Home
Links
Bible Versions
Contact
About us
Impressum
Site Map


WoL AUDIO
WoL CHILDREN


Bible Treasures
Doctrines of Bible
Key Bible Verses


Afrikaans
عربي
Azərbaycanca
Bahasa Indones.
বাংলা
Български
Cebuano
Deutsch
English
Español
فارسی
Français
հայերեն
한국어
עברית
हिन्दी
Kiswahili
Кыргызча
മലയാളം
नेपाली
日本語
O‘zbek
Peul
Polski
Português
Русский
Srpski/Српски
தமிழ்
తెలుగు
ไทย
Türkçe
Українська
اردو
Uyghur/ئۇيغۇرچه
ייִדיש
Yorùbá
中文


ગુજરાતી
Hausa/هَوُسَا
Latina
Magyar
Norsk

Home -- Turkish -- Ephesians - 005 (Worship of God the Father)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Bölüm 1 - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dualar (Efesliler 1:3-23)
A - Elçinin mektubunun başında Efes ve civarındaki kiliseler için ettiği dua (Efesliler 1:3-14)

Rabbimiz İsa Mesih’in Babası ve Tanrısı’na Dua


Efesliler 1:3-6
3 Bizi Mesih'te her ruhsal kutsamayla göksel yerlerde kutsamış olan Rabbimiz İsa Mesih'in Babası Tanrı'ya övgüler olsun. 4 O kendi önünde sevgide kutsal ve kusursuz olmamız için dünyanın kuruluşundan önce bizi Mesih'te seçti. 5 Kendi isteği ve iyi amacı uyarınca İsa Mesih aracılığıyla kendisine oğullar olalım diye bizi önceden belirledi. 6 Öyle ki, sevgili Oğlu'nda bize bağışladığı yüce lütfu övülsün.

Elçi Tanrı’yı nasıl överdi?

Sami ırklarının yaşamında Tanrı’ya övgünün genellikle bir ön tarihi vardır. Günah çıkartmak, teşekkür bildirmek veya başka nedenlerle tapınakta yapılan sunular yerine getirildikten sonra görevli rahip, bekleyen halka esenlik dilerdi, çünkü sunuların getireceğine inanılan esenliği dağıtmak onun baş göreviydi. Bu esenlik, cezayı hak etmiş günahkârların vicdan azabını boğar ve Tanrı’yı övmeye zorlardı. Bunun anlamı, gerçek günahkârın Tanrı’dan aldığı esenlikten sonra tekrar esenlik dileyecek olmasıdır. Esenliği dağıtan kişi onları överek saygı gösterilir, ettiği dualarla onları büyültülür ve yüceltilirdi.

Efes mektubunun Yunanca uyarlamasında Pavlus, esenlik, esenliği alan ve esenliği dağıtanın övgüsü arasındaki ruhsal ilişkiyi tekrar gündeme getirir.

Bu gelişme bizi: “ Tanrı’ya sana verdiği esenlik için nasıl teşekkür edersin?” sorusuna götürür. O’nun kayrası ve alçak gönüllüğü teşekkür eden yüreğindeki övgünün artmasına neden oldu mu? Yoksa sözleri ağzında mı yuvarlıyorsun? Veya teşekkür etmeyi ve övmeyi tamamen mi unuttun? Pavlus için Tanrı’yı övmek öncelik taşımaktaydı. - Mektubun başında bile olsa-

Rab İsa Mesih’in Babası

Pavlus Tanrı (Theos) sözcüğüne Yeni Antlaşma’nın gizemini ekler ve okuyucularına Tanrı’nın kim olduğu konusunda tanıklık eder. Tanınmadığımız bir tanrı’ya hizmet sunmak, ona korku içinde dua etmek zorunda olmamamız, Sevindirici Haber’in olay yaratan yeni boyutudur. Tanrı’nın kim olduğunu, Rab İsa Mesih bize açıkça anlatmıştır. Kutsal Yazı aracılığıyla belgelenen konuşmalarında, Tanrı’ya elli dokuz kere Tanrı “Babam”, Yüce’ye de seksen kere “Baba” diye hitap etmiştir.

Mesih bize ayrıca, Baba’yı Oğul’dan ve O’nun bu gizemi bildirdiklerinden başka hiç kimsenin tanımadığını söyler. (Matta 11:27) Bu açıklamayla her insanın, Tanrı’yı “Baba”, Rab İsa’yı da “O’nun Oğlu” olarak tanıyamayacağını açıkça ortaya koyulmaktadır. Bunu başarabilecekler yalnız, günahlarını tanıyanlar, Rab İsa’ya iman edenler, kendi kibirlerini yenmeyi bilenler ve Tanrı Oğlu’nun bağışlarıyla yaşayanlardır. Meryem’in Oğlu aydınlatıcı bilgiler veren şu duayı eder: “ Şükürler sana, ey Baba! Göğün ve yerin Rab’bi. Çünkü bunları bilginlerden ve akıllılardan gizledin, küçük çocuklara açıkladın. Evet, Baba! Çünkü seniz gözünde doğru olan buydu.” (Matta 11:25-26) İsa’nın bu sözlerini okuyan ve doğru yorumlayanlar, Baba ve Oğlun yapmış oldukları açıklamaların bir algılama sorunu olmadığını, her şeyden önce Kutsal Üçleme’nin dolaysız iletilerini gerektirdiğini ve alçak gönüllü kişiye Tanrı’nın kim olduğunu bildirdiğini kolaylıkla anlayacaklardır.

Rab İsa araştıran ve soruşturanlara şu nefes kesici açıklamayı yapmıştır: “Beni görmüş olan Baba’yı görmüştür.” (Yuhannna14:9) Tanrı’nın nasıl göründüğünü, ışığının parlaklığını öğrenmek isteyenler, öncelikle Rab İsa’ya bakmalı ve O’nun özellikleri hakkında bilgi toplamalıdır. (Matta 11:29) İşte o zaman Baba’yı görebilir ve tanıyabilir.

Meryem’in Oğlu, göksel Baba’nın O’nun içinde bulunduğunu, varlığını ve gücünü O’ndan aldığını sıkça tekrarlamıştır. (Yuhanna 14:10-11, 17:21-23, 27, II. Korintliler 5:19) O’nun bu bildirisi, Tanrı’nın Oğlu’nun tam yetki ile gerçekleştirdiği mucizeleri açıklar, Kutsal Üçleme’nin yolunu aydınlatır.

Baba ve O’nun Oğlu birlik içerisindedirler ki, bu bizim mantığımızın algılayamayacağı bir olgudur. Rab İsa dinleyicilerine şu güvenceyi verir: “ Ben ve Baba biriz.” (Yuhanna 10:30) -İki değil- Baba’nın tüm özellikleri Oğul’da görülebilir, O’nun sözlerinde ve eylemlerinde kendini açıkça belli eder. (Matta 11:27) Pavlus’a göre Tanrı’nın Ruhu, tanrısallığın tüm boyutlarını araştırmış ve bunları Oğul’da görülebilir hale getirmiştir. (I.Korintliler 2:10-16) Oysa yeniden doğmamışlar “İsa’nın Rab”, Tanrı’nın da O’nun “Babası” olduğunu anlayamaz, tanıyamazlar.

Günümüzde, özellikle Yahudiler ve Müslümanlar, Yahova ve Allah’ın tekliğine inanır, İsa’nın Tanrı’nın Oğlu olduğuna kızgınlık ve nefret içinde karşı çıkarlar. Mesih bundan 2000 yıl önce, Tanrı’nın Oğlu olduğu için çarmıha gerilmiş, Pavlus ise, İsa Mesih’in Rabbimiz olduğunu savunması sonucu suçlanmış, yargılanmış ve Roma’da başı kesilerek öldürülmüştür.

Sevindirici Haber’de şu sözleri okuruz: “ Baba Oğul’u sever. Her şeyi O’nun eline vermiştir. Oğul’a iman edenin sonsuz yaşamı vardır. Oğul’u dinlemeyen ise yaşam yüzü görmez. Tanrı’nın öfkesi onun üzerinde kalır.” Tanrı’nın Oğlu’nu kabul etmeyen, O’na karşı çıkan tüm dinler, bu yargılama sözlerinin muhatabı olacaklardır. Dinlerin yakınlaşmasından veya onların ruhlarının birlikteliğinden bahsedenler aptal ve kördür.

İsa’nın Ürdün Irmağında Yahya tarafından vaftiz edilmesinden sonra Göklerdeki Baba’nın söylemiş olduğu sözler, ağırlık ve anlamı açısından Yeni Antlaşma’nın diğer söylemlerinden çok daha fazla önem taşımaktadır.” Sevgili Oğlum budur. O’ndan hoşnudum.” (Matta 3:16-17) Rab İsa’nın bizim adımıza vaftiz olarak dünyanın ve bizim günahlarımızı üstlenmesinden sonra Tanrı, Baba, Bakire Meryem’in Oğlu’nun kendisinin biricik Oğlu olduğunu, O’nun insani bedeni içinde ölümü ve dirilişiyle dünyanın esenliğini sağlayacağını, şahsen bildirdi. Yüce Tanrı’yı insanlık tarihi için son derece önemli olan bu sözleri söylemesinden kim ala koyabilirdi? Tanrı’nın bu eşsiz iletisini yadsıyan, ruhsal açıdan sağırdır ve insanlığın bağışlanan kurtuluşunu kavramamıştır. Ne zaman dua ve tövbe eder, o zaman Tanrı’nın alçak gönüllük içindeki ilhamını anlamaya başlar.

Baba bizi Mesih aracılığıyla gökyüzündeki her türlü esenlikle kutsadı

Pavlus Efes’teki kutsallara ve piskoposlara göksel Baba’nın gökyüzünde bulunan tüm esenlikleri, onların arzusu üzerine değil, kendi lütuf ve İsa Mesih aracılığıyla verdiğini, mektubunun hemen başında belirtmekle, anlattıklarının onların beyinlerinde iyice yer etmesini amaçlıyordu. Onların keyfini kaçırabilecek bu mektubun içeriği başlangıçta zor anlaşılır olabilir, oysa mektubun ana konusunu oluşturduğu gibi, Elçinin dualarının tümünü kapsamaktadır.

Mesih’in elçisi mektuplarında, Tanrı’nın sevgisini, yüceliğini ve verdiği esenliğin, hayal edilemeyecek boyutlarını ve doluluğunu sıkça vurguluyordu. Rab bunların tek sahibi değildir, O sahip olduğu şeyleri İsa’nın kilisesiyle paylaşır. Pavlus Roma kilisesine biz kipiyle kaleme aldığı mektubunda şöyle der: “ Tanrı bizimle birlikteyse, kim bize karşı çıkabilir? Öz Oğlu’nu esirgemeyip O’nu hepimizin yararına sunan Tanrı O’nunla birlikte bize her şeyi bağışlamayacak mı?” (Romalılar 8:31-32)

Korintliler ondan şu güvenceyi alırlar: “ Tanrı’nın Tapınağı olduğunuzu ve Tanrı Ruhu’nun sizde konut kurduğunu bilmiyor musunuz?” Sonraları şunları ekledi: “Tanrı Mesih’in kişiliğinde insanların suçlarını saymayarak dünyayı kendisiyle barıştırdı.” (II. Korintliler 5:19)

Koloseliler’e de şöyle seslendi: Çünkü Tanrılığın bütün doluluğu bedence Mesih’te bulunuyor.Sizler de yaşam için gerekli doluluğu O’nda buldunuz. ” (Koloseliler 2:9-10)

Konuştuğumuz diller, bu ayetlerde verilmek istenen düşünceleri aktarmaya ancak kısmen izin verirler. Ancak ulaşılmak istenen hedef, iman eden birey değil, tüm kiliseler birliğidir. Sevindirici Haber anlamını ancak inananlar topluluğu içinde bulacak, etkisini ve olgunluğunu burada gösterecektir. Kont Zinzendorf şöyle demiştir: Ben cemaatsiz bir Hıristiyanlık yönetmiyorum

Gökyüzündeki tüm esenlik ve de Tanrı’nın Oğlu’nun kendisini feda etmesi sonucu toplanan meyveler tüm yaşam boyunca bize verilmiş özel armağanlar değildir. Onlara sahip olabilmemiz için, Rab İsa ile sürekli bir iman birliği içinde olmamız gerekir. Esenliği biz sipariş etmedik, onu İsa ile birlikte olduğumuz sürece kullanabiliriz. O bu gizemin tarifini vermiştir : “ Ben asmayım, siz çubuklarsınız. Bende kalan ve benim kendisinde kaldığım kişi çok meyve verir. Bensiz hiçbir şey yapamazsınız. Bir kimse bende kalmazsa, çubuk gibi dışarı atılır ve kurur. Böylelerini toplar, ateşe atıp yakarlar. Eğer bende kalırsanız ve sözlerim sizde kalırsa, ne isterseniz dileyin, size verilecektir.” (Yuhanna 15:5-7)

Şimdi aklımıza şöyle bir soru geliyor. Gökyüzünde bulunan ve İsa Mesih’in gelmesiyle bize armağan edilen nimetler nelerdir? İşte yanıt: Eline bir kalem al, Efes mektubunu oku, karşılaştığın her esenliğin altını çiz, artık bilgi, sevinç ve umut dolusun. Mektubu ayrıntılı olarak okuduktan sonra Pavlus’un diğer mektuplarını ve öteki Elçilerin metinlerinden başlayarak, Sevindirici Haberlere, İsa’nın Yuhanna’ya yazdırdığı vahiye kadar devam et. Duaların ve şükranların altını çizmekten kolun yorulacak.

Belki de fark ettin, Tanrı’nın bütün bu nimetleri bize İsa Mesih’in merhameti sonucu verilmiştir. Göksel Babamız verdiği nimetleri bizlere yalnız Oğlu aracılığıyla ulaştırır. Rab İsa’dan başka kurtarıcı ve esenlik verici yoktur. Bunun anlamı, verenin verilenden daha önemli olduğudur. Bize verdikleri somut armağanlara teşekkür etmekten çok, göklerdeki Babamız’ı ve Oğlu İsa Mesih’i övmemiz gerekmektedir.

Elçinin kullandığı “Rabbimiz İsa Mesih” kalıbı onun kurtarıcısı ve Rabbine olan ruhsal bağlılığını ortaya koymaktadır. Pavlus daha Şam’da anlamıştı ki, Rab’bin bağışları ve yardımı öncelikle kendi kilisesine yönelikti. Rab’bin halefleri için çektiği acı, kendi acısından fazladır. Onların takip edilmesi O’nun takibine eşdeğerdir.(Elçilerin İşleri 9:5) Onları korur ve Yüksek Kâhin sıfatıyla Tanrı önünde temsil eder. Babası’nın gökyüzündeki tüm nimetleri yalnız O’nun aracılığıyla kiliselere gönderilir. O Haleflerinin her birine özlem çeker. Bu nedenle halefler O’nu “Rabbimiz” diye çağırma hakkına sahiptirler.

Dua: Göklerdeki Babamız, bize gösterdiğin sabır için sana teşekkür ediyoruz. Senin nimetlerini, senden daha çok önemsediysek, bizi affet. Sana bize göstermiş olduğun sevgine ve sadakatine, bizler için anlaşılmaz şekilde çok şey yapan ve bizi taşıyan Oğlun adına şükranlarımızı sunuyoruz. Bize yardım et ki, yaşamımız senin merhametin ve sevgin için yapacağımız dualarla dolsun. Âmin

Sorular:

  1. Efes ve civarındaki kiliseler yazılan mektubun başında, Tanrı’ya övgüyü hangi faktörler belirliyordu?
  2. Yoğunlaştırılmış bir terim olan “Rab İsa Mesih’in Babası” ne anlama gelmektedir?
  3. Pavlus’un “Göksel Babamız bizi gökyüzündeki tüm esenliklerle kutsadı” sözü, sizce nasıl yorumlanmalıdır.
  4. Göklerdeki Babamızın her nimeti, bize niçin hep İsa Mesih aracılığıyla ulaşır?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:02 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)