Home
Links
Bible Versions
Contact
About us
Impressum
Site Map


WoL AUDIO
WoL CHILDREN


Bible Treasures
Doctrines of Bible
Key Bible Verses


Afrikaans
عربي
Azərbaycanca
Bahasa Indones.
বাংলা
Български
Cebuano
Deutsch
English
Español
فارسی
Français
հայերեն
한국어
עברית
हिन्दी
Kiswahili
Кыргызча
മലയാളം
नेपाली
日本語
O‘zbek
Peul
Polski
Português
Русский
Srpski/Српски
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Türkçe
Українська
اردو
Uyghur/ئۇيغۇرچه
ייִדיש
Yorùbá
中文


ગુજરાતી
Hausa/هَوُسَا
Latina
Magyar
Norsk

Home -- Turkish -- Ephesians - 008 (The Jewish-Christian confession of Paul)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Bölüm 1 - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dualar (Efesliler 1:3-23)
A - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dua (Efesliler 1:3-14)

Elçinin Yahudi-Hıristiyan inancını tanıması (Efesliler 1:11-12)


Efesliler 1:11-12
11 Her şeyi kendi isteği doğrultusunda düzenleyen Tanrı'nın amacı uyarınca önceden belirlenip Mesih'te seçildik. 12 Öyle ki, Mesih'e ilk umut bağlayan bizler, O'nun yüceliğinin övülmesi için yaşayalım.

Elçinin özel bir mesaj aracılığıyla, tüm uluslardaki Mesihsel Yahudiler ve Mesih’e iman edenler arasındaki birlikteliği sağladıktan sonra, özel eğilimler içindeki Yahudi-Hıristiyanlar da ikna etti. Tuna Irmağı Passau şehrinden geçerken üç ayrı renkte akar. Tuna’nın yan kollarından biri olan İnn’in taşıdığı beyaz kar suları, Regensburg tarafından gelen mavi-yeşil sular ve Bavyera Ormanlarından doğan Regen Irmağının neredeyse kapkara suları. Bu üç su kilometreler boyunca, Tuna içinde beraberce yan yana aktıktan sonra, gri- yeşil bir renk alırlar. Yeni kurulan Efes Kilisesine de durum bundan farklı değildi. Geleneklerine bağlı Yahudi üyeler bunu sözlerine ve davranışlarına yansıtıyorken, Helenist liberallerin sayıca üstünlükleri bulunmaktaydı. Diğer taraftan, Elçinin ekibindeki deneyimli misyonerler kendi geleneklerini bulmuştular. Tüm bu düşüce farklılıklarının dogmatizm ve ahlak açısından kaynaşması yıllar sürdü.

Pavlus önce Yahudi- Hıristiyanlarında onayladığı ortak paydayı açıkladı. Hepsi O’nun, Mesih’in içinde ve O’nun aracılığıyla yaşıyor, varlıklarını burada sürdürüyorlardı. Daha önce sözü geçen ayette, Mesih’e olan ilişkilerimiz ve bağımlılığımız tam yedi kez vurgulanmıştır. (Efesliler 1:3-10) Mesih içinde korunmaları ve O’na olan bağları, Yahudilik ve Helenizm’den gelen Hıristiyanlar için sığınabilecekleri bir kale, ruhsal Hükümranlık, diri Mesih’in görünmez etki alanı, O’nun ruhsal bedeni ve de Kutsal Ruh’un tapınağıydı.

Her iki gurup da kutsallığa ve kusursuz yaşama çağrılmalarının ve Tanrı’nın çocukları olarak önceden belirlenmelerinin hukuksal temelinin O’nun içinde bulunmakta yattığını düşünmektedir. Bu temel Mesih’in kanıyla kurtulmak, doğruyu bulmak ve Mesih içinde, O’nun halefleriyle birleşmektir. Rab İsa onların ruhsal varlıklarının başlangıcı, ortası ve hedefidir.

Bunun dışında, Tanrı’nın Eski Antlaşma’da verdiği bazı vaatler onların gururunu, sevincini ve umutlarını oluşturmaktadır. Pavlus onların Mesih içinde, Rab’bin mirasçıları olarak belirlendiklerine tanıklık eder. Bu, onların her şeyi belirleyen ve denetleyen Yüce Tanrı’nın istemiyle önceden belirlenmesidir. Tanrı bu niyetini kendi iradesiyle hukuksal açıdan onaylamış ve İbrahim’e vaatte bulunmuştur. “Korkma, İbrahim! Senin kalkanın benim, ödülün çok büyük olacak… İbrahim Rab’be iman etti. Rab bunu ona doğruluk saydı.” (Yaratılış 15: 1,6) Eski Antlaşma’ya inananlar arasında, İsrail halkının Rab’bin mirasçısı olduğunu düşünenlerin sayısı giderek artmaktadır.(Levililer 20:26; Yasanın Tekrarı 9:26-29; 32:9; I.Krallar 8:51-53; Mezmurlar 28:9; 33:9)

Gerçekte, Rab İsa Tanrı’nın tek mirasçısıdır. Yüksek Kâhinlik duasında Babası’na şöyle sesleniyordu : “Benimkilerin tümü senindir, seninkiler de benim.” (Yuhanna 17:10) Kötü bağcılar yazgısında kendisini Rab’bin mirasçısı olarak tanıtır. (Markos 12:7; Luka 20:14) İbranilere yazılan mektubu kaleme almış kişi O’nu evrenin mirasçısı diye niteler. (İbraniler 1:2)

Yalnız Mesih’le bütünleşenler O’nun mirasından pay almaya hak kazanırlar. Hiç bir insan Mesih’in mirasçısı olmaya layık değildir. Oysa kim ki, O’nun içinde yaşar, O’nun İncil’de belirtilen 250 adına ve sıfatından pay alır. İşte Efes’teki Yahudi-Hıristiyanlar bu sırrı çözmüşler, Pavlus ise onlara bu mirasın İbrahim aracılığıyla verildiğine tanıklık yapmıştı. Pavlus “Mesih’in içinde olmak” hakkının aynı şekilde, uluslar arasındaki haleflerine de verildiğini sözlerine ekler.

Ruh'un kendisi, bizim ruhumuzla birlikte, Tanrı'nın çocukları olduğumuza tanıklık eder. Eğer Tanrı'nın çocuklarıysak, aynı zamanda mirasçıyız. Mesih'le birlikte yüceltilmek üzere Mesih'le birlikte acı çekiyorsak, Tanrı'nın mirasçılarıyız, Mesih'le ortak mirasçılarız. Kanım şu ki, bu anın acıları, gözümüzün önüne serilecek yücelikle karşılaştırılmaya değmez. (Romalılar 8:16-18)

Peki, bu vaatler, kazandığımız haklar ve Üç cevherli Tanrı’nın verdiği işaretler karşısında etmemiz gereken dualar ve teşekkür nerede kaldı? Biz bu İncil sözlerini ezberlemeli ve onları arkadaşlarımızla paylaşmalıyız ki, yüreğimizin en derin yerine kadar işlesinler.

Pavlus, sözlerini Yahudi-Hıristiyanlara verilecek haklara ilişkin konuşmasıyla sürdürdü, onlara hedeflerinin ve amaçlarının ne olması gerektiğini öğretti: “İsa Mesih’in yüceliğini övmek” Pavlus Şam önlerinde Rab’bi tüm yüceliği içinde gördüğü için, Baba’nın ve Oğul’un yüceliğinden konuşma hakkına sahipti. Bir saplantısı yoktu, Mesih’in ululuğuna ve yüceliğine bizzat tanıklık etmişti. Tüm düşünceleri ve yaşamı bu görünümle beraber tamamen değişmiş, yeniden şekillenmişti.

Eski Antlaşma’ya göre yücelik kavramı, Yetkin Olan’ın bir dizi özelliklerini ve adlarını içermektedir. Serafimler aralarında şöyle konuşuyorlardı: “ Her şeye egemen Rab kutsal, kutsal, kutsaldır, yüceliğini bütün dünyaya dolduruyor.” (Yeşaya 6:3) Tahtın başında toplanmış Cherubimler de Rab’bin yüceliğine buna benzer sözlerle tanıklık ediyorlardı; “Kutsal, kutsal, kutsal Rab Tanrı, her şeye gücü yeten. Var Olan, Var Olmuş ve Gelecek Olan” (Vahiy 4:8)

Pietizm’in babaları Tanrı’nın yüceliğini, O’nun koruyucu giysisi olarak tanımlamışlardır. Biz de O’nun sevgisinin, yüceliğinin özünü oluşturduğunu ekleyelim. (Vahiy 4:3) Pavlus diğer Yahudi-Hıristiyanlarla beraber Yüce Mesih’in övgüsüne layık olmaya çalışıyordu, böylece sözleri, düşünceleri ve davranışlarıyla O’nun yüce bağışlayıcılığına teşekkür etmiş olacaktı.

Elçinin böyle bir duayı okuması normal karşılanmalıdır, çünkü Yeni Antlaşma’da, Doktor Luka’nın iki kitabı dışında tüm metinler, Yahudi- Hıristiyanların ilk dönemlerde yaptıklarının, Mesih Ruh’unun gücünü ve sevgisini ortaya koyan en canlı örneklerini oluşturmaktadırlar. Onlar olmasaydı, İsa ve O’nun kurtarışına ilişkin bilgilerimiz son derece kısıtlı olacaktı. Rab’bin daha başlangıçta söylediği gibi, onlar dünyanın ışığıydılar. (Matta 5:14) Kendisinin ve diğer Yahudi-Hıristiyanların Mesih’lerinin yüceliği övmek için gösterecekleri çabalar, Pavlus’un gizli kalmış arzusudur. Yaşamımızın hedefi ve isteklerimiz bilinçaltında nasıl ortaya çıkar?

Dua: Göklerdeki Babamız, İsa Mesih’in öğrencilerinin Yeruşalim’deki ilk cemaat içinde İsa’nın sadakatine, yaşamına, dirilişine ve sözleri ve işleri ile kanıtladığı kurtuluşuna tanıklık ettikleri için sana dua ve teşekkür ediyoruz. Ayrıca bize yüce lütfünü övmemiz için yardım et. Âmin.

Sorular:

  1. İnsan niçin Tanrı’nın mirasçısı olarak nitelenebilir?
  2. Tanrı’nın yüce lütfünü övmek pratikte nasıl gerçekleşir?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:03 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)