı’nın Oğlu’sun” diye karşılık verdi. Bu açıklamayla Petrus, aralarındaki genç adamın, Nasıra’lı İsa’nın beklenen Mesih, aynı zamanda da Tanrı’nın Oğlu olduğuna tanıklık etmiş oluyordu. Ancak Rab, öğrencilerinden bunu kimseye anlatmamalarını istedi.(Matta16:13-20) Bu konuşmadan sonra İsa, öğrencilerini çekeceği acılara, ölümüne ve dirilişine hazırlamaya başladı. Kendilerini takip ve acıların beklediğini, bu nedenle de kendilerini inkâr etmek durumunda kalabileceklerini anlattı.(Matta 16:24-26)

İsa acılarla dolu yollarında onlara cesaret, umut ve teselli vermek için onlara muhteşem dönüşünden söz etti: “ Çünkü İnsanoğlu Babası’nın yüceliğinde melekleriyle gelecek ve o zaman herkese yaptığı işin karşılığını verecektir.” (Matta 16:27; Luka 9:29)

İsa tekrar döndüğü zaman olacak mahşer yargılamasının temel ilkelerini, daha önce yapmış olduğu yazgı konuşmalarında açıklamıştı. “ İyi tohum eken İnsanoğlu’dur. Tarla dünyadır. İyi tohum Hükümranlığın oğullarıdır. Deliceler de kötü olanın oğullarıdır. Bunları eken düşmana gelince, o iblistir. Biçim günü çağın sonudur. Orakçılar da meleklerdir. Bu olayda deliceler nasıl toplanıp yakıldıysa, çağın sonu da tıpkı öyle olacaktır. İnsanoğlu meleklerini gönderecek. Hükümranlığından insanları günaha düşüren her şeyi ve kötülük yapan herkesi toplatıp yanan ocağa atacaklar. Orada feryat ve diş gıcırtısı olacak. O zaman doğru kişiler Babaları’nın hükümranlığında güneş gibi parlayacaklar. (Matta 13:37-43; 13:49-50)

İsa çarmıh ölümünden birkaç gün önce, öğrencileriyle beraber gittiği ve ayaklarının altında uzanan sevgili kentini gözlediği Zeytin Dağında, kademe kademe sıkılaşacak, tövbe etme alışkanlığı olmayan başkentlerinin de yargılanacağı mahşeri anlattı. (Matta 23:37-39;24:1-36; Markos 13:1-32; Luka 21:25-28) Onları kimsenin sınamaması için dönüşünün en belirgin işaretinin mesajını verdi. ” Bu nedenle size, “İşte O çöldedir” derlerse oraya gitmeyin. Ya da, “İşte O iç odadadır “ derlerse inanmayın. Çünkü şimşek doğuda parlayıp batıya kadar yöreyi nasıl aydınlatırsa, İnsanoğlu’nun da gelişi tıpkı bunun gibi olacaktır. Leş neredeyse akbabalar da orada toplanacak. O acılı günlerin hemen ardından güneş kararacak, ay ışığını vermez olacak, yıldızlar gökyüzünden düşecek, göksel güçler sarsılacak. Bunun üzerine, İnsanoğlu’nun belirtisi görünecek. O zaman yeryüzünün tüm ırkları dövünecekler. İnsanoğlu’nun güç ve görkemle göğün bulutlarında geldiğini görecekler. Meleklerini yüksek boru sesiyle salacak. Melekler seçilmişleri yedi iklim dört bucaktan, göğün bir ucundan öbür ucuna dek toplayacaklar. (Matta 24:26-31; Markos 13:24-27; Luka 17:23-24, 37;21:25-28)

Dünyayı değiştirebilecek bu olaydan çıkartılacak sonuç, İsa halefleri için şu olmalıdır: “Bu nedenle uyanık olun. Çünkü Rab’bin ne gün geleceğini bilemezsiniz.” (Matta 24:32-44; Markos 13:28-37; Luka 21:29-36) İsa öğrencilerinden her zaman uyanık olmalarını istedi. (Matta 24:42-44; 25:1-13) Tanrı’nın Oğlu’nun tekrar geleceğine inananlar, O’nun varlığına yakın durdukları için asla ağırkanlı, uykulu ve miskin olmamalı, tam tersine tüm gücünü beklenen İsa’ya ve O’nun Hükümranlığına yoğunlaştırmalıdır. (Matta 24:14-25; 14:30; Luka 19:11-27)

Yüksek Kurul’un Yeruşalim’deki karar oturumunda, Baş kâhin Kayafa’nın sonuç vermeyen sorgulamasından sonra, İsa’ya yasal olmayan şu tuzak sorusunu yönelttiğine dikkat çekmek istiyoruz:” Seni ant içmeye çağırırım, bize söyle! Sen Tanrı’nın Oğlu Mesih misin? ”İsa halkının 71 temsilcisi önünde bu soruya yanıt vermekten kaçınmadı ve şöyle konuştu: “ Söylediğin gibidir, Ama size diyorum ki, bundan sonra İnsanoğlu’nu Tanrı gücünün sağında oturur ve göğün bulutları üstünde gelirken göreceksiniz.” (Matta 26:63-64; Markos 14:61-62; Luka 22:70)

İsa Ruh’un aracılığıyla verdiği yanıtta,Mezmur101:1 ve Danyal 7:13-14 ten alınma iki Mesihsel mesajı tek cümlede birleştirmişti. Böylece İnsanoğlu olarak aldığı tanrısal yetkiyi onaylamış oluyordu. Elleri bağlı sanık bu saptamadan aldığı güçle, kendisini yargılayanlardan, O’nu beklenen yargıç ve kral olarak tanımalarını ve O’na dua etmelerini istemekteydi. Ancak Kayafa: “Sövüyor! Bundan böyle tanıklara ne gerek var? İşte, sövdüğünü işittiniz. Yargınız nedir?” diye bağırdı. (Matta 26:57-68; Markos 14:53-65; Luka 22:66-71) İsa böylece tek bir cümleyle halkının yasal temsilcileri önünde göğün bulutları içinde tekrar geleceğinin mesajını veriyor, onlara kurtuluş tarihinin hedeflerini bildiriyordu.

Tüm uluslara yargıçlık yapacağını daha önce iletmişti: “ İnsanoğlu yüceliği içinde , tüm meleklerle birlikte geldiğinde, yüceliğin tahtına oturacak. Bütün uluslar O’nun önünde toplanacak. Çobanın koyunları keçilerden ayırdığı gibi, O da onları birbirlerinden ayıracak. Koyunları sağına, keçileri soluna alacak. Sonra Kral sağındakilere, “ Gelin Baba’mın kutsadıkları” diyecek. “Dünyanın kuruluşundan bu yana sizler için hazırlanan hükümranlığı miras alın… Bunun ardından solunda bulunanlara, “ Çekilin önümden, lanetliler” diyecek, “İblise ve meleklerine hazırlanan sonsuz ateşe gidin.” (Matta 25:31-46)

İsa büyük bir alçakgönüllülük örneği vererek, Babası’nın kendisine yalnız ulusları yargılama yetkisini değil, tekrar geldiğinde, ölüleri diriltme yetkisini de vereceğini bildirdi.” Size doğrusunu söyleyeyim: saat geliyor, işte geldi bile. Ölüler Tanrı Oğlu’nun sesini işitecekler ve işitenler yaşayacaklar. Çünkü Baba nasıl her varlığın yaşam kaynağıysa, Oğul’unda her varlığa yaşam kaynağı olmasını sağladı. O’na yargılama yetkisi verdi. Çünkü O İnsanoğlu’dur.Buna şaşmayın. Tüm mezarda yatanların o’nun sesini işiteceği zaman geliyor, onlar mezarlarından çıkacaklar. İyilik yapanlar yaşamak için, kötülük yapanlar yargılanmak için dirilecekler.” (Yuhanna 5:25-29)

İsa, öğrencilerine, Yüksek Kurul üyelerine ve tüm dinleyicilerine, kilisesini kurtarmak, Rab ve yargıç olarak mahşeri yerine getirmek için geleceğini bildirdi. Konuşmalarında genelde bir onur payesi olan İnsanoğlu deyimini kullanmıştır. Böylece sevgisini ve gerçeği tekrar düzenleyebilmesi için Babası’nın kendisine gökyüzünde ve yeryüzündeki tüm güçleri verdiğini anlatmak istemiştir.

Pavlus Mesih’in gelmesine ilişkin neler yazdı?

Pavlus Korintos Kilisesine şöyle yazıyordu: “ Mesih’in tanıklığı sizde pekiştirilmiş bulunuyor. Sonuç olarak, Rabbimiz İsa Mesih’in görünmesini beklediğimiz şu günlerde hiçbir ruhsal armağandan yoksun kalmış değilsiniz. Rabbimiz İsa Mesih’in gününde kınanmamanız için, kendisi sizi sonuna dek pekiştirecektir. (I.Korintoslular 1:6-8; Filipililer 1:9-10)

Ruhsal yaşamlarını diri ve yeniden gelen Rab’be yönlendirmek, Küçük Asya ve Yunan Kiliselerinin temel eğilimi olmuştur.” Yerdekileri değil, yüceleri düşünün. Çünkü siz öldünüz ve yaşamınız Mesih’le bir arada Tanrı’da saklanmaktadır. Yaşamımız olan Mesih görününce, sizler de O’nunla birlikte yücelikte görüneceksiniz. (Koloseliler 3:2-4)

Pavlus Akdeniz kıyılarındaki, kurban vermeye hazır kiliselere Mesih’in gelmesinin doğurduğu varlıksal sonuçları açıklıyordu.” Oysa vatanımız göklerdedir. Oradan bir kurtarıcıyı, Rab İsa Mesih’i bekliyoruz. O bu zavallı bedenimizi değiştirip kendi yüce bedenine benzer kılacak. Bunu her şeyi kendine bağımlı kılan gücünü kullanarak yapacak. (Filipililer 3:20-21)

Ölüme ve ölümden sonraki yaşama dair sorulara yanıt veremeyen dinler ve felsefeler değersizdirler. Pavlus, Mesih’in kendisine vermiş olduğu iletileri bize aktarır: “ Bakınız size bir sır bildiriyorum. Hiç birimiz uyumayacağız. Ama son b0ru öttüğünde, bir anda göz açıp kapatıncaya dek hepimiz değiştirileceğiz. Çünkü boru ötecek ve ölüler çürümez durumda dirilecek; biz de değişeceğiz. (I.Korintoslular 15:51-52)

Ulusların Elçisi şüphe içindeki ve ölüm korkusu çeken kilise üyelerine Mesih’in ikinci gelişiyle ilgili en kapsamlı açıklamalardan birini yaptı. Buna göre tüm ölüler ve Mesih’in halefleri O’na sırt çevirmişlerdir.”Çünkü Rab kendisi buyruk çağrısıyla, baş meleğin seslenmesiyle, Tanrı’nın borusuyla gökten bırakılanlar- Rab’bi havada karşılamak için onlarla birlikte bulutlar içine alınıp götürüleceğiz. Böylece hep Rab’le birlikte olacağız. Onun için, bu sözlerle birbirinizi teselli edin.” (I.Selanikliler 4:16-18)

Ölüm acımasız bir orağın demetleri kesmesi gibi insanları yok etmektedir. Oysa İsa günahsız ve kutsal yaşamının neticesinde ölümün gücünü ve onun nedenlerine karşı koyabilmiştir. Başkalarının adına gittiği ölüm aracılığıyla bizi, o gün bu gün, sonsuz yaşamının içine çekmektedir. “Nasıl tümü Âdem’de öldüyse, tümü de Mesih’te yaşama getirilecektir.Ama herkes sırası gelince: İlk ürün Mesih, sonra O geldiğinde Mesih’tekiler. Mesih her ruhsal yönetimi, her yetkiyi, her gücü ortadan kaldırdıktan sonra hükümranlığı Baba Tanrı’ya verecek, böylece her şeyin sonu gelecek. Çünkü tüm düşmanları ayakları altına serinceye dek Mesih’im hükümranlık etmesi gerekir. Ezilecek son düşman ölümdür.” (I.Korintoslular 15:22-26)

İsa’nın Yücelik içindeki ikinci gelişi, kilise için kurtuluş, korunma, esirgenme ve eve dönüş anlamına gelmektedir. Ruhsal varlıklarıyla Çarmıhta ölmüş olan Dirileni yüceleştirecektir. İsa aynı zamanda Rab ve Yargıç, İntikamcı ve Tanrı’nın tüm düşmanlarına karşı zafer kazanan olarak dönmektedir. “Size sıkıntı çektirenler sıkıntı çektirerek karşılık vermek Tanrı’nın adil tavrıdır. Rab İsa kendi güçlü melekleriyle gökten geldiğinde, siz sıkıntı çekenleri bizlerle birlikte sıkıntıdan kurtarıp rahata kavuşturması da aynı adil tavrın sonucudur. Bu geliş alevli ateşle olacak. Tanrı’yı tanımayanları ve Rabbimiz İsa’nın Müjdesi’ne uymayanlar yargılanacak. (Selanikliler 1:6-10)

Kurtuluşa giden yol hakkında yanlış yorumlar yapmamalıyız. Bu yol çok dik, dikenli, dar ve tehlikelidir. İsa ve öğrencileri bizi sürekli olarak yeni dönemdeki denenmelerden uzak kalmamız konusunda uyarmaktadırlar. Rabbimiz İsa Mesih'in gelişine ve O'nunla birlikte olmak üzere toplanmamıza gelince: Kardeşler, size rica ediyoruz, Rab'bin gününün geldiğini ileri süren herhangi bir ruh, bir söz ya da bizden gelmiş gibi gösterilen bir mektup hemen aklınızı karıştırmasın, sizi telaşlandırmasın. Hiç kimse hiçbir şekilde sizi aldatmasın. Çünkü imandan dönüş başlamadıkça, mahvolacak olan o yasa tanımaz adam ortaya çıkmadıkça o gün gelmeyecektir. Bu adam, tanrı diye anılan ya da tapılan her şeye karşı gelerek kendini hepsinden yüce gösterecek, hatta kendisini Tanrı ilan ederek Tanrı'nın Tapınağı'nda oturacaktır. Daha yanınızdayken bunları size söylediğimi hatırlamıyor musunuz? Zamanı gelince ortaya çıkarılacak olan bu adamı şimdilik neyin engellediğini biliyorsunuz. Evet, yasa tanımazlığın gizli gücü şu anda bile etkindir; ama bu gücü şimdilik engelleyen ortadan kaldırılıncaya dek görevini sürdürecektir. Sonra yasa tanımaz adam ortaya çıkacak. Rab İsa onu ağzının soluğuyla öldürecek, gelişinin görkemiyle yok edecek. (II.Selanikliler2:1-8)

Dua: Göklerdeki Babamız, Oğlun İsa’yı, Mesih ve Kurtarıcı olarak çürümüş dünyamıza gönderdiğin için sana teşekkür ediyoruz. O kurtarılmak istenen herkesi kurtaracaktır. O yücelik içinde tekrar geldiği, kiliseleri kendisine bağladığı, Yargıçlık yapacağı mahşerde, kendisinden nefret edenleri ve sevenleri birbirlerinden ayıracağı için sana duacıyız. Bize yardım et ki, O’nun ışığını giderek kararan dünyamızda yansıtalım. Âmin.

Sorular:

  1. Radikal Yahudiler Mesih’in gelişinden ne beklerler?
  2. Rab İsa dönüşü hakkında neler açıklamıştır?
  3. Elçi Pavlus mektuplarında, Mesih’in dönüşüne nasıl tanıklık etmiştir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:03 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)