Waters of Life

Biblical Studies in Multiple Languages

Search in "Turkish":
Home -- Turkish -- Mark - 017 (Conversation About Fasting)
This page in: -- Arabic -- English -- Indonesian -- TURKISH

Previous Lesson -- Next Lesson

MARKOS - İsa Kimdir?
Mesihin İncilinin Markos Göre Yorumu
BÖLÜM 3 - İSA’NIN TEVRAT BİLGİNLERİ VE ŞERİAT SAVUNUCULARI İLE ÇATIŞMASI (Markos 2:1 - 3:6)

3. Oruç hakkında bir konuşma (Markos 2:18-22)


Markos 2:18-22
18 Yahya'nın öğrencileriyle Ferisiler oruç tutarken, bazı kişiler İsa'ya gelip, "Yahya'nın ve Ferisiler'in öğrencileri oruç tutuyor da senin öğrencilerin neden tutmuyor?" diye sordular.
19 İsa şöyle karşılık verdi: "Güvey aralarında olduğu sürece davetliler oruç tutar mı? Güvey aralarında oldukça oruç tutmazlar! 20 Ama güveyin aralarından alınacağı günler gelecek, onlar işte o zaman, o gün oruç tutacaklar. 21 Hiç kimse eski giysiyi yeni kumaş parçasıyla yamamaz. Yoksa yeni yama çeker, eski giysiden kopar, yırtık daha beter olur. 22 Hiç kimse yeni şarabı eski tulumlara doldurmaz. Yoksa şarap tulumları patlatır, şarap da tulumlar da mahvolur. Yeni şarap yeni tulumlara doldurulur."

Dindar kişi orucu kendi kişisel çabasıyla Allah’ın nimetlerine kavuşmasını, Kutsalın dualarına cevap vermesini sağlayacak bir araç olarak görür. Gün boyunca bir şeyi yiyip içmemek kolay değildir. Mide açlıktan büzülür, dudaklar susuzluktan kurur.

Ama Mesih öğrencilerine orucun acılığını değil, kendi katındaki sevinç ve coşkuyu öğretti. Daha önce vaftizci Yahya’nın yanında öğrencilerine, günahlarını oruç ve tövbe ile yenmelerini söylemiş, ama bu girişim başarısızlıkla sonuçlanmıştı. Mesih onların yorgun canlarını coşkun sevgisi ile tedavi etti.

Tutucu bir mezhebin izleyicileri olan Ferisiler, ruhtan çok harfe önem veriyor, şeriatın buyruklarını yerine getirmekle kişisel doğruluklarını göstermek, canlarını kurtarmak istiyorlardı. Oruçlu kişinin özünde gene kötü bir insan olduğunu, orucun insanın kötü doğasını değiştiremeyeceğini bir türlü anlamıyorlardı.

İsa kendisine iman edenlere, yeni bir yaradılış bağışladı., onları kanı ile aklayıp ruhun gücünde diriltti. Adet ve merasimleri kaldırdı., şeriat esirliğinden özgürlüğe çıkardı. O’nun izleyicileri Allah’ın ilgi ve sevgisini kazanmak için oruç tutup belirli zamanlarda ibadet etmek zorunda değildirler. Çünkü; Oğlunun bedeninde Kutsalın kendisi dünyamıza geldi. Adeta güvey, gelişini bekleyen gelinini yanına alıyordu. Mesih’in dünyamıza gelişinden bu yana, işte bu düğünün sevinç ve coşkusu içinde yaşıyoruz. Allah imanlılarla ruhsal bir birliğe girdi, Mesih’e imanla birlikte yepyeni bir dönem başladı.

Oruç ya da yas değil, sevinç ve coşkudur Kilisenin belirgin özelliği, Mesih’in ardından gelen kişi aklanır. Allah dualarımıza kendi amellerimizden ötürü değil, Mesih’in bizim için sunduğu aracılık sayesinde cevap veriyor. Bağışları, duaları ve orucu ile cenneti kazanacağını sanan kişi cehennemi boylar. Zira o kendi gücüne imanla yaşamakta, şeriatı izlemekle Allah’ı hoşnut etmeye uğraşmaktadır.

Oysa Mesih bizi şeriata kölelikten kurtarıp Ruhu ile yüreklerimize yerleşen Allah’ın hoşnutluğuna çekti. Bir düğün şölenindeymişçesine sevinebiliriz; Mesih bize “düğün çocukları” sıfatını verdi.

Mesih, Kilisesinin geleceğini, izleyicilerinin şeriatla bir türlü uyuşamayacağını biliyordu. İncil mayalanmış, için için kaynayan şarabı andırıyordu. Şeriatın hüzün dolu kalıpları özgürlüğü tatmakta olanların sevinciyle bağdaşamazdı. Mesih’in ruhu ve Rab’bin sevinci yenilenen ruhları ayrı bir evrene sokar.

Dua: Mesih, bizleri düğüne davet ettiğin ve değerli kanınla arıtıp Ruhu’nla kutsadığın için sana şükrederiz. Bize kendi gücünde iman ruhu ver ki , her an bizimle birlikte olduğunu başkalarına da duyurabilelim. Amin.'

Soru 19: İsa’nın öğrencileri neden oruç tutmadılar?

www.Waters-of-Life.net

Page last modified on January 30, 2013, at 09:54 AM | powered by PmWiki (pmwiki-2.2.109)