Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":

Home -- Turkish -- Ephesians - 001 (Introduction)

This page in: -- Arabic -- English -- German -- Indonesian --TURKISH

Next Lesson

EFESLİLER - Ruh'la Dolun
Mesihin İncilinde Pavlusun Efeslilere Mektubu

Efesliler Mektubuna Giriş


Eyalet başkenti Efes Hıristiyanlığın ilk merkezlerinden biri

Elçi Pavlus Eski Antlaşma âlimlerinden Cemalliye tarafından, Yeruşalim’de bir Tora hukukçusu olarak yetiştirilmişti. Kendisi daha sonra ilk cemaatin oluştuğu Yeruşalim’de, Yahudi-Hıristiyanların fanatik takip edicisi olmuştur. Dirilen Mesih, parlak yüceliği içinde ona Şam’da kendisini gösterdi. Ancak İsa inananlarını takip edeni bağışladı ve onu tutucu Yahudilerin aşağıladığı, Yahudi olmayan uluslara misyonerlik yapması için görevlendirdi. O artık, ulusları canlı Tanrı ile birleşmelerini sağlayacaktı.

Tanrı’nın Ruhu Efes yolunu engelliyor

Pavlus ikinci görev gezisinde, deneyimli Yahudi-Hıristiyanlardan Silas ve genç Timoteos’la beraber, birinci görev gezisinde kurmuş olduğu Pisidya ve Likya’daki kiliselere destek vermek için, Küçük Asya’daki bazı Roma yerleşimlerini ziyaret etti. Hedefi Küçük Asya’ya açılan kapı, Efes’ti. Burada, Helenistik kültürü, Roma işgal güçleri ve dünya çapında açıklık birbirleriyle tamamen kaynaşmış durumdaydı. Oysa Kutsal Ruh onlara Roma İmparatorluğunun en gelişmiş eyaletine gitmemelerini söyledi. (Elçilerin İşleri 16/6-7) Efes’teki görevlerine başlamadan önce, Helenizm’in çok kültürlü merkezlerinde bazı acı deneyimler yaşayacak, Küçük Asya’nın en önemli kentine daha sonra gideceklerdi.

İsa’nın Ruhu görev ekibini, Misya ve Bitinya’dan geçirerek önce Troas’a yöneltecek, daha sonra da bugünkü Avrupa’daki Makedonya’ya gitmeleri, Selanik ve Veriya üzerinden Atina’ya giderek, burada gururlu filozoflarla buluşmaları için cesaret verecekti. Pavlus, canlı Mesih’in enerji dolu Sevindirici Haber’i aracılığıyla, akıllı düşünürlerden ve yetenekli konuşmacılardan bazılarını Tanrı’nın Hükümranlığına kazandırmayı düşünüyor olmalıydı. Oysa Mesih’in ve ölülerin dirilişinden bahsettiğinde, dâhilerin birçoğunun kendisiyle alay ettiklerini görerek acı çekecekti. Ölülerin ruhları söz konusu olunca, çoğunun düşünce yetenekleri son bulmuştu. (Elçilerin İşleri 17/32-34) Bunun dışında, insanın mantığı Kutsal Ruh’un gerçeğini kavrayabilecek kadar gelişmiş değildir. Zaten dünyevi aklın, Sevindirici Haber’in gücü ve görüşü ile pek fazla bağlantılı olduğu söylenemez, (Matta 11/25-27) hatta bilinçli veya bilinçsiz olarak ona karşı bile çıkar.

Bir liman ve ticaret kenti olan Korintos kilisesinin pragmatik eğilimli üyelerine, Pavlus sonraları şöyle yazmıştır: “Kardeşlerim, çağrınızı göz önünde tutun. Dünya ölçüsüyle çoğunuz bilge, güçlü, soylu kişiler değildiniz! Ne var ki, Tanrı bilgeleri utandırmak için, dünya açısından akılsız olanları seçti. Güçlüleri utandırmak için, dünya açısından güçsüz olanları seçti. Tanrı dünya açısından insan yerine konulmayanları, hor görülenleri seçti. Üstün sayılanları ortadan kaldırmak için bir hiç olanları seçti. Öyle ki, Tanrı katında hiç kimsenin övünmesine olanak kalmasın.” (I. Korintoslular 1/26-29)

Bu ruhsal öğreti ve ayıltıcı deneyimlerden sonra Pavlus, zamanın en modern ve en muhteşem kenti,, bereket tanrıçası Diana adına yapılmış Tapınağıyla tüm dünyada tanınan, Küçük Asya Eyaletinin başşehri Efes’e gitti. (Elçilerin İşleri 18/19) Pavlus, Kutsal Ruh’un kendisini uyarması sonucu, temkinli davranıp, kentte sadece kısa bir süre kaldı. Buradan bir gemiyle Sezariye’ye, oradan da Yeruşalim’ geçen Pavlus, buradan dönüşünde de canlı Rab İsa’nın kendileri için neler yaptıklarını yetkili kilise kardeşlerine anlatmak için, Hıristiyanlığın ilk merkezlerinden Antakya’ya uğradı. (Elçilerin İşleri 18/21b-22)

Eski Antlaşma’nın Efes’e bıraktığı miras

Eyalet merkezi Efes’te oturan Yahudiler, Pavlus’u kentlerine yaptığı kısa ziyareti sırasında, Eski Antlaşma’da işareti verilen Mesih’in heyecan veren iletisi hakkında detaylı bilgiler vermesi için sinagoglarına davet ettiler. Böylece sakin kafayla düşünebileceklerdi. (Elçilerin İşleri 18/20- 21a)

Pavlus üçüncü gezisinde önce vahşi Galatya’dan, sonra da Firigya’dan geçerek, hedeflediği Efes’e ulaştı. (Elçilerin İşleri 18/21; 19/21) Pavlus burada üç ay boyunca sinagogda dersler verdi, büyük olasılıkla da daha önce Romalılara yazmış olduğu mektuptan bahsetti. (Romalılar 9/1-5) Ancak Pavlus, Eski Antlaşma’da verilen işaretleri gelecek olan Mesih, Nasıralı İsa’ya bağladığında, sinagogun üyeleri arasında fikir ayrılıkları oluştu. Sevindirici Haber’inin giderek alay konusu olması sonucu, Pavlus aralarında inançlarını değiştirmiş Yahudilerin ve tanrı korkusunu tanıyan Yunanlılar bulunduğu Yahudi cemaatini terk etti. (Elçilerin İşleri 19/8-9)

Liberal Helenizm’in getirdiği yük

Bundan sonra Pavlus iki yıl boyunca her gün Tiranos’un okulunda konuştu. (Elçilerin İşleri 19/10; 20/17f/31) Pavlus tutuklanmasına kadar hiçbir yerde Efes’teki kadar uzun süre kalmadı. Bu arada Yunanlı ve Romalıların çok kültürlü, dinle iç içe girmiş ruhlarıyla sıkça çatıştı. (Efesliler 19/23; 20/1) Üç yüzden fazla tanrıya inanan bu din, tapınak şenliklerinde ve sefahat âlemlerinde kendini sıkça belli ediyordu. (Vahiy 2/14-20) Böylece katı yasalara sahip Yahudilikten sonra, çok kültürlü Helenizm, Pavlus’un konuşmalarında ve mektubunda kendilerine yanıt verdiği, ikinci bir tehdit olarak karşısına çıkıyordu.

Pavlus’un Eski ve Yeni Antlaşmalar hakkında yaptığı konuşmalar, kötü ruhları kovması ve yeni kiliseler kurması sonucu eyaletin başkenti, o zamanki Hıristiyanlığın en önemli merkezi haline geldi. (Elçilerin İşleri 16/16-18; 19/11; 18/20) Hıristiyanlık tarihinin ağırlık merkezi artık Yeruşalim’den, Antakya üzerinden geçerek Efes’e kaymış oluyordu.

İsa Kiliselerinin yüceliği ayrılmış gurupları da birleştiriyor

Bitişik düzende kurulmuş evlere sahip Efes ve Roma’ya bağlı tüm Asya eyaleti, Pavlus’un Mesih merkezli inanç öğretisi ve uygulamalı ahlak anlayışı sayesinde güçlü iletiler almaya başlamıştı. Efes’te yaşayan İsa’ya bağlanmış Yahudilerin Eski Antlaşma’ya ait temel bilgileri vardı, oysa putperestlikten gelme, yeni iman etmişlerin Semitik ruhsal Metinler hakkında en ufak bir fikirleri bile yoktu. Kurulan yeni kiliselerde, Yahudi-Hıristiyanların üstünlüğü vardı, bu da kaçınılmaz olarak bazı gerilimlere neden oluyordu. Aralarından bazıları Musa Yasalarına çok bağlıydılar ve İsa Mesih’in lütfünden dolaylı olarak uzaklaşmışlardı. Bu nedenle Pavlus mektubunda, çeşitli guruplara İsa kilisesinin ruhsal birliğini anlatmaya çalıştı. Dirilen Rab’bin yüceliğini ve onların yeni varlıklarının saklı muhteşemliğini gözler önüne serdi. Böylece, Pavlus’un bu mektubunun ana konusu, Mesih kilisesinin ruhsal zenginlikle dolu Yeni Antlaşma görüşü olacaktı.

Efes mektubunun başka bir özelliği de, Elçinin diğer mektuplarından alışkın olmadığımız biçimde, alıcı adının bulunmaması, kilise yetkililerine ve onların çalışma arkadaşlarına yollanan selamların azlığıdır. Bunun nedeni de Pavlus’un Efes ve civarında tanıdığı yüzlerce arkadaşının, biraderinin, rahibelerin bulunması ve kilise yetkililerinin hemen hepsini tanımış olmasıdır. Pavlus bu adlardan birini açıklamış olsa, diğerlerine duyduğu sevgisi nedeniyle şüphesiz hepsinin adını açıklamak zorunda kalacaktı. Bu nedenle Efes Mektubu tarafsız görüşler bildiren, herhangi bir selamı ve övgüyü kapsamayan, nesnel bir mektuptur.

Ev hapsi sırasında çektiği yalnızlık elçiye yeni Sevindirici Haberler getiriyor

Kutsal Ruh, Pavlus’un Yeruşalim’e son gezisi sırasında, işaret edilmiş peygamberler aracılığıyla, kendisini orada acıların ve hapsin beklediğini birçok

Böylece Pavlus için yıllarca sürecek acı dolu yıllar başlamış oldu. Romalılar onu önce, güvenliğini koruyabilmek için Akdeniz’deki Sezariye ’ye, oradan da Roma’ya götürdüler. Efeslilere yazılan mektup, olasılıkla Roma’da, şehrin büyük bir yangın felaketine uğramasından önce, İ.S. 61-63 yılları arasında yazılmış ve buradan postalanmıştır.

Büyük mücadeleler içinde vaaz vermeye veya ruhsal endişelerini duygu dolu biçimde aktarmaya alışmış ulusların Elçisi, artık düşünce yapısını değiştirmeyi, sakin kalabilmeyi, uzun süre düşünmeyi, terk edilen kiliseler için dua etmeyi ve onların kurtuluşunun dirilen Rab aracılığıyla gerçekleşeceğine inanmayı öğrenmek zorundaydı. Ruh’un ona verdiği sakinlikle, Pavlus yazdığı mektuplarında yalnız Kuzey-Doğu Akdeniz’in yalnız kalmış kiliselerine hitap etmemiş, aynı zamanda da geçen 2000 yıl içinde, birçok okuyucusuna ve dünya yüzündeki küçük büyük tüm toplantılarda, mektupları aracılığıyla vaaz vermiştir. Onun Yeni Antlaşma’da derlenen on üç mektubu birçok inanan için, onlara ulaşan ilk Sevindirici Haber’dir, çünkü Pavlus’un yaşadığı dönemde, dört temel Sevindirici Haber Kitabı henüz Yunancaya çevrilmemiş, derlenmemiş ve hazırlanmamışlardı. Pavlus’un hapiste bulunduğu yıllarda, Yananlı Doktor Luka bu işle ilgileniyor, İsa’nın sözlerini ve yorumlarını Aramice’den çevirtiyor ve Yunanca olarak derliyordu.

Pavlus yalnız geçirdiği zaman içinde bile Yaradan’ın kendi varlığı üzerindeki denetimine inanmayı sürdürdü. O kendisini Romalıların esiri veya Yahudiler tarafından ihbar edilen olarak değil, Rab’bin tutsağı olarak görmekteydi (Efesliler 3/1; 4/1). Onu sıkan yalnızlığında, kurtuluşun arkasında hangi gücün yattığı sorusuna yanıt aradı. Nasıl olur da, Rab’bin dünyasında İbrahim’in çocuklarının eşsiz belirtilerinin yanında, İsa Mesih’in kilisesi oluşabiliyordu? Bu iki belirti birbirlerine nasıl uyum sağlayabiliyordu? İsa’ya imanla etmiş bir kişinin “iyi işlerini” bile kendi başarısı olarak görmüyor, bunu Tanrı’nın önceden hazırladığını söylüyordu.(Efesliler 2/10) Günümüzde bile bazı Samiler, Yüce Rab’bin varlığına ve O’nun tarihi sürekli denetimi altında tuttuğuna daha yoğun bir yaklaşım gösterirler. Böylece, bu konu ile ilgili sorunlar Efeslilere yazdığı mektupta özel bir yer tutar, bu yolla Küçük Asya kiliselerinin yetkilileri kendilerine yöneltilen eleştirilere artık daha ruhsal içerikli yanıtlar verebileceklerdir.

Mektubun giriş bölümü (Şu şekilde yorumlanmalıdır):

 Başlık 1:1-2
I.Mektubun başlangıcındaki dualar 1:3-23
    
II.İnanç bilimine giriş 2:1 - 3:21
 Doğal insanların değerlendirilmesi 2:1-3
 Tanrı’nın lütfü günahkârları yeniliyor 2:4-10
 Yahudi ve putperestlikten gelme Hıristiyanlar birliği 2:11-22
 Elçiye verilen görev yetkisi 3:1-13
 Pavlus’un Babamız duası 3:14-21
   
III.Hıristiyan ahlakına giriş 4:1 - 6:20
 Yeteneklerin çokluğuna karşın uyumları 4:1-16
 Yeni insanlara dönüşme 4:17-24
 Birbirinize karşı hoşgörülü ve sabırlı olun 4:25 - 5:2
 Fuhuş, hırs ve çok konuşma 5:3-5
 Işığın çocukları olarak dikkatle yürüyün 5:6-20
 Hıristiyanlıkta aile yaşamı 5:21 - 6:4
 İsa’ya inanan iş kölelerine sözler 6:5-9
 Tanrı’nın tüm silah donanımı 6:10-20
    
IV.Mektubun sonu 6:21-23

Pavlus’un İ.S. 65 yılında başı kesilerek öldürülmesinden birkaç yıl sonra, diri Mesih Elçilerinden Yuhanna’yı Efes’e yolladı ve ona Roma Eyaleti Asya’nın yedi kilisesine gönderilmek üzere, cesaret verici ve eleştiren mektuplar yazdırdı. (Vahiy 2/1; 3/22)

Erken Hıristiyanlığın merkezlerinde Efes’te, İsa Mesih’in Sevindirici Haber’i Yuhanna’dan sonra ortaya çıkmıştır. Ayrıca Elçiye bu görevinden sonra, yakınlardaki Patnos adasında İsa Mesih’in gelecekle ilgili vahiyi bildirilmiştir. Elçi Pavlus’un bu mektubu, yalnız Efes ve civarındaki kiliseler için yazılmış değildir, aynı zamanda Mesih’in esenliğini ve O’nun kilisesinin yüceliğini dünya üzerinde yayılmış günümüz Hıristiyanlarına bildiren bir mesajı da içerir.

Sorular:

  1. Kutsal Ruh, Pavlus ve ekibinin Efes’e gitmesine ilk başta niçin karşı çıktı?
  2. Efes ve civarındaki kiliselerin bu mektupta yanıt bulan temel sorunları nelerdi?
  3. Pavlus’un bu mektup ile bildirdiği en belirleyici ileti neydi?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on February 03, 2018, at 05:02 PM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)